Bir pazar gününde herkese merhaba. Bahar geliyor inceden inceden ve biz parklarda, deniz kenarlarında olmalıyız diyoruz. Ama unutmayalım ki parklar bizi bekliyor, hasret kaldığımız çimenler bir hafta sonra parmak uçlarımızda kendilerini dalgalandırmak için yine orada olacaklar. Lakin bu hafta sonu kaçırmamanız gereken başka bir his var. Aşk var, özlem var, hırs var, nefret var. Bu duyguları tekrar parmak ucunuzda hissetmeniz için ise İstanbul Film Festivali var. Eğer siz de bu pazar günü sinema salonunun kapısından girip duygular selinden geçmek isterseniz gelin festivalde buluşalım. Eğer aklınızda görmek için bir seçenek yoksa da buyrun günün önerileri listemize bir göz atın!

Günün Film Önerileri: 10 Nisan

Mountain – 11.00 – Feriye

dağ - filmloverss

Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünde yapan Dağ, Kudüs’te çok eski bir Yahudi mezarlığının yer aldığı Zeytin Dağı’nda geçiyor. Ortodoks Yahudisi dindar bir kadın olan Tzvia’nın dört çocuğu, kocası ve ev işleri arasına sıkışmış bir hayatı vardır. Tzvia, çocuklar okulda, kocası işteyken mezarlıkta yürüyüşe çıkar. Bir gece, bir kadınla bir erkeğin mezarlıkta sevişmesine tanık olur. Bu rahatsız edici manzara karşısında şok olsa da daha çok keşfetme arzusuyla günlük rutinin yanında yürüyüşlerine devam eder. Böylece Dağ’ın öteki yüzünü keşfeden kadının değişimi de başlamış olur. Dağ, mekânın ruhunu yakalayışı ve odaklandığı kadın karakteri işlemedeki başarısıyla övgü toplayan bir ilk film.

The Demons – 13.30 – Atlas

şeytanlar - filmloverss

10 yaşındaki Félix´in yaşadığı banliyö kasabasında görünürde her şey yolundadır; fakat küçük çocuğun dünyası, ergenliğe geçmeye başladığı bu günlerde şiddetle sarsılmaya başlar. Kendinden yaşça büyük eğitmeni Rebecca’ya âşık olan Félix, diğer yandan evde anne ve babasının kavgalarına tanık olur. Tesadüfen babası ile en yakın arkadaşının annesi arasında bir ilişki olduğunu keşfedince, hissettiği tüm korku ve öfkeyi acımasızlık ve şiddetle dışavurmaya karar verir. Fakat karşılaştıkları şeyler hem onun kafasını hem de etrafta yaşanan olayları daha da karıştırır. Daha önce belgesel filmler yönetmiş Philippe Lesage, bu ikinci kurmaca uzun metraj filminde çocukların dünyasına hayranlık uyandırıcı bir soğukkanlılık ve mesafeyle bakıyor.

Heart of a Dog – 16.00 – Rexx 5

heart - of - a -dog - filmloverss

New York sanat çevrelerinin ünlü avangart sanatçısı Laurie Anderson, 29 yıllık aranın ardından sinemaya kişisel, samimi ve sıcak bir filmle dönüyor; kendi dış sesiyle anlattığı, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan Köpeğin Kalbi’nde canlandırma, ev videoları, bozulan imajlar gibi değişik film tekniklerini, özgürce ilerleyen metinle hiçbir kan uyuşmazlığı yaşamadan bağlıyor. Film, yönetmenin çok sevdiği teriyer köpeği Lolabelle’den, 11 Eylül sonrası yükselen devlet paranoyalarına, gökyüzüne, Wittgenstein’a, ölüme uzanıyor. Anderson’ın 2013’te kaybettiği hayat arkadaşı Amerikalı efsane müzisyen Lou Reed’in ruhu ise deneysel sinema zirvesinin her saniyesinde hissediliyor.

Chevalier – 19.00 – Fitaş 4

chevalier - filmloverss

“Yardım!” diye bağırınca ilk koşup gelene kaç puan vermeli? Ya da kan değerleri sonuçlarına göre en sağlıklı görünen erkek diğerlerinin kaç puan önünde olacak? Koşmak 3 puan, kürek çekmek 4 puan, kusmak -18 puan, uyuyakalmak -8 puan. Yunan Yeni Dalgası’nın en muzip temsilcilerinden Athina Rachel Tsangari, yeni filminde Ege Denizi’nin ortasında, lüks bir yatta erkekliklerini yarıştıran 6 üst sınıf erkeğin müstehzi serüvenlerini anlatıyor. Şövalye, 21. yüzyılın erkeklik konseptini tartıyor ve rekabet duygusunu zımba gibi bir taşlamanın merkezine yerleştiriyor. Nihayetinde, yılın en eğlenceli filmlerinden biri ortaya çıkıyor.

2015 Saraybosna En İyi Erkek Oyuncu (Y. Kentros, V. Mourikis, P. Koronis, M. Papadimitriou, Y. Pirpassopoulos, S. Rouvas)

2015 Selanik Seyirci Ödülü

2015 Londra En İyi Film

United States of Love – 21.30 – Atlas

united - states - of - love

90’lar Polonya’sında dört kadının mutsuzluklarından kaçmaya çalışma ve hayatlarında tutku ve sevgi arama hikâyesi. Polonya sinemasının yeni neslinin öne çıkan yönetmenlerinden Tomasz Wasilewski, üçüncü uzun metrajlı filmi Aşk Birleşik Devletleri’nde eski yerel güzellik kraliçesi, bir okul müdürü, uzun bir evliliğin sıkıntılarını yaşayan bir kadın ve yaşlı bir okul öğretmeni üzerinden güçlü kadın portreleri sunuyor. Melankolik, renklerin solduğu atmosferi içinde hem mesafeli hem dokunaklı olan öykü, dönemin Polonya’sının siyasal ve toplumsal değişimini arka plana alıyor. Filmin görüntü yönetmenliğini ise 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün; Tepelerin Ardında, Sislerin İçinde gibi başarılı filmlerle tanınan Romanyalı Oleg Mutu üstleniyor.

2016 Berlin En İyi Senaryo

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi