37. İstanbul Film Festivali bugün son gününde.

Festivalde Dün

Sunumlar

Ümit Ünal: “Bu hikâye beni yıllardır takip etti.”

“Ulusal Yarışma” seçkisinden Sofra Sırları, Atlas Sineması’nda yönetmen Ümit Ünal ve ekibin katılımıyla gösterildi. “Bu filmin polisiye tarafı olsa da ben bunu daha çok karakter incelemesi olarak görüyorum. Polisiye meselesini seyirciyi çekmek için kullandım” diyen Ünal, şöyle dedi: “Proje, zaman zaman rafa kalkabiliyor. Hikâye anlatma fikrini ‘insanın içinde büyüyen ur’ olarak tarif eder yazar Vladimir Nabokov ve bu urdan kurtuluş yoktur. Bu hikâye beni yıllardır takip etti. İlk başta İngiltere’de geçen bir projeydi. Orada bir yapımcı vardı ama finansman toplanamadı, o yüzden ben de Türkiye’ye uyarlamaya karar verdim.” Oyunculardan Elit Andaç Çam ise şöyle dedi: “Ümit hocayla çalışmak çok efsane bir deneyim. Karakter ayan beyan, tüm geçmişiyle karşınızda… Güzel bir iş ve iyi yazılmış bir karakter.

İyilik Hâli Üzerine

Vuslat Saraçoğlu’nun ilk filmi, “Ulusal Yarışma”da yer alan Borç, yönetmen ve film ekibinin katılımıyla Atlas Sineması’nda gösterildi. Seyircilerden gelen soruları yanıtlayan Saraçoğlu, şöyle dedi: “Yaklaşık 4-5 yıl önce bunu düşünmeye başladım. Kötülük üzerine çok konuşuyoruz da iyilik üzerine düşünmüyoruz çok. Kötü karakterler hep derinlemesine düşünülüyor, yazılıyor, çiziliyor. İyilik üzerine bir film yapmak istedim. Bu insan neden iyilik yapıyor diye düşündüm. İyiliği, iyi olmayı sorgulamak istedim.” Filmin oyuncu seçimlerinde sezgisel davrandığını belirten Saraçoğlu, “Seyircinin, ‘anneye bakmak borç mudur’ sorusu üzerine düşünmesini istedim” dedi.

Mehmet Selçuk Bilge: “Amatör ruh korunmalı.”

“Türkiye Sineması” bölümünde “Yarışma Dışı” seçkisinde yer alan Kuluçka, yönetmen Mehmet Selçuk Bilge ve ekibin katılımıyla Beyoğlu Sineması’nda gösterildi. “Film, kolaj bir çalışma ve her filmden etkilenme var. Özel olarak bir filmden etkilendim diyemem. Dolap sahnesi ‘Narnia’yı çağrıştırmış olabilir ama aslında her şeyin temeli ‘Alice’.” diyen yönetmen Bilge, filmlerde deneyselliğin yanı sıra amatör ruhun korunması gerektiğini düşündüğünü vurguladı ve ekledi: “Film festivallerinin amatör ruhu koruması gerektiğini düşünüyorum. Kuluçka bunun ispatı.” Oyunculardan Nur Ertem ise, bunun ilk deneysel filmi olduğunu ve doğal bir ortamda çalıştıklarını söyledi.

Mahalle komedisinin beklenmedik yöne evrimi…

 ”Türkiye Sineması” bölümünde “Yarışma Dışı” seçkisinde yer alan Paranın Kokusu, yönetmen Ahmet Boyacıoğlu ve ekibin katılımıyla Beyoğlu Sineması’nda gösterildi. “Film, Yeşilçam filmi –ilk 80 dakikası neşeli, sonrasında olacaklar için özür dileriz” diyen Boyacıoğlu, “Filmi çekerken çok eğlendik, uyumlu bir ekiptik hiçbir sıkıntımız olmadı. Kendi halinde küçük, hayal ürünü olan bir film bu. İlk kez Türkiye’de İstanbul Film Festivali’nde gösterildi. Filmi Kültür Bakanlığı sayesinde çektik eser işletme belgesini de bu sabah aldık.” Oyunculardan Murat Kılıç, “Oynadığım taksici çocuklarla iyi anlaşan, çocuk gibi saf bir adam. Balon ise çocuklarla arkadaş olmak için kullandığı bir materyal. Balonun patlaması da ‘bu hayatta elinizde patlayan birçok şey var’ demek.” dedi.

Sevgi, Kaybetme ve Ayrı Kalma Hakkında…

Sinemada İnsan Hakları yarışmasında yer alan filmlerden Muhi, yönetmenleri Rina Castelnuovo-Hollander ve Tamir Elterman’ın katılımıyla Atlas Sineması’nda gösterildi. Yönetmenler şöyle dedi: “Muhi sevgi, kaybetme ve ayrı kalma hakkında bir film. Dört buçuk yıl boyunca Muhi’yi izledik. İsrail’deki hastanede kendi başımıza çekim iznini, başka hastaların özeline girmeyeceğimizi anladıklarında verdiler. Gazze’ye girmemiz mümkün olmadığı için oradaki çekimleri Filistinli bir ekip sınır kapısından itibaren yürüttü. (…) Muhi için dileğim ileride sağlıklı bir şekilde Gazze’deki ailesiyle birleşmesi, kardeşleriyle ve annesiyle bir araya gelmesi, orada mutlu bir hayat yaşaması.

Festivalde Bugün

Bugün film ekiplerinin katılımıyla yapılacak gösterimler:

  • “Ulusal Yarışma” bölümünde yer alan Güvercin 11.00’de Atlas Sineması’nda yönetmen Banu Sıvacı’nın katılımıyla;
  • “Uluslararası Yarışma” seçkisinden olan Görgü Kuralları 11.00’de Beyoğlu Sineması’nda oyuncu Isabél Zuaa katılımıyla;
  • “Sinemada İnsan Hakları Yarışması’nda yer alan Kigali’de Kuş Sesleri 11.00’de Cinemaximum City’s Nişantaşı Salon 3’de yönetmen Joanna Kos-Krauze katılımıyla
    ;
  • “Uluslararası Yarışma” seçkisinde yer alan Kış Kardeşleri 13.30’da Beyoğlu Sineması’nda oyuncu Elliott Crosset Hove’nin katılımıyla;
  • “Uluslararası Yarışma” seçkisinde yer alan Cocote 19.00’da Atlas Sineması’nda Salon 2’de yönetmen Nelson Carlo de los Santos Arias’ın katılımıyla;
  • “Çiçek İstemez” filmlerinden Ava 19.00’da Cinemaximum City’s Nişantaşı Salon 7’de yönetmen Lea Mysius ve oyuncu Noée Abita’nın katılımıyla gösterilecektir.

Festival Bitmeden Bu Filmleri Kaçırmayın!

Bugün 12 günlük bir maratonun son günü, ama henüz festival bitmiş değil! Festival bitmeden kaçırmamanız gereken filmlerden bir seçki yaptık…

  • Güne 11.00’de Beyoğlu Sineması’nda “Uluslararası Yarışma” filmlerinden Görgü Kuralları’nı izleyerek başlayabilirsiniz. São Paulo’da annelik ve büyümek hakkında alışılmadık bir tarzla korku ve müzikal öğelerini birleştiren filmin gösteriminde dadı Clara’yı oynayan Angola asıllı Portekizli dansçı ve oyuncu Isabél Zuaa hazır bulunacak.
  • Ardından güne 13.30’da Pera Müzesi Oditoryumu’nda San San Üçlemesi’yle devam edebilirsiniz. Daha önce 15. İstanbul Bienali kapsamında Galata Rum Okulu’nda sergilenen deneysel film, San Francisco ile San Diego’nun büyüyerek birleştiği hayali bir geleceği yansıtıyor.
  • Festivalde sıcak bir son yapmak isteyenler, 16.00’da Atlas Sineması’nda gösterilecek Kısmet, Sevgilim: İlk Şarkı filmini kaçırmamalı. Mavi En Sıcak Renktir’in yönetmeni Abdellatif Kechiche’nin beş yıldır beklenen ve François Bégaudeau’nun romanından uyarlanan son filmi, Amin adında genç bir senaristi yaz tatili boyunca izliyor.
  • 19.00’da Atlas Sineması Salon 2’de gösterilecek Cocote Dominik Cumhuriyeti’nde babasının ölümü ardından geleneklerle din arasında kalan ve cenaze ritüellerinden bunalan bir adamı izliyor. Cocote, Locarno, Lisbon&Estoril ve Mar del Plata film festivallerinden ödülle ayrıldı.
  • Günün son seansı 21.30’da Atlas Sineması’nda You Were Never Really Here seyircilerle buluşacak. Küçük bir kızı seks tacirlerinin elinden kurtarmaya çalışan bir tetikçiyi izleyen film, Cannes’da Lynne Ramsey’e “En İyi Senaryo” ödülünü getirirken, unutulmaz bir anti-kahraman portresi çizen Joaquin Phoenix de “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü aldı.
  • 21.30’da izleyebileceğiniz bir diğer film ise Cinemaximum Zorlu Center’da gösterilecek Canavar. “Vodafone Red Galaları” bölümünde yer alan film, küçük bir adada yaşayan genç bir kadının adaya dışarıdan gelen bir yabancıya âşık olmasını konu ediniyor.

Festivalin Anadolu yakasındaki izleyicileri için de bugün oldukça keyifli bir program var:

  • Festivalin “Antidepresan” bölümünde yer alan Nothingwood 11.00’de Rexx Sineması’nda gösterilecek. Film, Afganistanlı sınır tanımayan sinemacı Salim Shaheen’in idealist ve eğlenceli hikâyesini anlatıyor.
  • Hemen ardından 13.30’da Kadıköy Sineması’nda gösterilecek Madeline Madeline’i Oynuyor da yine kaçırmamanız gereken filmler arasında. Film seyircilere “Akıl hastalığıyla ergenlik fırtınalarını, rol ile gerçek hayatı nasıl ayırırız, yaratıcılığın sınırlarını nerede çizeriz?” sorusunu sunuyor.
  • 16.00’de Kadıköy Sineması’nda izleyebileceğiniz Western’da ise yönetmen Valeska Grisebach Western ikonografisini kullanarak bir “yabancılık” tartışması yürütüyor.
  • 19.00’da Rexx Sineması’nda gösterilecek Sevda ve Kurşunlar, Napoli’yi mesken tutan bir mafya müzikali, komedi ve aksiyonlu aşk filmi. Filmin müziklerini bu yıl festivalin Uluslararası Yarışma jürisinde yer alan Pivio, Aldo de Scalzi’yle birlikte besteledi.
  • 21.30’da Rexx Sineması’nda gösterilecek Gri Değil, Siyah: Ankara Rocks! belgeseliyle günü sonlandırabilirsiniz. Bir müzik ve şehir hikâyesi anlatan film; 70’ler, 80’ler ve 90’larda Ankara’daki rock ve metal müzik sahnesini barlar, stüdyolar, konserler, Yüksel Caddesi, Tunalı, plak dükkânlarından geçerek keşfe dalıyor.

Festival Heyecanı Ödül Töreniyle Sona Eriyor

12 gün boyunca sinemaseverlerle dünyanın dört bir yanından filmleri buluşturan 37. İstanbul Film Festivali, 17 Nisan Salı akşamı 20.30’da Rahmi M. Koç Müzesi’nde yapılacak ödül töreniyle sona eriyor.

Yazar ve programcı Yekta Kopan’ın sunuculuğunu üstlendiği, Ulusal ve Uluslararası Yarışma’larda yarışan filmlerin kazananlarının açıklanacağı gecede, Uluslararası ve Ulusal Altın Lale Ödülleri’nin yanı sıra Ulusal Yarışma bölümünde En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik ödülleri takdim edilecek. Ödül töreninde ayrıca Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması ödülleri, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü, Sinemada İnsan Hakları Ödülü ve Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülleri’nin kazananları da açıklanacak.

Festival 19 Nisan’da Gösterimlerle Devam Ediyor

Festival 19 Nisan’da Dokunma Bana filminin gösterimleriyle devam ediyor. “Vodafone Red Galaları” kapsamında gösterilen ve Berlin’de Altın Ayı’ya layık görülen bu Romen filmi, beden algılarını sonuna kadar zorlarken önyargıların ne kadar yıkıcı olduğunu gözlemleyen deneysel bir dram. Filmin 19 Nisan’daki gösterim programı şöyle:

  • 19.00 – Atlas Sineması
  • 21.30 – Atlas Sineması
  • 21.30 – Cinemaximum City’s Nişantaşı Salon 7
  • 21.30 – Rexx Sineması

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi