Bu yıl 36. kez düzenlenecek İstanbul Film Festivali’nde 21 bölümde, 61 ülkeden 207 yönetmenin toplam 203 filmi gösterilecek. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Cannes’dan Berlin’e dünyanın önde gelen festivallerinde gösterilmiş, ülkemizde de merakla beklenen filmlerin yer aldığı seçki içerisinden kaçırılmaması gereken filmler listesi hazırlamak pek kolay olmadı. Sizlere yol göstermesini hedeflediğimiz ancak kendi kişisel zevklerimize göre derlediğimiz bu seçki içerisinden merak ettiklerinizi not alabilir, kendi önerileriniz var ise hem bizlerle hem de festivali takip edecek sinefillerle paylaşabilirsiniz. Şimdiden iyi filmlerle dolu bir festival olması dileklerimizle.

Hazırlayan: Utku Ögetürk, Ecem Şen

36. İstanbul Film Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken 36 Film!

Lady Macbeth

lady-macbeth-filmloverss

Neden izlenmeli? Prömiyerini Toronto Film Festivali’nde gerçekleştiren Lady Macbeth, festival süresince ve sonrasında büyük övgü aldı. William Oldroyd’un yönettiği film, yılın en kayda değer işlerinden biri olarak ilgiyi hak ediyor.

Konu: İngiltere’nin önemli genç kuşak oyun yazarlarından Alice Birch ile tiyatro yönetmeni William Oldroyd, Nikolai Leskov’un novellası Mtsensk İlçesi’nin Lady Macbeth’i’ni modern bir yaklaşımla sinemaya uyarlıyor. Bu soğukkanlı ve erotik gerilim filmi, Shakespeare’in tragedyasıyla doğrudan bağlantısı olmayan bir hikâye anlatıyor. Katherine, ailesi tarafından kendisinden yaşça büyük ve zengin bir adamla evlendirilir. Kocasının aşağılayıcı davranışlarına katlanmaya çalışırken, çiftlikteki işçilerden Sebastian ile tutkulu bir ilişki yaşamaya başlar. Bu ilişkiyi sürdürebilmek için her şeyi, hatta cinayeti bile göze almaya hazırdır.

Kaygı

ceylan-ozgun-ozcelik-in-ilk-uzun-metraji-kaygi-dan-yeni-tanitim-fragmani-yayinlandi-filmloverss

 

Neden izlenmeli? Ceylan Özgün Özçelik’in ilk uzun metrajı Kaygı, Türkiye’nin ve Türkiyelilerin en büyük özelliği olan “unutmak” kavramından yola çıkarak toplumsal bellek meselesine değiniyor. Psikolojik gerilim türündeki film, ülke sinemamızın ihtiyacı olan tür sinemasına iyi bir örnek olabilir. Dünya prömiyerini Berlin’de, A.B.D prömiyerini ise SXSW’da yaptı.

Konu: Haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30’lu yaşlarındaki Hasret uzun süredir aynı kâbusu görmektedir. Gördüğünün aslında hatırladıkları olduğunun farkında değildir. Tekrarlayan kâbusla aklına bir soru düşer: Annesiyle babası tra k kazasında ölmemiş olabilir mi? Toplumsal bellek ve etki alanları temeline oturan psikolojik gerilim Kaygı, müzisyen anne-babası 20 yıl önce trafik kazasında ölen bir kadının kâbusuyla ilerliyor. Hasret, gerçekle sanrının paslaştığı tekinsiz bir ülkede yaşıyor. Geçmişini hafızasında arıyor.

Tuz ve Ateş – Salt and Fire

salt_and_fire_filmloverss

Neden izlenmeli? Werner Herzog, filmlerinin merkezine aldığı doğa ve insan çatışmasını ya da farklı bir biçimde dile getirmek gerekirse insanın doğa karşısında içine düştüğü durumu her zaman başarılı bir şekilde irdeleyen sinemanın en önemli yönetmenlerindendir. Werner Herzog’a ek olarak Michael Shannon ve Gael Garcia Bernal isimlerini de görmek filmin kaçırılmaması gerektiğinin altını yeniden çiziyor.

Konu: Alman sinemasının yaratıcı ustası Werner Herzog, Tuz ve Ateş’te kariyeri boyunca kurcaladığı doğa ve insan arasındaki yıkıcı çatışmayı bir kez daha merkeze alıyor. Filmde, bir çevre felaketini araştırmak için yola çıkan Birleşmiş Milletler ekibi doğa katliamının sorumlusu olan şirketin adamları tarafından kaçırılıyor. Herzog’un “sinemanın kurallarına uymayan bir gündüz düşü” olarak tarif ettiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Shannon ve Gael Garcia Bernal de bulunuyor. Herzog, takipçilerini bir kez daha dünyayla ilgili benzersiz ve karanlık öngörüsüne ortak olmaya çağırıyor.

Kırık Kalpler Bankası

kirik-kalpler-bankasi-filmloverss

Neden izlenmeli? Onur Ünlü son yıllarda yaptığı çalışmalarla Türkiye’nin en popüler yönetmenlerinden bir tanesi oldu. Köprüde Buluşmalar destekli son filmi Kırık Kalpler Bankası’nı da bu sebeple uzun süredir bekliyorduk. Hem karakteristik Ünlü filmi olduğu söylenen hem de kendi tarzından çok farklı detaylar barındırdığı bilinen film, festivalin kaçırılmaması gereken yerli filmlerinden.

Konu: Osman ve Enis, İstanbul’un en merkezi semtlerinden Galata’da bir amatör futbol takımında top oynayan 20’li yaşlarının sonunda iki genç adamdır. Enis ve Osman’ın amacı, hem takım arkadaşlarıyla birlikte semtteki bankalardan birini soymak hem de son maçı kazanarak ligden düşmemektir. Maç oynanır ve çıkan büyük bir kavga sonucunda yarım kalır. Fakat bu kavga sırasında Osman, karşı takımın organ kaçakçılığıyla ünlü başkanı Rüstem Tor’un zorla yanında tuttuğu Aslım’a âşık olmuştur. Kırık Kalpler Bankası, William Shakespeare’in Romeo ve Jülyet piyesi üzerine kurulmuş, olmayacak bir hayalin peşine takılan üç kahramanın, hüzünlü sonlarına doğru Şekspirvari bir eda ile koşmalarının trajik hikâyesidir.

Ben Senin Zencin Değilim – I am not Your Negro

i-am-not-your-negro-filmloverss

Neden izlenmeli? Bu yılın en çok konuşulan belgesellerinden oldu I am not Your Negro. Akademi tarafından Oscar’a da aday gösterilen belgesel Berlin dahil birçok festivalden ödülle döndü.

Konu: Usta yönetmen Raoul Peck’in imzasını taşıyan Oscar adayı bu belgesel, ünlü Amerikalı yazar James Baldwin’in yarım kalmış yapıtı Remember This House’u merkezine alıyor. Baldwin, çok kısa aralıklarla öldürülen Afro-Amerikalı üç aktiviste; Medgar Evers, Malcolm X ve Martin Luther King Jr.’a dair anılarından yola çıkarak Amerika’da ırkçılığın kökeni ve bununla nasıl mücadele edilebileceği üzerine bir deneme yazmayı hede emişti bu yapıtında. Peck ise yarım kalmış bu metni arşiv görüntüleriyle birleştirerek, Baldwin’in o dönemde ırkçılığa dair söylediklerinin günümüzde Amerika’da hâlâ geçerli olduğunu hayranlık uyandırıcı şekilde ortaya koyuyor. Filmde Baldwin’in metnini ünlü oyuncu Samuel L. Jackson seslendiriyor.

Ornitolog – O Ornitólogo

ornitolog-filmloverss

Neden izlenmeli? Locarno’da bu son filmiyle En İyi Yönetmen ödülüne layık görülen João Pedro Rodrigues’i takip eden sinefiller, yönetmenin kendine özgü oluşturduğu sinema dilini ve nevi şahsına münhasır filmlerini biliyordur. Gösterildiği her yerde övgü alan ve eleştirmenler tarafından yönetmenin en iyisi olarak nitelendiren filmi kaçırmamak gerekiyor.

Konu: Kuş gözlemcisi Fernando, ormanın derinliklerinde ve doğanın huzur verici dinginliğinde dürbünüyle gökyüzündeki yaşamı izlemektedir. Her şey, her zaman olduğu gibi gelişmektedir, ta ki nehirdeki akıntı Fernando’nun botunu kapıp götürene kadar. Artık orman ve Fernando, gerçek ve hayal, rüya ile kâbus arasında hiçbir mesafe kalmamış gibidir. Kahramanımız yaşlı ağaçların gölgesinde uyandığında, yolculuğunun geri kalanına fena hâlde hazırlıksız yakalandığının farkına varacaktır. Rodrigues’in dinsel öyküler, mitler, cinsel hezeyanlardan beslenen son şaheseri, hem başkarakterine hem de izleyicisine olağanüstü sürprizler sunuyor.

Manifesto

manifesto-filmloverss

Neden izlenmeli? Çünkü Cate Blanchett

Konu: Alman sanatçı Julian Rosefeldt’in geçtiğimiz yıl büyük bir başarı kazanan video art enstalasyonu, şimdi uzun metrajlı bir film olarak karşımızda. Filmde Cate Blanchett 13 farklı karakteri canlandırıyor ve sanat tarihine yön vermiş çeşitli manifestoları olur olmaz yerlerde okuyor; komünist manifestodan Dogme 95’e… Yaratıcı mizanseni ve zeki kurgusuyla seyri son derece keyifli Manifesto, Blanchett’in kariyerinde de yepyeni bir zirve oluşturuyor. Oyuncunun evsiz bir adamdan bir kuklacıya, bir haber sunucusundan bir fabrika işçisine 13 farklı karaktere bürünüşünü izlemek başlı başına unutulmaz bir deneyim.

Raw

raw-filmloverss

Neden izlenmeli? Bu yılın en sıra dışı büyüme hikayesini kaçırmamak için mutlaka izlenmeli.

Konu: Kimi seyircilerin fenalaşıp bayılmasına sebep olan Raw, son yılların en yaratıcı ve kanlı gerilim filmlerinden. Vejetaryen bir aileden gelen Justine, aile geleneğini izleyerek lisans eğitimi için Veteriner Hekimliği Fakültesi’ne girer. Yurtta, okul geleneği olan bir ritüel esnasında çiğ et yemeye zorlanır. O andan sonra hayatı elinde olmadan değişmeye başlar. Julia Ducournau ilk uzun metrajında bir büyüme hikâyesini, beden üzerine kurulu korkunun alanına ustalıkla taşıyor ve baştan sona diken üzerinde izlenen, şaşırtıcı, rahatsız edici ve hayranlık uyandırıcı bir tür filmine imza atıyor.

Hayvanlar – Animals

Neden izlenmeli? Psikolojik gerilim sevenlerin festival programına göz attığında karşılarına çıkabilecek güzel sürprizlerden Animals.

Konu: Bir koyun insanın hayatını ne kadar değiştirebilir? Altı ay kalmak üzere Viyana’dan Lozan’a doğruyola çıkan Nick ve Anna, yolda arabayla bir koyuna çarpar. Bundan sonra (belki de bundan önce) her şey tuha aşır: Belki de vardıkları Lozan, Viyana’dır; Nick, evlilik dışı bir ilişki yaşıyordur, o kadın da aslında Lozan’dadır. Belki de hepsi bir rüyadır, ya da kendileri bir başkasının rüyasındadırlar. Bir önceki filmi Cesaret ile festivale gelen yönetmen Zglinski’nin Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde dünya prömiyerini yapan filmi Hayvanlar, metafiziğe göz kırpan, gizem dolu olduğu kadar huzursuz edici bir psikolojik gerilim.

Ateş Serbest – Free Fire

Neden izlenmeli? Ben Whitley! – Fragmanı da pek müthiş! –

Konu: Tür sinemasının kalıplarıyla oynamayı seven Ben Wheatley, bu kez aksiyon ve polisiye filmlerin olmazsa olmazı çatışma sahnelerini alıyor ve bütün filmini bunun üzerine kuruyor. Boston, 1978… İki çete, terk edilmiş bir depoda buluşur. Planlanan yasadışı silah alışverişi yanlış anlamalar, beklenmedik tesadüfler ve güvensizlik sonucu çatışmaya dönüşür. Herkes bir yandan hayatta kalmak için mücadele ederken, diğer yandan da etrafındakilerin gerçekte hangi tarafta olduğunu çözmeye çalışmaktadır. Neredeyse gerçek zamanlı ve büyük kısmı tek bir mekânda geçen bu hınzır aksiyon filmi, kadrosundaki yıldız oyuncularla da dikkat çekiyor.

Genç Karl Marx – Young Karl Marx

The Young Karl Marx

Neden izlenmeli? Young Karl Marx’ı Türkiye sınırlarında başka bir yerde bir kez daha izleme şansı bulabilir miyiz? Sanmıyorum. Bu sebeple Karl Marx’ın gençliğini konu alan bu filmi kaçırmamak gerekiyor. Karl Marx’ın konu olduğu ilk kurmaca film olduğunu da eklemek gerekiyor.

Konu: 20. yüzyılın en önemli lozo arından Marx’ın gençlik yıllarını konu alan Genç Karl Marx, Kapital’in yazarını merkeze alan ilk kurmaca film. Karl Marx’ın 1844’te, 26 yaşındayken Paris’e sürgüne gitmesiyle başlayan film, düşünürün daha sonra yakın dostu ve çalışma arkadaşı olacak Friedrich Engels’le tanışması ve birlikte komünizmin ve işçi hareketinin temellerini atışlarını, ayrıca dönemin siyasal atmosferi ve kişiliklerini de anlatıyor. 2015’te İstanbul Film Festivali’ne konuk olan Haitili usta Raoul Peck’in yönettiği diğer film olan Ben Senin Zencin Değilim de festivalin FACE İnsan Hakları Yarışması’nda yer alıyor.

Ardıl Görüntü – Powidoki

"Powidoki" 2015 rez. Anfdrzej Wajda zdjecia Pawel Edelman fotosy Anna Wloch www.annawloch.com anna@annawloch.com

Neden izlenmeli? 9 Ekim 2016’da kaybettiğimiz Andrzej Wajda’nın son eserini beyazperdede izlemekten daha önemli bir sebep olabilir mi?

Konu: Polonya’nın Oscar adayı Ardıl Görüntü, komünist rejimin toplumsal hafızadan silmeye çalıştığı “çağdaş resim sanatının mesihi” Wladyslaw Strzeminski’nin hayatından bir kesiti anlatıyor. 2. Dünya Savaşı sonrasında Strzeminski, Komünist Parti baskısına boyun eğmeyi reddedince öğrencilerinin desteğine rağmen sefalete sürüklenir. Wajda’ya göre Ardıl Görüntü, “eğilmeyen, kararlarının arkasında duran, kendini tamamen sanata adamış bir adamın portresi.”

Kundakçı – Pyromaniac

pyromaniac-filmloverss

Neden izlenmeli? Insomnia ve Prozac Nation ile tanınan ve daha önce yine İstanbul film Festivali’nde gösterilen Pioner ile Türkiye’de yaşayan sinema severlerin aşina olduğu Norveçli yönetmen Erik Skjoldbjærg’in yeni filminde neler yaptığını görmek için izlenmeli.

Konu: 80’li yılların başları… 19 yaşındaki Dag, bir yıllık askerliğin ardından köyüne, kendisini büyük bir heyecanla bekleyen ailesinin yanına geri döner. Babası Ingemann, köyün gönüllü itfaiye teşkilatında şeftir. Köyde hiç kimsenin farkında olmadığı şey Dag’ın, babasının mesleğiyle tezat bir yaşam sürmesidir: Dag bir kundakçıdır; köy sakinleri büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır ve ellerinde bu tehlikeyi bertaraf etmelerine yardımcı olacak hiçbir ipucu yoktur. 1997 yılında Insomnia / Uykusuz ile uluslararası başarı kazanan Erik Skjoldbjærg karanlık Kuzey masalları anlatmaya devam ediyor.

Süper Karanlık Zamanlar – Super Dark Times

super-dark-times-movie-filmloverss

Neden izlenmeli? Yıl 1990; internet, sosyal medya ve cep telefonları yok, arkadaşlıklar bugünkülerden çok farklı. Kulağa hoş geliyor değil mi?

Konu: Rotterdam Film Festivali’nin Parlak Gelecek bölümünde Şubat ayında dünya prömiyerini yapan Süper Karanlık Zamanlar 1990’larda, internet, sosyal medya veya cep telefonlarının olmadığı günlerde geçen bir gençlik filmi. Filmin kahramanları Zach ve Josh, Amerika’da küçük bir kasabada yaşayan, çocukluk arkadaşı iki lise öğrencisidir. Olaysız geçen hayatları, arkadaşları Daryl’ın bir kaza sonucu ölümüyle sarsılır. Gençler korku ve telaşla cesedi saklar ve bundan söz etmeyeceklerine dair yemin ederler. Ancak aralarına aşılması güç bir mesafe girecektir. Tanınmış görüntü yönetmeni Kevin Phillips’in yönettiği ilk filmi, güçlü performanslara dayanan, arkadaşlık, şüphe ve suçluluk konularına eğilen parlak bir Amerikan bağımsızı.

Rocky 2 Nerede – Where is Rocky II

where-is-rocky-filmloverss

Neden izlenmeli? Filmin aşağıda göreceğiniz konusu bu sorunun cevabı!

Konu: Pek çok kişi bilmiyor olabilir, ancak Pierre Bismuth, Charlie Kaufman ile birlikte 2000’lerinen hip filmlerinden biri olan Eternal Sunshine ofthe Spotless Mind / Sil Baştan’ın kir babalarından biri. Yönettiği bu ilk filme ilgi beslemek için belki bu kadarı yeterli, ancak dahası var: Sanatçı Ed Ruscha 1979’da, reçineden sahte bir kaya yapıyor ve bunu Mojave çölünde bir yere gizliyor. Bismuth, işte bu gizemli sanat eserini bulmak üzere bir özel dedektif, iki de senaryo yazarı alıyor işe. Daha sonra bol sorulu, bir o kadar da cevaplı, sürprizlerle dolu, eğlenceli bir yolculuk başlıyor.

Hayalet Hikayesi – Personal Shopper

personal-shopper-filmloverss

Neden izlenmeli? Son olarak Clouds of Sils Maria filmiyle kendisine hayran bırakan ve uluslararası önemli festivallerde adından söz ettirmeyi başaran Fransız yönetmen Olivier Assayas’ı Kristen Stewart ile tekrar buluşturan Personal Shopper bize moda dünyasının kapılarını aralarken; hayaletlerle dolu esrarengiz bir yolculuğa davet ediyor. Katıldığı festivallerden karışık eleştiriler alan filmi seyrederek kendi kararımızı kendimiz vermeliyiz.

Konu: Sils Maria’dan sonra Kristen Stewart yenidenbir Olivier Assayas filminde ve yine harika bir performans sergiliyor. 20’li yaşlarında, içine kapanık bir kadın olan Maureen, neredeyse hiç değişmeyen kayıtsızlığıyla, Paris’te ünlü bir modelin alışveriş danışmanlığını yapmaktadır. Genç kadın, kısa zaman önce ikiz erkek kardeşini kaybetmiştir ve henüz yas sürecinden çıkamamıştır. Bir gün cep telefonuna bir mesaj gelir. Bilinmeyen bir numaradan… Belki de bir hayaletten… Kardeşinin hayaletinden… Ödül kazandığı Cannes’da eleştirmenleri ikiye bölen Hayalet Hikâyesi cesur ve sıra dışı bir tür sineması örneği.

Rock’n Roll

rock-n-roll-filmloverss

Neden izlenmeli? Ne le dis à personne ile yönetmenliğiyle de bizi kendisine hayran bırakan ancak sırasıyla Les petits mouchoirs ve Blood Ties ile hayal kırıklığı yaratan Guillaume Canet’e hem bir şans vermek hem de Canet değil filmde rol alan birçok ismin kendilerini canlandırdığı performansları görmek için izlenmeli.

Konu: Fransız sinemasının beğenilen aktörü Guillaume Canet, artık 43 yaşında. Peki, yaşına rağmen cazibesini koruyor mu? Canet’nin senaristlerinden olduğu ve yönettiği Rock’n Roll, işte bu soruya yanıt arıyor: Canet artık filmleri taşıyacak cazibesinin kalmadığını duyunca bunun tersini kanıtlamaya çalışıyor. Filmde, Canet ve hayat arkadaşı Marion Cotillard’ın yanı sıra birçok sinemacı kendini canlandırıyor. Rock’n Roll, hem Fransız sinema dünyasına hem de Canet’nin iç çatışmalarına dur durak bilmeyen bir mizahla eğiliyor. Canet umursamaz bir tavır takınırken bir yandan da izleyicisini eğlenceye ortak olmaya davet ediyor.

Been ve Ruh – On Body and Soul

on-body-and-souls-filmloverss

Neden izlenmeli? Kazandığı ödüllerin yanı sıra tam da aşkın doğasına uygun bir şekilde aynı anda hem sert hem de naif bir hikaye sunan film, sizleri asosyal bir hayatın rüyalarla kendine açtığı pencereden içeri bakmaya davet ediyor.

Konu: Berlin Film Festivali’nde büyük ödül Altın Ayı’yı kazanan Beden ve Ruh, sert olduğu kadar da yumuşak, büyülü gerçeklik esintileri taşıyan bir aşk hikâyesi anlatıyor. Usta Macar yönetmen Ildiko Enyedi’nin 18 yıl aradan sonra çektiği ilk film Budapeşte’de bir mezbahada geçiyor. Öğlen yemeklerini bile ciddiyetini bozmadan tek başına yiyen hastalıklı derecede asosyal Maria, kendi gibi sessiz ve içine kapanık müdürü Endre ile yakınlaşır. Tesadüfen, geceleri aynı rüyaları gördüklerini fark ettiklerinde önce bu durumdan sıkılıp korkarlar, ama sonrasında rüyalarındaki birlikteliği gerçek hayata taşımaya çalışırlar.

Django

django-filmloverss

Neden izlenmeli? Bir döneme caz esintileri eşliğinde ışık tutan Django, Django Reinhardt’ın karşı durduğu Nazi baskılarından ailesiyle birlikte çıktığı kaçış yolculuğunun etkili bir hikayesini izleyiciye sunması göz önünde bulundurulduğunda fesivalin kaçırılmaması gereken filmlerinden biri olarak yerini alıyor.

Konu: Berlin Film Festivali’nin açılışını yapan Django – Sürgün Melodiler Avrupa Cazı’nın öncülerinden ve Gypsy Swing’in babası olarak anılan Django Reinhardt’ın Nazi işgali altındaki Paris’ten kaçışının hikâyesini anlatıyor. Soydaşları toplama kamplarında zulüm görürken Django Paris’te müziğiyle el üstünde tutulmaktadır. 1943’te, Nazilerin “Amerika’dan gelen zenci müziğinin etkisine karşı durması” taleplerine karşı gelince Django, ailesiyle birlikte kaçmak zorunda kalır ve diğer Romanların da bulunduğu İsviçre sınırına doğru yola çıkar. Filmde efsane müzisyeni Hippocrates, A Prophet / Yeraltı Peygamberi’nden tanıdığımız Reda Kateb canlandırıyor.

Paris’in Büyüsü – Paris Pieds Nus

parispiedsnus-filmloverss

Neden izlenmeli? Fiona Gordon ve Dominique Abel’in eğlenceli filmi Paris Pieds Nus; Buster Keaton, Charlie Chaplin tadında keyifli bir seyirlik sunuyor.

Konu: Rumba’yla kalpleri fetheden komedi ikilisi Fiona Gordon ve Dominique Abel, Paris Büyüsü’nde sevilen tarzlarını sürdürüyorlar. Delişmen ikili, bu kez Fransız sinemasının efsane ismi Emmanuelle Riva ile birlikte yine Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Jacques Tati’nin izinden gidiyor. Yaşlı teyzesi Martha’nın yardım isteyen mektubu üzerine Kanada’dan Paris’e gelen Fiona, burada sokaklarda yaşayan tasasız Dom’la tanışır. Martha, Dom ve Fiona’nın yolları Paris’te bir kesişir, bir ayrılır. Paris Büyüsü yaşam sevincinin ve tesadüflere olan inancın beyazperdeye yansıdığı, rengârenk bir komedi. Bu film, Ocak ayında hayatını kaybeden Emmanuelle Riva anısına gösteriliyor.

Ben Madame Bovary Değilim – I am not Madame Bovary

i-am-not-madame-bovary-filmloverss

Neden izlenmeli? İçinde bulunduğumuz sistem başlı başına adaletsizken bir kadın için iki kere adaletsiz olabiliyor. Bu bağlamda Madame Bovary’ye de selam duran film bir kadının kocası ve eril devletle yaşadığı sorunları etkileyici bir biçimde masaya yatırıyor.

Konu: Daha iyi bir eve taşınma hayaliyle yapılan sahte bir boşanma, kocanın sadakatsizliği ve devlet babanın azizliği… Kara mizahıyla tanınan ünlü Çinli yönetmen Feng Xiaogang, tarz denemesiyle de öne çıkan filminde bir köylü kadınının yıllar boyu süren hak ve adalet arayışını anlatıyor. Hem aldatılan hem de kocası tarafından suçlanınca derdini anlatmak için devasa ülkenin diğer ucuna yolculuk etmekten kaçınmayan genç kadın rolünde Çin’in megastarı Fan Bingbing var. Fransız burjuvazisinin sadakatsizlik simgesine nazire adıyla Ben Madame Bovary Değilim, bürokrasi, gelenekler ve sistem üzerine özgün bir taşlama.

Gece Sahilde Tek Başına – On the Beach at Night Alone

on_the_beach_at_night_alone-filmloverss

Neden izlenmeli? Sadece afişleriyle bile dikkat çeken ve merakla beklediğimiz On the Beach at Night Alone, auteur yönetmen Hong Sang-soo imzasıyla erkekliği eleştiren bireysel yalnızlık üzerine otobiyografik ögeler taşıyor.

Konu: Güney Kore sinemasının auteur yönetmenlerinden Hong Sang-soo, bu yılki festival programında yer alan ikinci filminde sadelikten güç alan bir derinliğe ulaşıyor. Otobiyografik öğeler taşıyan filmde, evli bir yönetmenle bir aşk ilişkisi yaşamış ünlü kadın oyuncu Young-hee yalnızlığını iki sahil kentinde, Hamburg ve Güney Kore’deki Gangneung’da atlatmaya çalışıyor. Young-hee’nin melankolisini, dürüstlüğünü ve hesaplaşmalarını etrafındaki insanlarla konuşmalarıyla yansıtan filmde Sang-soo, etkileyici kadın karakterinin yanında yer alıyor ve bir kez daha alışıldık erkek davranışlarına eleştiri okları yöneltiyor.

Elleri Olmayan Kız – La jeune fille sans mains

la-jeune-fille-sans-filmloverss

Neden izlenmeli? Farklı bir animasyon deneyimi sunan La jeune fille sans mains, konusunun masalsılığı ile günümüze ışık tutmayı başarıyor.

Konu: Zor günlerden geçen bir değirmenci, kızını şeytana satar. Saflığıyla korunmayı başaran kız çocuğu, iki elini birden kaybetmek pahasına şeytanın elinden kaçmayı başarır. Elleri Olmayan Kız ailesinden uzaklaşmaya başladıkça ışığa doğru uzun bir yolculuğa çıkar ve yeni varlıklarla tanışır: Suyun tanrısı, kibar bir bahçıvan, kalesinden yolları gözleyen bir prens… Grimm masallarından esinlenen Sébastien Laudenbach’ın prömiyerini Cannes’da yapan bu benzersiz canlandırma filmi, el emeği, göz nuru ve müthiş bir zevkle yoğrulmuş bir zihnin mahsulü.

Duvarlar Arasında – Bar Bahr

bar-bahr-filmloverss

Neden izlenmeli? Üç kadın üzerinden kadınlığı farklı açılardan tanımlayan Bar Bahr, derinlikli bir konuyu eğlenceli bir bakış açısıyla izleyiciye sunuyor.

Konu: Maysaloun Hamoud’un bol ödüllü ilk filmi Duvarlar Arasında, Tel Aviv’de yaşayan üç Filistinli kadının en görünür ikilemlerine odaklanıyor: Geleneksellik ve çağdaşlık, maneviyat ve dünyevilik… Tel Aviv sokaklarında her iki çelişkiyi de en arı haliyle bulmak mümkün; yönetmen Hamoud da bu arada kalmışlığı filme aktarıyor. Farklı yaşam tarzlarının soyut ve sert çatışmasını, hayattan alınan zevkin farklı tanımlarını ve farklı adanmışlıklarını üç genç kadın üzerinden, mizahi bir bakış açısıyla perdeye aktarıyor. Aynı arka planı, umudu ve tereddüdü paylaşan üç genç kadının eğlenceli öyküsü bu.

Amerikan Meydanı – Plateia Amerikis

plateia-amerikis-filmloverss

Neden izlenmeli? Farklı yaşam deneyimlerine sahip bireyleri bir araya getirerek izleyicisine hareketli ve tempolu bir hikaye sunan Paletia Amerikis, ırkçılık, yeraltı dünyası ve göç üzerine kaçırılmaması gereken bir yapım.

Konu: Amerika Meydanı, bir dövme sanatçısı, sıradan bir ırkçı ile Suriyeli bir mültecinin yollarının kesiştiği, tempolu bir hikâye anlatıyor. Atina’da pek sevdiği park mültecilerin uğrak yeri ve geçici ikametgâhı olunca işsiz, memnuniyetsiz bir Yunan milliyetçisinin dünyası alt üst olur. Mülteciler hayatta kalabilmek ve Avrupa’nın içlerine gidebilmek için bu parkta Yunanistan’ın karanlık yeraltı dünyasıyla da temasa geçerler. Hareketli görselliği ve çarpıcı anlatımıyla Amerika Meydanı sınırların ticaret, zamanın da hep kısıtlı olduğu “toplu göç ekonomisi”ne tavizsiz bir gözlemcilikle yaklaşıyor.

Mavi Sessizlik

mavi-sessizlik-filmloverss

Neden izlenmeli? Geçmişten gelen askeri bir disiplin ve şeref madalyasının karşısına konumlandırılan Hakan’ın aile yaşantısı, kızı Melis ile buluşmasının ardından sert bir yüzleşmeye evrilir.

Konu: Hakan eski bir güvenlik kuvveti mensubudur. Tedavi gördüğü askeri hastanede, hemşire Ayla’nın özenli bakımı sayesinde kâbuslarıyla savaşımında iyileşme belirtileri gösterir. Uzunca bir süre sonra, kendisine takdim edilen şeref madalyası ve bir miktar para ile taburcu olur. Evine döndüğünde, eşi ve kızının kendisini terk ettiğini görür. Kızı Melis ile buluşması, Hakan’ı kendi geçmişiyle yüzleştirir. Tek başına, İstanbul sokaklarında dolaşır. Karşılaştığı insan manzaraları, ardından Ayla’nın beklenmedik ziyareti, Hakan’ı geçmişte yaptıklarını tekrar tekrar sorgulamaya iter.

Dalida

dalida-filmloverss

Neden izlenmeli? Başarılı sanatçı Dalida’nın hayatına odaklanan film, Dalida’nın doğumundan başarılı kariyerine kadar geniş bir yelpazede sanatçının hayatına odaklanırken verdiği özel detaylar ile de izleyicisini tatmin edecek.

Konu: Bir dönem yalnızca Fransa’nın değil tüm dünyanın süperstar şarkıcısı olarak sahnelerden inmeyen Dalida’nın trajik hayat hikâyesi… 1933’te Kahire’de doğumundan, 1956’da Olympia’da ilk kez sahneye çıkışı, radyo sahibi Lucien Morisse’le evliliği, disko geceleri, 1974’te “Gigi l’Amoroso” ile gelen dev başarısından, Hindistan seyahatine Dalida’nın hayatının kilometre taşlarının yanı sıra sanatçının özel hayatı da bu filmde işleniyor. Çağdaş, karmaşık, karizmatik kişiliği ve müziğiyle dünyaya karşı duran Dalida’yı sanatçıya benzerliğiyle dikkat çeken Sveva Alviti canlandırıyor. Dalida, 1987’deki trajik ölümüne rağmen hâlâ birçok kişinin gönlündeki yerini koruyor.

İki Kadın – The Midwife

sage_femme_filmloverss

Neden izlenmeli? Güçlü kadın portreleri izlemeye ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, The Midwife sizlere ilaç gibi gelecek.

Konu: Başrollerinde Marguerite’ten tanıdığımız Catherine Frot ile Catherine Deneuve’ün müthiş bir performans gösterdiği İki Kadın, Berlin Film Festivali’nde yarışma dışı gösterildi. Bir hastanede ebe olarak çalışan bir kadının, babasının eski metresiyle dost olmasını anlatan film, yönetmen Martin Provost’un güçlü kadın portreleri çizdiği filmlerine eklediği sarsıcı bir dram. Film, çağdaş sağlık sisteminde kendini ayrıksı hisseden, yaşı ilerledikçe kendini de sorgulayan, zarif ve şefkatli Claire ile fazlasıyla havalı, süslü, kendini beğenmiş Béatrice’in birbirlerini kabullenmelerini zorlu olduğu kadar duygusal bir süreçte izliyor.

Son Portre – Final Portrait

DSC_7514.jpg

Neden izlenmeli? Alberto Giacometti’nin sanatına ve hayatının son dönemine odaklanmak için kaçırılmayacak bir fırsat olan Finaş Portrait, Alberto Giacometti’nin hayatına James Lord’u davet ederek anlatısını zenginleştiriyor.

Konu: Geoffrey Rush’ın gelmiş geçmiş en saygın heykeltıraşlardan Alberto Giacometti’yi canlandırdığı Son Portre, bu olağanüstü sanatçının son yapıtı üzerinde çalıştığı dönemi anlatıyor. Usta oyuncu Stanley Tucci’nin yönettiği film, (Armie Hammer’ın canlandırdığı) Amerikalı genç romancı James Lord’un Giacometti’yi 1960’larda, Paris’teki stüdyosunda ziyaretiyle başlıyor. Giacometti, portresini çizmek için yazarı birkaç saat daha kalmaya ikna ediyor. Birkaç saat, birkaç güne, birkaç haftaya uzarken Lord ile Giacometti stüdyodan yakındaki meyhaneye de uğrayarak dostluklarını pekiştiriyor. Geoffrey Rush’ın olağanüstü performansıyla taçlanan film, olağanüstü bir sanatçının son döneminin benzersiz bir portresini çiziyor

Saygın Vatandaş – El ciudadano ilustre

el-ciudadano-ilustre-filmloverss

Neden izlenmeli? Güldürürken düşündürmek gibi klişeleşmiş bir tanımdan bahsedeceksek El ciudadano ilustre – Saygın Vatandaş tam da bu tanımı karşılıyor.

Konu: Arjantin sinemasının bu yılki en nitelikli ve eğlenceli sürprizlerinden Saygın Vatandaş, Nobel edebiyat ödülünü kazanmayı düşüş olarak gören bir yazarı gözlemliyor. Avrupa’da yaşayan Daniel, Arjantin’de büyüdüğü, romanlarının beslendiği kasabadan gelen daveti kabul eder. 40 yılın ardından ilk kez kasabaya gittiğinde kendisini bir girdap gibi yükselen trajikomik durumların içinde bulur. Mizahtan bir an bile vazgeçmeyen Saygın Vatandaş, kültür, şöhret, edebiyat, sanat ve insan davranışları üzerine hınzırca sorular sorarken izleyiciyi kasabanın cehaletiyle yazarın kibrinin ortasına konumlandırıyor.

Vicdansız – Bezbog

bezbog-filmloverss

Neden izlenmeli? Monoton bir dünyanın sert duyarsızlığını deneyimlemek istiyorsanız Bezbog, gerçekçi yapısıyla sizi sarsacak.

Konu: Bulgaristan’da dağların eteğine kurulu, neredeyse cansız, gri bir kasabada yardıma muhtaç yaşlı insanların bakımını yapan hemşire Gana, hastalarının kimlik kartlarını çalıp karaborsada satmaktadır. Pek konuşmadığı annesi işsizdir, erkek arkadaşıyla kurduğu tek ilişki ise birlikte morfin kullanmaktır. Monoton dünyasına duyarsızlığıyla katlanabilen Gana’nın hayatı sıradan yozlaşmışlığıyla sürecek gibidir, ta ki hastalarından birine yakınlık duyana kadar. Vicdansız, bir Doğu Avrupa “kâbus”u çizen, karanlık, dürüst, gerçekçi ve fazlasıyla sert bir film.

Yaralı Kalpler – Inimi Cicatrizate

inimi-cicatrizate-filmloverss

Neden izlenmeli? Yunan Yeni Dalgası’nın dünya üzerinde yarattığı çarpıcı etkiyle beraber Romen Yeni Dalgası’nın önemli yönetmenlerinden Radu Jude, izleyicisine farklı sinematik deneyimler vadediyor.

Konu: Aferim!’le Romen Yeni Dalgası’nın farklı bir sesine dönüşen Radu Jude, Yaralı Kalpler’le özgün, entelektüel ve sıcak bir filme imzasını atıyor. 1937’de kemik veremi hastalarının bulunduğu bir sanatoryumda geçen film, Romen yazar Max Blecher’ın otobiyografik romanından sinemaya uyarlanmış. Film, büyük acılar çeken hastaların sanatoryumdaki aile bağlarını, ilişkilerini, özellikle de yaşamın ne kadar güçlü olduğunu ana kahramanımız Emanuel’in rehberliğinde gösteriyor. 35mm ve ağırlıklı olarak statik kamerayla çalışan Jude, melankoliden yaşama sevincine uzanan duyguları yakalarken mizahtan da yararlanıyor.

Rai

paradise-rai-filmloverss

Neden izlenmeli? Aşina olduğumuz 2. Dünya Savaşı konusunu 16 ve 35 mm çekimleri bir araya getirerek başarılı bir görüntü yönetimi eşliğinde sunan film Rus Barones ve ona aşık bir SS subayının hikayesini özgün bir bakış açısıyla izleyicisine yansıtıyor.

Konu: Rus sinemasının ustalarından Andrei Konchalovsky, bu kez 2. Dünya Savaşı’nı merceğine alıyor ve Fransız direnişine katılan Rus barones Olga’yı izliyor. Olga, yakalanarak Fransız komiser Jules’ün karşısına çıktıktan sonra ölüm kampına gönderilir. Gerçek bir cehennem olan kampta Olga’yı bir sürpriz beklemektedir: Kamp yetkililerinden SS subayı Helmut, yıllardan beri Olga’ya âşıktır ve onu kurtarmaya niyetlidir. Siyah beyaz, 16mm ve 35mm çekimlerin bir araya getirildiği, usta görüntü yönetimiyle dikkat çeken Cennet gerçekçi ve sürükleyici bir dönem filmi.

Bir Yaşam – Une Vie

une_vie_filmloverss

Neden izlenmeli? Bir dönem filmini hem el kamerası eşliğinde hem de modern bir anlatı tarzıyla izlerken Guy de Maupassant’ın romanının izlerini süreceksiniz.

Konu: Guy de Maupassant’ın 1883 tarihli ilk romanından uyarlanan Bir Yaşam, aristokrat Jeanne’ın hayatının 27 yılını takip eden, modern ve alışılmadık bir dönem filmi. Barones Jeanne’ın bir şatoda umutla başlayan hayatı, evliliği ve doğan oğluyla devam ederken yaşam sevincinin yerini hayal kırıklıkları alır. İnsanın Değeri’yle ses getiren Fransız yönetmen Stéphane Brizé, el kamerasıyla gerçekçiliği yakaladığı filminde, erkek egemen bir toplumda umudunu yitiren bir kadın portresi sunuyor.

Safari

safari-filmloverss

Neden izlenmeli? Hem Avusturya’nın hem de Avrupa’nın kötü taraflarını gözler önüne sermeyi seven Ulrich Seidl bu kez hangi konularda gözlemlerini izleyiciyle aktaracak merak konusu. 

Konu: Avusturya toplumunun en karanlık noktalarını günışığına çıkaran sıra dışı sinemacı Ulrich Seidl’ın önce Venedik, ardından da Toronto film festivallerinde gösterilen son filmi Safari, yine rahatsız edici, yine kışkırtıcı ve şaşırtıcı. 2015’te In the Basement / Bodrumda lmini festivalde izlediğimiz Seidl bu kez de Afrika’ya av amacıyla giden Avrupalı turistleri, Afrikalı yerli çalışanları ve av sürecini tüm vahşeti ve açıklığıyla izliyor. İmpalaların, zebraların, geyiklerin doğal ortamlarında öldürüldüğü Safari bir yanıyla av turizmi gibi tartışmalı bir konuyu ele alırken, Seidl’ın hep yaptığı gibi insan doğasının zihni zorlayan yönlerini da kurcalıyor.

Şafak Sökmeden – Vor Der Morgenröte

zweig-filmloverss

Neden izlenmeli? Büyük yazar Stefan Zweig’in en merak edilen ve dikkat çekici yıllarını konu alan bu kurmaca, Zweig hayranları için bir filmden çok daha fazla anlam taşıyor. 

Şafak Sökmeden Nazi baskısından kaçan Stefan Zweig’in Buenos Aires, New York ve Brezilya arasında geçen sürgün yıllarını anlatıyor. Film, Avusturyalı Yahudi bir aydın olan Zweig ve eşinin sürgünde geçen 15 yılına, birlikte intihar ettikleri 1942’ye dek süren sonu gelmeyen yolculuklarına ve yazarın “Yeni Dünya”da kendine bir yuva bulmaya çalışırken, Nazi Almanya’sındaki gelişmeler karşısındaki felse duruşuna odaklanıyor. Avusturya’nın Oscar adayı olan Şafak Sökmeden, Aimée ve Jaguar ile tanınan Alman oyuncu Maria Schrader’in yönettiği ikinci film.

*Filmlerin konuları festival kitapçığından alınmıştır. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi