Bir rüya daha sonlanıyor bugün. Akbank sponsorluğunda gerçekleşen ve toplamda 12 sinema salonunda 211 filmin gösterildiği, birçok atölyenin, panelin ve söyleşinin yapıldığı İstanbul’a sinemanın büyüsünü yayan insanları birbirine bağlayan ve iz bırakan filmler ile izleyiciyi buluşturan 35. İstanbul Film Festivali bu senelik perdelerini kapatıyor. Festivalin bu son gününde eğer siz de bizim gibi festivali bırakmak istemiyorsanız ve son bir kez daha festival salonlarına koşturup filmler ile büyülü bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız gelin öneri listemize bir göz atın ve bizimle festivalde buluşun! Fuaye alanında karşılaşıp ne kadar güzel bir festival olduğundan konuşalım ve İstanbul Film Festivali’ni uğurlayalım!

Günün Film Önerileri: 17 Nisan

Meurtrière – 11.00 – Akbank Sanat

ölümcül - filmloverss

Hipnotik, müstehcen, histerik ve korkutucu. Bu kelimeler deneysel sinemanın zirvesindeki yönetmenlerden Philippe Grandrieux’nun yeni filmindeki dört dansçının dansını anlatıyor. Grandrieux, 2012’de White Epilepsy – Beyaz Nöbet ile başladığı ve kaygıyı merkeze alan üçlemesinin ikinci halkasında algıda yeni kapılar açmaya devam ediyor. Filmdeki dans, yönetmenin diğer filmleri ve videoları gibi sınırları zorlayan bir estetiğe sahip ve izleyicisine transı andıran bir deneyim sunuyor.

Songs My Brothers Taught Me – 13.30 – Rexx 1

songs - my - brothers - taught - me - filmloverss

Yapımcıları arasında Amerikalı ünlü oyuncu Forest Whitaker’ın da yer aldığı Chloé Zhao’nun bu ilk filmi, Amerika bağımsız sinemasına kaybettiği ruhu getirdiği için alkış topladı. Güney Dakota’daki Amerika yerlilerine tahsis edilen yerleşim bölgesinde geçen film, 17 yaşında bir ağabey ile 13 yaşındaki kız kardeşi arasındaki bağı işlerken, yuvayı terk edip edememek sorusu üzerinde duruyor. Filmin geçtiği bölgede dört yıl yaşayan yönetmen Zhao, melankolik bir aile hikâyesini güzel görüntüler eşliğinde şiirsel bir dille anlatıyor. Film, ayrıca bu özel bölgedeki Amerika yerlileri topluluğunun dinamikleri ve sosyal ilişkilerini de gözler önüne seriyor.

2015 Mumbai En İyi Senaryo Mansiyon

2015 Kudüs FIPRESCI Ödülü (İlk Film)

The Very Private Life of Mister Sim – 16.00 – Atlas

very - private - life - of - mister - sim - filmloverss

2010 yapımı ikinci filmi Aşkın Halleri ile uluslararası başarı yakalayan Michel Leclerc yeni bir komediyle karşımızda. Depresif karakterlere hayat veren Jean-Pierre Bacri’nin başrolde olduğu Bay Sim’in Çok Özel Hayatı, Jonathan Coe’nun aynı adlı romanından uyarlandı. Babasının yüz vermediği Bay Sim işsizdir, üstelik karısı tarafından terk edilmiştir. Bu yüzden, özel tasarıma sahip yeni bir diş fırçası modelini satma işi kendisine önerildiğinde bu teklifi geri çeviremez. Fransa’yı dolaşıp diş fırçası satarken çocukluğundan yüzlerle karşılaşır, eski aşkına rastlar, kızını görür. Böylece yeni işi, kendini keşfettiği macera dolu bir yolculuğa dönüşür.

The Event – 19.00 – Beyoğlu

the - event - filmloverss

Sovyetler Birliği’nin sonu nasıl geldi? 1991’de St. Petersburg’da sokağa dökülen yüz binlerin umutları tarihte nasıl bir rol oynadı? Avrupa’nın önemli belgesel sinemacılarından Sergei Loznitsa, yeni filminde tarihin kırılma noktalarından birine, Ağustos Olayları’na, sokak hareketleri üzerinden bakıyor. 1991’de Cumhurbaşkanı Mihail Gorbaçov’a karşı başarısız darbe girişiminin ardından şehrin dev meydanlarını dolduran insanlar belgeselin merkezinde. Loznitsa, arşiv görüntüleri aracılığıyla, radyo dinleyerek haber almaya çalışan, ordunun muhtemel bir müdahalesine karşı barikatlar kuran insanların korkularını, beklentilerini, umutlarını, isteklerini gösteriyor ve geçmişi yansıtırken günümüze de göndermeler yapıyor.

Death in Sarajevo – 21.30 – Rexx 1

death - in - sarajevo - filmloverss - 1

Danis Tanović’in yeni filminde, karakterlerden biri “20. yüzyıl Avrupa tarihi Saraybosna’da başladı ve burada bitti” diyor. Bernard-Henri Lévy’nin Hotel Europe adlı oyunundan uyarlanan bu film, alıntıladığımız bu repliğin etrafında ilerliyor. Tarih 28 Haziran 2014, yani Saraybosna Suikastı’nın 100. yıldönümü. Bosnalı bir gazeteci, hazırladığı televizyon programında, Franz Ferdinand’ı öldüren Gavrilo Princip’in bir katil mi yoksa kahraman mı olduğunu tartışmaktadır. Diğer yandan, programın çekimlerinin yapıldığı meşhur Hotel Europe, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen bürokratları ağırlamaya hazırlamaktadır. Otelin çalışanları ise grevin eşiğindedir. I. Dünya Savaşı’nı başlatan suikastın yıldönümünde bu tarihi mekânda tansiyon giderek yükselir ve şiddet tekrar yüzünü gösterir.

2016 Berlin Jüri Büyük Ödülü; FIPRESCI Ödülü

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi