Bu hafta sonu şehirden çıkmadan, ülkeyi terk etmeden, benliğinizi terk etmek isterseniz gitmeniz ve geçmeniz gereken birçok kapı var. O kapılar 35. İstanbul Film Festivali’nin sinema salonlarının kapıları. Bu kapılardan geçtiğiniz anda sizin için artık ne hafta sonunun bir anlamı kalacak ne de çevrenizin. Başka dünyalara ve hayatlara yelken açacaksınız! Bu yolculuk için bugünkü önerilerimiz karşınızda!

Günün Film Önerileri: 9 Nisan

Arabian Nights: Volume 3, The Enchanted One – 11.00 – Fitaş 6

binbirgece - filmloverss

Üçlemenin son halkası Büyülenmiş Adam ile Miguel Gomes’in anlattığı hikâyeler belirgin bir istikamete doğru ilerliyor. Bu kez bir öyküde Şehrazat’ın saraydan kaçışını, bir diğerinde ise Portekiz’de 2013 yılında gerçekleşen hükümet karşıtı protestoları izliyoruz. Gomes, filminin final bölümüyle ekonomik kriz karşısında alınan önlemlerin Portekizliler için yol açtığı sorunlara dikkat çekiyor ve huzursuz bir toplumun fotoğrafını çekiyor. Binbir Gece üçlemesi geçtiğimiz yıl boyunca pek çok festivali dolaştı ve yönetmenin yaratıcı anlatımı kadar, ses ve görüntü yönetimi başta olmak üzere teknik özellikleriyle de övgü topladı.

2015 Avrupa Film Ödülleri En İyi Ses Tasarımı

2015 Sevilla Best Film

2015 Wroclaw New Horizons (Polonya) FIPRESCI Ödülü

French Blood – 13.30 – Fitaş 4

french - blood - filmloverss

Marko bir dazlak, bir neo-Nazi. Araplara saldırır, etrafa aşırı sağ partilerin afişlerini asar, kendi gibi olmayan herkesten nefret eder. Nefretini dışavurmaktan da çekinmez. Fakat zamanla nefret duygusunun onu yüzüstü bırakmak üzere olduğunu fark eder, kendini sorgulamaya başlar. Bugüne kadar beslendiği şiddetten nasıl kurtulacaktır? Hem kendisinin hem de çevresindekilerin hafızalarına yazılmış olan kin dolu imajından kurtulabilir mi? Fransız Kanı, iyi bir insan olmayı denemeye çalışan, itin teki bir pisliği anlatıyor.

Ich und Kaminski – 16.00 – Feriye

Ich - und - Kaminski - 1 - filmloverss

On iki yıl önce çektiği son kurmacası Elveda Lenin! dünya çapında bir hite dönüşen Wolfgang Becker’in uzun zamandır yolu gözlenen yeni filmi Ben ve Kaminski, Almanya’nın en parlak genç yazarlarından Daniel Kehlmann’ın romanından beyazperdeye uyarlandı. Filmin başkarakteri Sebastian Zöllner, ressam Manuel Kaminski hakkında bir makale yazmakta olan genç bir gazetecidir. Bir yandan işini tamamlamaya çalışırken, diğer yandan makalesini doğrudan paraya çevirebilmek için Kaminski’nin bir an önce ölmesini dilemektedir. Daniel Brühl ile Jesper Christensen’in karşılıklı döktürdükleri Ben ve Kaminski, alabildiğine oyuncaklı bir dram.

Francofonia – 19.00 – Beyoğlu

francofonia - filmloverss

Louvre… İnsanlık tarihinin en nadide sanat eserlerinin sergilendiği uçsuz bucaksız, efsanevi müze… Sokurov, Louvre’a ve sanata bir aşk mektubu yazarken bu müzeyi insanın sanatın tam aksinde mevzilenmiş yıkıcı icadından, savaştan korumanın hikâyesini anlatıyor. Francofonia, müzenin felsefi varlığı üzerine bir zihin egzersizi olduğu kadar Paris’in Avrupa tarihindeki konumu üzerine de bir tez sayılabilir. Sokurov, görkemli salonların ve galerilerin içinde kıvrıla kıvrıla dolaşarak zamanda yaptığı gezintiyle, St. Petersburg’un ünlü müzesi Hermitage’i anlattığı Russkiy kovcheg – Rus Hazine Sandığı’ndan sonra yine kendine has bir müze tasviriyle karşımızda.

2015 Venedik FEDEORA En İyi Film Ödülü

The Clan – 21.30 – Fitaş 4

el - clan - filmloverss

Festivalin Uluslararası Yarışma bölümünün bu yılki jüri başkanı Pablo Trapero’nun son filmi Çete, Puccio ailesinin kanla lekeli gerçek öyküsünü konu alıyor. Arjantin istihbarat servisi için çalışan Arquímedes Puccio, 1982 yılında cunta hükümeti dağılınca işsiz kalır; fakat hiçbir şey değişmemiş gibi hayatına devam eder. Kendi kafasına göre birtakım insanları kaçırıp evinin bodrumunda saklar, işkenceye maruz bırakır ve ailelerinden fidye ister. Bu planlara çocuklarını ortak etmekten de kaçınmaz. Dinamik bir kurgu ve dönemin rock şarkılarıyla bezeli müzikleri sayesinde nefes nefese izlenen Çete, festivallerdeki başarısına ilaveten ülkesi Arjantin’de hasılat rekorları kırdı.

2015 Venedik En İyi Yönetmen

Paris 05:59 – 24.00 – Atlas

paris - 0559 - filmloverss

Gülünç Félix’in yönetmenleri Olivier Ducastel ve Jacques Martineau’nun yeni filmleri, aşkın en beklenmedik anlarda kapımızı çalabileceği hakkında… Bu seksi ve romantik filmin başkarakterleri Théo ile Hugo, sabahın ilk saatleri yaklaşırken bir gey seks kulübünde sevişerek tanışıyorlar. Birbirlerinin bedenlerini keşfettikten sonra kulüpten beraber çıkıyor ve bir yandan sokakları arşınlarken diğer yandan konuşmaya dalıyorlar. Her geçen saniye birbirlerine daha çok bağlanırlarken, ortaya dökülen gerçekler sayesinde ikisinin de hayatı değişmeye başlıyor. Başrol oyuncularının doğal performansları ile seyirciyi kendine bağlayan bu gerçek zamanlı film, âdeta Richard Linklater’in Gün Doğmadan’ının akıllı telefonlar çağında ve iki eşcinsel erkek arasında geçen versiyonu.

2016 Berlin Teddy Seyirci Ödülü Audience Award

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi