Bu hafta dördüncü bölümüyle ekrana gelen 46 Yok Olan’da taşlar yerine oturuyor, hikayede bir yandan Murat’ın babasının cinayetiyle ilgili olaylar açığa kavuşurken, öte yandan diğer karakterlerle ilgili yeni gizemler ortaya çıkıyor.

***Bu yazı 46 Yok Olan 4. bölüm hakkında keyif kaçırıcı detaylar (spoiler) içermektedir.***

İlk bölümlerde bahsettiğimiz senaryoya esin kaynağı olan ünlü klasik Dr. Jekyll and Mr. Hyde gerilimi her yeni bölümde kendini giderek hissettiriyor ve Dr. Murat’ın alter egosuyla daha yakından tanışıyoruz. Karanlık tarafların açığa çıktığı bu yönüyle Murat daha cesur, daha korkusuz, daha tehlikeli profesyonel bir seri katile dönüşüyor. İlk üç bölümde Murat’ın babasının cinayetiyle ilgili detaylar bir nebze de olsa gizemini korurken, bu bölümle birlikte artık neredeyse her şey açığa çıktı diyebiliriz.

Genel itibarıyla her bölümde bir önceki bölümün kilit sahnelerinin flashbacklerine odaklanan dizinin, beşinci bölümünde organ mafyasının başındaki isimlerden Cem’in cinayetini aydınlatması muhtemel. Cem’in bir parkta bulunan cesedinin oraya nasıl ve kimler tarafından getirildiği henüz açıklanmamışken, yeni bölümde bu işin altından da Murat’ın parmağının çıkması şaşırtmayacaktır. Dördüncü bölüme dair zirve yapan sahnelerden birinin klasik müzik eşliğinde restorandaki çatışma sahneleri olduğunu söyleyebiliriz. Türk dizilerinde pek rastlanmayan bu klasik müzik seçimi diziyi bir kez daha çağdaşlarından ayıracak. Öte yandan bölüm sonunda okuduğu mektupla birlikte Murat’ın ilk kez alter egosuyla yüzleşmiş olması, tam da tedaviyi kabullendiği sırada her şeyin değişeceğine ve bundan sonra bilinçli olarak ilaç kullanımına başlayacağını işaret ediyor.

Bir Psikanalitik Okumayla Alter Ego!

Psikanalize baktığımızda, karşımıza üç unsur çıkar: id, ego ve süper ego. Bunlar aslında zihnin farklı katmanlarıdır ve farklı mekanizmalar tarafından kontrol edilirler. Basit bir yaklaşımla denilebilir ki, id insanın vahşi yönlerini barındıran, içgüdüsel ve kontrol edilmesi zor, dilimize alt bilinç olarak da çevrilebilecek olan bölümdür. Ego kişiyi oluşturan benliktir. İd ve süper ego arasındaki dengeyi kuran kısımdır. Yani vahşi taraf ve toplumsal normlar arasında orta yolu bulan, akıl sağlığımızı korumamızı sağlayan unsurdur. Süper ego ise kural ve değerler bütünü olarak adlandırabileceğimiz bölümdür. Buna dini otoriteyi, toplumsal baskıyı ya da aile gibi etkenleri örnek verebiliriz. Kısaca bu ikiliden bağımsız olan dış etkenler bütünü denilebilir.

Bu son derece basite indirgenmiş, ana okumayı yaptıktan sonra 46 Yok Olan’a geri dönersek, Murat’ın kendi içinde yaşadığı süper ego-id çatışmasına karşı, şaman içkisi aracılığıyla yarattığı alter egosunu görürüz. İkisi arasında orta yolu bulamayan ego bir anlamda içkinin etkisiyle alter egosunu özgürleştirerek onu bambaşka bir insan yapıyor. Yaşamakta olduğu sıradan hayattan bir kaçış yolu olarak, başka bir insana dönüşmesine, içindeki cesareti ve belki de kötücül yanını keşfetmesine yardımcı olan bu içecekle Murat bambaşka bir insana dönüşüyor, ki bu da onun alter egosu oluyor. Dizinin özellikle yayınlanan son bölümünde gördük ki, Murat alter egosuna dönüştüğünde son derece tehlikeli bir insan oluyor. Bu bakımdan dizi bu dönüşümü Erdal Beşikçioğlu’nun da etkisiyle başarıyla veriyor ve ilham kaynağı olan orijinal esere gönderme yapmayı ihmal etmiyor.

46 Yok Olan 4. Bölüm: Başrol Bu Defa Yan Karakterlerin…

Dördüncü bölüm özelinde konuşacak olursak, bu bölümde artık taşlar yavaştan yerine oturdu, katiller ortaya çıktı çıkacak derken yan karakterlerin gizemli hikayeleri senaryoya yeni bir boyut katıyor. Selin’in Bursa’daki gizli operasyonda ifşa olması ve Doğan’ın ortağını öldürmüş olma ihtimalleri heyecanı bir tık öteye taşıyan faktörler. Doğan’ın Selin’e bıraktığı gizemli notlar ve bir önceki ortağıyla arasında geçen son diyaloglar hikayedeki tek psikopatın Murat olmadığını bir kez daha hatırlatıyor. Öte yandan Cem’in ameliyat salonunda ima ettiği, Murat’ın babası ameliyat etmediği için ölen hastanın oğluysa hikayedeki bir diğer kilit nokta. Tüm bu ipuçları bizi Doğan’a götürür mü bilinmez ama, Murat’ın babası için ölüm emrini veren kişiyle Doğan’ın aynı kişi olması şimdiden makul teoriler arasında yerini aldı bile.

Hikayede sıradan sayılabilecek tek hayat hikayesi süren karakter ise Ceyla. Babasının öldürülmesi açısından Murat’la benzer bir kaderi paylaşan Ceyla, şaman içkisini bir kez daha deneyerek Murat’ın yaşadığı dönüşümü de yaşayabilir. Sonuçta ilk denemede yaşadıklarının etkisiyle ikinci denemenin Ceyla’yı neye dönüştüreceğini bilmiyoruz. Öte yandan Sude’nin Murat hakkındaki imalarından sonra, Murat’ın dönüşüm anında aralarında yaşanacak bir yakınlaşma da hikayenin seyrini değiştirebilir.

Özetle giderek yükselen temposunu koruyan 46 Yok Olan, bu hafta yayınlanan dördüncü bölümüyle gönülleri bir kez daha fethetmeyi başardı. Aklımızı kurcalayan sorular ve sorulara yanıt bulmak için ürettiğimiz teorilerle, her bölümde merakımızı katlayan sürpriz sonlara imza atan dizinin yeni bölümünü merakla bekliyoruz.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi