37. İstanbul Film Festivali’nde yer alan You Were Never Really Here, Atölye, Canavar, Dokunma Bana, Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı, Yaşar Kemal Efsanesi, Dört Köşeli Üçgen, Dovlatov, Yüz, Mirasçılar ve Transit, önümüzdeki aylarda Başka Sinema aracılığıyla vizyonda olacak.

You Were Never Really Here – 25 Mayıs

you-were-never-really-here-filmloverssLynne Ramsey’nin Kevin Hakkında Konuşmalıyız’dan 6 yıl sonra çektiği ilk film olan You Were Never Really Here, küçük bir kızı seks tacirlerinin elinden kurtarmaya çalışırken her türlü şiddete başvurmaktan çekinmeyen bir tetikçiyi izliyor. Eleştirmenler kadar izleyicilerin de sözbirliğiyle beğenisini kazanan You Were Never Really Here, Cannes’da Lynne Ramsey’ye En İyi Senaryo ödülünü getirirken, unutulmaz bir anti-kahraman portresi çizen Joaquin Phoenix de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü hakkıyla aldı. Müziklerini Radiohead gitaristi Jonny Greenwood’un yaptığı, özellikle usta yönetmenliği, klasik anlatımı reddeden yaratıcı kurgusu ve karanlık atmosferiyle dikkat çeken film, Jonathan Ames’in öyküsünden beyazperdeye uyarlandı.

Atölye – 15 Haziran

atolye-filmloverssMarsilya yakınlarındaki küçük La Ciotat kasabası, mevsim yaz… Bir grup genç yazar adayı, bir atölye çalışması için ünlü yazar Olivia Dejazet’in rehberliğinde bir araya gelir. Gençlerden kasabanın endüstriyel geçmişiyle de bağ kuracak bir suç romanı yazmaları istenir. Romanında yarattığı katil karakterle kendini rahatsız edici şekilde özdeşleştiren ve asabi tavırlarıyla sivrilen genç Antoine, atölyenin gidişatını tamamen değiştirecektir. Fransız sinemasının en önemli yönetmenlerinden Laurent Cantet, kurgu ve yaratıcısı arasındaki ilişkiyi masaya yatırdığı, Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen yeni filminin senaryosunu, Kalp Atışı Dakikada 120 ile dikkat çeken Robin Campillo ile birlikte yazdı.

Canavar – 22 Haziran

canavar-baska-sinema-filmloverssKüçük bir adada yerleşik küçük bir toplulukta yaşayan genç bir kadın, adaya dışarıdan gelen bir yabancıya âşık olur. Baskıcı ailesinden uzaklaşabilmesi için kadına güç ve destek veren adamın seri cinayetler işleyen bir katil olduğu iddia edildiğinde kadın, her şeye ve herkese rağmen adamı savunacaktır. Michael Pearce’ın muhteşem manzaralar ve boğucu toplum baskısı eşliğinde gerilim dozu git gide artan ilk filmi Canavar, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.

Dokunma Bana – 6 Temmuz

touch-me-not-filmloverssYakınlık ihtiyacı, cinsel fetişler ve estetik güzelliğin farklı tanımları, Berlin’de Altın Ayı’ya layık görülen bu ilginç Romen filminin ana temaları. Kurmaca film, psikoterapi seansı, rol oyunları ile belgesel arasında tanımsız bir noktada duran Dokunma Bana, filmin yönetmeninin de dahil olduğu ilginç karakterlerini felsefe tartışması, beden egzersizi ve ruhsal sağaltım seansları arasında gözlemliyor. Romen yönetmen Adina Pintilie’nin ilk uzun metrajlı bu filmi, beden algılarını sonuna kadar zorlarken önyargıların ne kadar yıkıcı olduğunu gözlemleyen deneysel bir dram.

Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı – 20 Temmuz

mektoub-my-love-filmloverss (2)2013’te Filmekimi’nde gösterilen Blue is the Warmest Color / Mavi En Sıcak Renktir’in yönetmeni Abdellatif Kechiche’nin beş yıldır beklenen son filmi, prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yaptı. Sınıf filminin uyarlandığı kitabın yazarı François Bégaudeau‘ın romanından uyarlanan film, yaz tatili boyunca Amin adında genç bir senaristi izliyor. Amin, tatilini geçirmek üzere Paris’ten güney sahillerindeki memleketi Sète’e döner ve barlarla plajlar arasında vaktini geçirmeye başlar. Tam da Jasmine adında bir kadına âşık olmuşken, ilk filmini hayata geçirmesini sağlayacak bir yapımcıyla tanışır. Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı, yaz mevsiminin tüm sıcaklığını üzerinde taşıyan, müzik dolu bir film.

Yaşar Kemal Efsanesi – 27 Temmuz

yasar-kemal-efsanesi-filmloverssDünyaca ünlü yazar Yaşar Kemal’in doğumundan ölümüne tüm hayatı, kendi ağzından ve hayatına yakın tanıklık etmiş dostlarının anlatımlarıyla beyazperdeye aktarılıyor. Efsane yazarın hayatının dönüm noktaları destansı bir anlatımla sergileniyor. Yaşar Kemal’in daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış arşiv görüntülerinden, yüzlerce saatlik kaynaklardan derlenmiş ses kayıtlarından ve binlerce sayfalık dokümandan yararlanıldı. Yaşar Kemal Efsanesi dev bir çınarın mücadelesi, edebiyatı, hayatı ve yüzyıla damgasını vuran olaylara karşı tavrıyla sinematografik bir anlatımla resmediliyor.

Dört Köşeli Üçgen – 27 Temmuz

dort-koseli-ucgen-filmloverssİflah olmaz bir gözlemci hikâyemizin kahramanı. Hemen hemen herkesi ve her şeyi görüp izlemeyi, bütün ayrıntıları öğrenmeyi kendine ilke edinmiş kahramanımız, bir tütün deposunda çalışıyor. Her ne kadar etraftakiler ona “Gözlemci” diye seslense de, o aslında bir bekçi. Hem gözlem yapıyor hem de gözlemlerini kullanıyor aslında. Tutunamıyor ama. Gözlemlerini ulu orta söyleyen, rahatlıkla kullananlar sevilmezler çünkü. Dörtgenin üç köşesi mi vardır yoksa dörtgenin köşesinde durduğunda, üç köşeyi gördüğün için, üç köşesi mi vardır? Bir dörtgen, üç köşeli de olabilir mi?

Dovlatov – 10 Ağustos

dovlatov-2-filmloverss1971, Leningrad. Ölümünden sonra ünlenecek Rus yazar Sergei Dovlatov, günlerini yazılarının yayımlanmasının koşulu olan Yazarlar Sendikası’na üyeliğini kovalayıp ufak yazı işleriyle geçirir. Akşamları ise caz dinlenen partilerde kentteki sanatçı ve yazarlarla bir araya gelir. Under Electric Clouds’un yönetmeni Alexey German Jr., Berlin’de dünya prömiyerini yapan yeni filminde Dovlatov’un hayatından altı günü anlatıyor ve bu hikâye üzerinden dönemin entelektüel çevresi ve onların Brejnev zamanı Sovyetler Birliği’yle ilişkisinin de portresini sunuyor. Yönetmen, John Steinbeck’ten Vladimir Nabokov’a uzanan referanslarla dolu senaryosunu, koreografileriyle büyüleyen sahnelerle aktarıyor.

Yüz – 24 Ağustos

mug-yuz-filmloverssWimie… / …adına’yla Teddy ve Beden’le En İyi Yönetmen ödüllerini kazandığı Berlin Film Festivali’nden Yüz’le Jüri Büyük Ödülü alan Polonyalı yönetmen Malgorzata Szumowska, yüz nakli ameliyatı üzerinden derin bir kimlik ve toplum eleştirisi yapıyor. Filmin ana karakteri, Polonya’da bir kasabada yaşayan ve buradan kaçma hayalleri kuran, metal müzik hayranı Jacek. Dünyanın en büyük İsa heykelinin inşaatında çalışan Jacek’e geçirdiği iş kazasının ardından Polonya’nın ilk yüz nakli uygulanır. Ameliyatın ardından herkesin Jacek’e karşı davranışı değişir. Kimlik, beden ve toplum politikalarına ciddi ancak kara mizahı ihmal etmeyen bir bakışla yaklaşan Szumowska, filmini “yetişkinler için bir masal” olarak tanımlıyor.

Mirasçılar – 31 Ağustos

mirascılar-filmloverssParaguaylı yönetmen Marcelo Martinessi, dünya prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen ilk uzun metrajlı filminde iki kadının 30 yıllık birlikteliklerinin ekonomik sorunlarla nasıl yıprandığını ve yeni bir niteliğe büründüğünü anlatıyor. Ailelerinden kalan mirasın son kırıntılarını da satınca, Chela ve Chiquita çaresiz kalır–Chiquita hapse düşer, Chela ise korsan taksicilik yapmaya başlar. Hayatın zorluklarının boylarını aştığını düşündükleri anda Chela yeni bir aşka düşer. Sınıf farklılıklarına ve kadın özgürleşmesine özgün bir bakışla yaklaşan Mirasçılar, sinema üretiminin kısıtlı olduğu Paraguay’dan çıkan en nitelikli filmlerden.

Transit – 7 Eylül

transit-filmloverssAlman auteur Christian Petzold’un Berlin Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan son filmi, günümüzün göçmen krizine Avrupa’nın geçmişinden bakıyor. Anna Seghers’in 1942 tarihli romanından uyarlanan filmde Nazi işgalinden kaçan Georg adında bir adam, elinde evrakları bulunan, ölmüş bir yazarın kimliğini üstlenir. Georg Marsilya’dan gemiye binebilmek için beklerken kendi gibi birçok mülteciyle tanışır; ama gizemli Marie ile tanışınca planları değişir. Christian Petzold, tarihten ödünç aldığı bir hikâyeyi günümüz Marsilya’sında çekerek hem 75 yılda çok az şeyin değiştiğini vurguluyor hem de göçmenlik ve arada kalmışlığa dair sinemasal bir tartışma alanı açıyor.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi