Bu yıl 37. İstanbul Film Festivali kapsamında 13. kez düzenlenen Köprüde Buluşmalar’ın direktörü Gülin Üstün ile Köprüde Buluşmalar’ın gelişim süreci, katılımcılara verdikleri destekler ve Türkiye sinemasına sağladığı katkılar üzerine  bir söyleşi gerçekleştirdik.

Söyleşi: Ecem Şen

Deşifre: Hazal Şen

Fotoğraflar: Edze Ali

Ecem Şen: Öncelikle Köprüde Buluşmalar’ın ortaya çıkış sürecinden bahsedelim. Başlangıçta sadece sunumlar üzerinden ilerliyordunuz, sonra atölyelere evrildi. Bu süreç nasıl gelişti?

Gülin Üstün: Köprüde Buluşmalar, Türkiye’den ve komşu ülkelerden filmlerin ve film projelerinin sunulduğu bir platform. Bu sunumlar neden yapılıyor? Ortak yapımların ve iş birliklerinin ilk adımlarının atılması, filmlerin iş birliklerinin tamamlanmasına destek olmak amacıyla böyle bir girişimin başlatıldığından söz edebiliriz. Başlangıçta bir seminerler serisiydi, zaman içinde proje atölyesi, arkasından film yapım atölyesi, geçen sene başlattığımız kısa film ve fragman atölyeleriyle de genişledi. Sektöre daha fazla servis vermeye başladık.

Bu yıl bize katılan, daha önceden de beraber çalıştığımız Signe Zeilich Jensen ile beraberiz. Kendisi uluslararası danışmanımız oldu. Aynı zamanda Yapım Aşaması Atölyesi’nin de yöneticiliğini yapıyor. Bizim Signe ile tanışmamız Türkiye-Hollanda arasındaki iş birliği platformu sırasındaydı. Kendisi Hollanda’da Utrecht’te yapılan Holland Film Meeting ortak yapım marketinin yöneticisiydi, şimdi ise yine Hollanda’da film fonunda Çocuk Filmleri Fonu bölümünün başkanı. O zamandan bugüne neler değiştiğini, bizimle nasıl çalıştığını isterseniz ona soralım.

Signe Zeilich Jensen: Gülin ile Köprüde Buluşmalar projesinde ilk kez sanıyorum 2011’de tanıştık. Film yapımcıları için bir değişim programı planlamıştık ve Türk sineması hakkında daha çok şey öğrenmek istiyorduk. Karşılığında biz de Türk film yapımcılarını Hollanda’ya davet etmiştik. Arkadaşlığımız böyle başlamıştı. Bunun dışında profesyonel olarak iş birliğimiz devam etti. Ben de İstanbul’a gelmeye devam ettim. Sanıyorum bu benim sekizinci gelişim. Türk sinema dünyasındaki münazaralarda yer almaktan gerçekten çok mutluyum. Köprüde Buluşmalar’ın Uluslararası Danışmanı olarak birçok film yapımcısını tanımak çok güzel. Aynı zamanda projeleri de takip ediyorum. Toplantılar düzenliyoruz. Bence Türkiye’de bu kadar fazla yeteneğin olması ve önemli hikâyelerin anlatılıyor olması harika. Yurtdışından gelen birisi olarak, Türkiye sinemasına bakacak olursam, bence çok fazla olanak ve yetenek bulunuyor. Gerçekten Gülin’le birlikte Köprüde Buluşmalar’da çalışmaktan çok mutluyum.

Gülin Üstün: Konuyla ilgili bir ekleme yapmak gerekirse, Holland Film Meeting’de ilk projelerden biri de Mavi Dalga’ydı hatta Hollanda ortak yapımcıları ile orada karşılaştılar. Bir ortak yapım oldu ve biliyorsunuz, film de birçok festivale gitti. Berlin’de açılışını yapmıştı.

koprude-bulusmalar-gulin-ustun-filmloverss

Ecem Şen: Dünya genelinde düşündüğümüzde, Türkiye’de gerçekleştirilen bu film markete nasıl bakılıyor, nasıl yaklaşılıyor?

Gülin Üstün: Buranın özelliği aslında ilk başta Türkiye’den projelerin sunulmasıydı. İş birliği ve Komşular’ın amacı da bölgesel platform olmak değil, bizim amacımız komşu ülkelerdeki sinemacılarla Türkiye’deki sinemacıların iş birliğinin daha da çoğalmasına ön ayak olmak, daha çok bir araya gelmesini sağlamak ayrıca kurumların da birbiriyle daha çok konuşmasını sağlamak. Böyle bir platform hizmeti sunabilmek bizim amacımızdı. Çünkü mesafeler çok yakın, hikâyeler, tarihler ortak, ortak bir geçmişimiz var. Birlikte üretmeye, çalışmaya çok yatkın endüstriler var. Sinemacılar bu birliktelikten çok memnunlar ve biz de olumlu sonuçlar çıkabileceğine, birçok filmin çıkabileceğine inanıyoruz. Yunanistan’la iş birliğimiz var, Akdeniz Film Enstitüsü her sene projelere ödül veriyor. Birçok proje Köprüde Buluşmalar’dan senaryo çalışmalarını sürdürdü. Bu yıl aramıza katılan Dimitris Emmanouilides, yine senaryo danışmanımız. O da Akdeniz Film Merkezi’nden katıldı. Çok güzel çalışmalar gerçekleştiriyoruz, çalışmalarımıza da devam edeceğiz. Farklı iş birlikleri kurmaya ve çalışmaya gayret ediyoruz. Hem kendi içimizde, ülkemizdeki kurumlarla hem de uluslararası alanda komşularımızla, Avrupa’daki film merkezleriyle beraber çalışıyoruz.

Ecem Şen: Peki bu yıl Köprüde Buluşmalar’da farklı neler var?

Gülin Üstün: Yeni projeler var tabii ki. Bu yıl Türkiye’den seçtiğimiz 12 proje var. Çok güzel projeler geldi, biz de kendimizi sınırlandırmayıp 12 projede karar kaldık. 11 tane kurmaca, bir tane de belgesel proje seçildi. Ön çalışmalara devam ediyoruz. Üç grup var, her projenin yönetmen ve yapımcısı bu projedeki eğitmenlerle beraber senaryo, yapım ve pazarlama üzerine çalışacaklar. Ardından da Nisan ayında bir sunum çalışması olacak, öyle bir eğitim vereceğiz. Projelerin sunumları potansiyel ortak yapımcılara, festival ve fon temsilcilerine yapılacak.

Ecem Şen: Peki bu yıl katılan projelerden bahsedelim mi?

Gülin Üstün: Ercan Kesal ilk uzun metraj film projesi Nasipse Adayız ile bizimle birlikte. Aynı zamanda Burak Çevik, Berlin’de açılışını yaptığı Tuzdan Kaide filmi ile festivalde ve Bir Gün ya da Günün Bir Parçası projesi ile Film Geliştirme Atölyesi’nde. Gürcan Keltek’in Meteorlar filmi Locarno Film Festivali’nde açıldı, o da yine Yeni Şafak Solarken adlı yeni projesiyle atölyede. Geçen sene İstanbul Film Festivali’nde Sarı Sıcak filmi ile en iyi film ödülünü alan Fikret Reyhan bu sene Bir Yolculuk isimli projesiyle Köprüde Buluşmalar’da. Türkiye prömiyerini Adana Film Festivali’nde gerçekleştiren Kar filminin yönetmeni Emre Erdoğdu da Beni Sevenler Listesi isimli yeni projesiyle aramızda. Berrak Çolak’ın ilk uzun metraj projesi Paşa Gönlüm İstedi Kayboldum de seçkide olmasından çok mutluluk duyduğumuz projelerden. Senem Tüzen, Anayurdu’nun ardından şimdi de ikinci film projesi Kardeşimin Ordusu ile bu sene Köprüde Buluşmalar’a katılıyor. Ozan Yunus Korkut, Kendinden Çok Uzakta projesiyle, daha önceden belgeselini yaptığı bir filmin devamı niteliğinde bir proje ile atölyeye katılıyor. Ali Kemal Çınar da Genco’nun ardından yeni projesi Normal ile aramıza katıldı. Sinan Kesova da bu sene ilk uzun metraj film projesi Glasgow filmi ile ilk defa aramıza katılıyor.

Ecem Şen: Köprüde Buluşmalar Komşular bölümünde bu yıl sanırım yeni bir post prodüksiyon ödülü var.

Gülin Üstün: Evet, Köprüde Buluşmalar’ın atölyelerinde ödüller var ve her sene yenileri ekleniyor. Bu da bizim proje ve filmlerin yapılması ve tamamlanması hedefimizi destekleyen çok önemli  bir gelişme. Bu yıl Komşular bölümün bir projenin ses işlermleri için verilecek  yeni bir ödül de Post-Bıyık’tan geliyor. İlk ödül sponsorumuz Melodika ve ardından katılan Color UP ve Genious Park Ödülleri filmlerin post – prodüksiyon aşamasına büyük bir katkı sağlıyor.  Akdeniz Film Enstitüsü ise bir projeye Yunan adalarındaki senaryo geliştirme  atölyelerine katılım Bursu ödülü  veriyor. Ayrıca Film Geliştirme ve Komşular atölyelerinde verilen 30.000 lira  Köprüde Buluşmalar nakit para ödülü ile CNC (Fransa Film Merkezi)  verdiği 8.000 Euro para ödülleri de uzun yıllardır sağlanan destekler. Filmlerin dağıtım ve tanıtım aşamasına destek olan ödüller ise  Başka Sinema, Paz İletişim ve Daire Creative’den geliyor. Amaç elbirliği ile filmin üretiminin farklı aşamalarına destek olmak, yapımın zamanında tamamlanmasını sağlamak.

“Aslında bizim amacımız bir projeye dokunduğumuz andan yapım sürecine kadar, senaryonun gelişmesi, ortaklıklar gibi bu süreçleri beraber takip etmek.”

Ecem Şen: Peki Kısa Film ve Fragman Atölyeleri’nin sektöre ne gibi faydaları var, neler sağlıyorsunuz?

Gülin Üstün: Bütün bu atölyeler ihtiyaçtan ortaya çıktı. Kimse sabah kalkıp “Ben kısa film atölyesi yapacağım.” demedi. Bize gelen başvurularda tabii ki yönetmenlerin önceki işlerini görmek istiyoruz. 100 başvuru geliyorsa maksimum 10-15 iyi kısa film izleyebiliyorduk. Bununla ilgili şikayet etmektense bir şeyler yapabiliriz diye düşündük ve fona başvurduk. İstanbul Kalkınma Ajansı’nın fonu sayesinde bu atölyeler yapılabildi. İlk ve ikinci kısa filmini yapan yönetmenlerle çalışmalar yaptık. Ekip başlarıyla çalıştılar. Hatta şu anda bizden iki tane kısa film projesi bakanlık desteği aldı. Biz de bu güzel haberi paylaştık. Fragman ise biliyorsunuz, aslında birçok film festivallerde çok şahane açılışlar yapıyor ama dağıtım gerçeği var. Filmin seyirciye ulaşması, vizyonda kalma süresi gibi. Buna da dokunmak gerekiyordu. O zaman da fragman konusu gündeme geldi. Bizi de çok eğiten bir atölye oldu. Benjamin Mirguet, Osman Bayraktaroğlu  ve Eytan İpeker ile çalıştık. Hatta birlikte atölyeyi gerçekleştirdik. İmre Tezel de pazarlama tarafında bize çok yardımcı oldu. Yapımcılar, kurgucular ile çalıştık ve Türkiye’den 8 filmin fragmanının kesiminin üç aşamasını beraber gerçekleştirdik. İlk atölye Color Up’ta, ikinci atölye ise Kadir Has Üniversitesi’nde yapıldı. Gördüğünüz gibi, her zaman bir şekilde iş birliklerini sürdürüp gerek kaynak olsun, gerek mekan olsun destek bulup sektörün içinde dolaşarak projelerimizi gerçekleştiriyoruz. Fragman Atölyesi benim için de öğretici, geliştirici bir atölye oldu. Yenisini ben de hevesle bekliyorum. Yeni nesil sinemacılar geliyorlar ve yeni üretimler Türkiye’de devam edecek. Biz her seçkiyi tamamladıktan sonra bütün seçilen projelerin ekipleriyle bir araya geliyoruz ve son birkaç yıldır tanıdık yüzlerle karşılaşıyorduk. Bu sene ilk defa bu değişti, bu yıl ben katılımcıların yüzde seksenini ilk defa gördüm. Dolayısıyla Türkiye’de ikinci dalga yeni sinemacılar nesli çok güzel filmlerle geliyor, yolları açık olsun. Son olarak da amaçlarımızdan bir tanesi, deneyimli sinemacıların yanı sıra Türkiye’den yeni nesil sinemacıları Avrupa’dan yeni nesil sinemacılarla, yapımcılarla bir araya getirip göz göze geliştirilebilecek, kariyerlerini beraber geliştirebilecekleri bir ilişkinin ilk adımlarını atmalarına destek olmak. Bu yeni iş birlikleri de bundan önceki yıllarda başladı, hâlâ devam ediyorlar.

gülin-ustun-filmloverss

Ecem Şen: Kendinizi Köprüde Buluşmalar’da her sene güncelleyip sürekli kalitenizi koruyorsunuz hatta her sene bu kalitenin üstüne çıkıyorsunuz. Bu başarıyı ve sürekliliği sağlayabiliyor olmakla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Gülin Üstün: Gündemi takip ediyoruz. Bu sene Meksikalı yönetmen Carlos Hagerman katılacak yine. Kendisi “Gerçek Kurmacadan Ne Öğrenebilir: Belgesel Film Yapımında Estetik ve Anlatı Araçları” başlıklı bir atölye çalışması yapmıştı ve yakın zamanda 360 derece bir film çekti. Şimdi buraya geldiğinde de bu konu üzerine bir atölye yapacak, ilgilenen sinemacılar ile de çalışacak. Diziler üzerine de konuşmak istiyoruz, yurtdışından da çağırdığımız konuklarımız var. Türkiye’den dizi yazarlarıyla da dizi yazmak üzerine konuşacağız. Bu konuyla ilgili farklı atölye çalışmaları yapmak üzerine planlarımız var, görüşmelerimiz sürüyor. Bu planları da önümüzdeki aylarda veya seneye gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Türkiye’de gerçekleşmiş filmlerle ilgili, yönetmenlerin katılımlarıyla case study’ler gerçekleştireceğiz. Örneğin Burak Çevik gibi yönetmenler artık finansmanlarını da kendileri sağlayarak filmlerinin yapımlarını kendileri gerçekleştiriyorlar. Bu da yeni bir yöntem, yeni bir film yapım yöntemi olarak önümüzdeki günlerde karşımıza çıkacak gibi görünüyor.

Ecem Şen: Bir yandan da Köprüde Buluşmalar filme fon sağlamanın dışında birçok ödül de sunuyor, bunun yanı sıra çekim sürecinin dahi takip edildiğini düşünüyorum. Sonrasında filmlerle böyle bir ilişkiniz oluyor mu?

Gülin Üstün: Sayısal olarak da söylemek gerekirse, bugüne kadar Köprüde Buluşmalar’a katılan proje ve filmlerin 63’ü tamamlandı, ulusal ve uluslararası festivallerde açılışlarını yaptı.

Aslında bizim amacımız bir projeye dokunduğumuz andan yapım sürecine kadar, senaryonun gelişmesi, ortaklıklar gibi bu süreçleri beraber takip etmek. Yapım sürecinde kimi zaman bize tekrar katılıyorlar, film yapımı tamamlandıktan sonra da festival süreci başlıyor. Film yapımının hep birbirini takip eden aşamalarında Köprüde Buluşmalar’a  katılmış olan yönetmen ve yapımcı bize her an ulaşarak problemlerini veya sorularını bizimle paylaşıyor, biz de elimizden geldiğince destek olup çözüm üretiyoruz.

Dediğin gibi belli aşamalarda birtakım yollar seçmek gerekiyor. Bizdeki projeleri farklı festivallere, marketlere öneriyoruz. Ayrıca çalıştığımız, iş birliği yaptığımız kurumlarla birtakım yeni çalışmalar geliştirerek projelerin o platformlarda gelişmesine destek olmaya,  yeni dönemeçler almasına yol açmaya çalışıyoruz. Aslında bu hep beraber sürdürülen bir yolculuk. Hepimiz film sektörünün içindeyiz. Ekibimizin içinde yapımcılık yapanlar veya yapmış olanlar var, bu süreçte de bilgilerimizi paylaşmak çok önemli. Buradaki çalışmanın amacı ise şu;  film yapmak her zaman çok zor, imkân olsun, olmasın. Aramızda projeleri konuşarak önce bilgileri, elimizdeki imkanları paylaşmak; kameradır, ofistir, mekandır, bütün bunları paylaşarak ve beraber çalışarak filmin üretimini gerçekleştirmek bizim hedefimiz.

Ecem Şen: Çok keyifli bir röportajdı, teşekkür ederim.

Gülin Üstün: Ben teşekkür ederim.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi