Krizleri ardımızda bırakıp Bağdat’tan Avrupa’ya doğru güzel bir sinemasal yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?

Günün film önerileri:

11:00

Itsi Bitsi (Atlas)

itsi-bitsi-34-istanbul-film-festivali-filmloverss

Yer Bağdat, yıl 1965… Eik adında bir genç adam, dağınık bir otel odasında oturmuş, harıl harıl bir aşk hikâyesi yazmaktadır. Esmer güzeli Iben’le bir nükleer karşıtı eylemde tanışıp ona nasıl sırılsıklam âşık olduğunun hikâyesidir bu. Ama Iben, tek bir adama bağlanmaktan da öte kendini herhangi bir şeye adamayı reddetmiştir. Çaresiz Eik onun gönlünü kazanmak için şair olur, yazar olur, gezgin olur, keş olur ve en sonunda efsane rock grubu Steppeulvene’nin solisti olur çıkar. İskandinav yarımadasının ileri gelen yönetmenlerinden Ole Christian Madsen, Ateş ve Citroen ile Prag gibi övgüler toplayan, festivalde de gösterilen filmlerin yönetmeni. 1960’ların karşı kültürüyle Kopenhag’dan İspanya’ya, oradan Nepal’e yol alan bu epik aşk hikâyesi, Madsen’ın yedinci kurmaca filmi.
Itsi Bitsi iki genç insanın gözü kara aşkı hakkında gerçek olaylara dayanan bir hikâye. Eik ile Iben’in birbirini tüketen bir tutkuları var; terk etmeye çalıştıkları ama onları terk etmeyen bir tutku. Hikâyelerinin sadece Danimarka ve Avrupa’dan değil, tüm dünyadan seyircilere temas edebilecek kadar evrensel ve sahici olduğuna inanıyorum.” – Ole Christian Madsen

13:30

Toprağın Tuzu (Rexx)

topragin-tuzu-34-istanbul-film-festivali-filmloverss

2015 César En İyi Belgesel
2015 Tromsø İzleyici Ödülü
2014 Cannes Jüri Özel Ödülü–Belirli Bir Bakış
2014 San Sebastian İzleyici Ödülü

Ünlü Brezilyalı fotoğraf sanatçısı Sebastião Salgado hakkındaki bu belgesel, filmleri kadar fotoğraf çalışmalarıyla da tanınan usta yönetmen Wim Wenders ile Salgado’nun oğlu Juliano Ribeiro’nun imzasını taşıyor. Salgado’nun geçtiğimiz 40 yıl boyunca çektiği fotoğraf serilerinin hikâyesini perdeye taşıyan film, aynı zaman zarfında dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanmış sorunları da hatırlatıyor. Oscar adayı Toprağın Tuzu sadece benzersiz fotoğraflardan oluşan bir sergi değil, aynı zamanda bir baba-oğul hikâyesi. Wim Wenders’in Berlin’de prömiyer yapan Her Şey Güzel Olacak filmi de festivalde gösteriliyor.

16:00

Ulusal Müze (Beyoğlu)

national-gallery-34-istanbul-film-festivali-filmloverss

Dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Londra’daki National Gallery, usta belgeselci Frederick Wiseman’in yeni belgeselinin merkezinde yer alıyor. Müzenin 2300’den fazla parça içeren koleksiyonunun genişliği filmin süresine de yansıyor. Bu ayrıntılı belgeselde Wiseman, müzeyi gezen ziyaretçilerin ve akademisyenlerin, küratörlerin, eğitimcilerin tablolarla kurduğu ilişkiye eğiliyor. Müzenin farklı odalarındaki birbirinden ünlü ve önemli tablolar aracılığıyla, resim ve hikâye anlatma sanatları arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Filmin eleştirisini okumak için tıklayın.

19:00

Mahkeme (Atlas 2)

mahkeme-34-istanbul-film-festivali-filmloverss

2014 Venedik Geleceğin Aslanı, En İyi Film–Ufuklar
2014 Hong Kong Yeni Yetenek
2014 Antalya Sinema Yazarları Derneği SİYAD Ödülü
2014 Singapur En İyi Asya Filmi, En İyi Yönetmen

Mahkeme, öncüllerine pek benzemeyen, farklı anlatı biçimiyle öne çıkan bir mahkeme filmi. Hindistan’ın hukuk sistemini eleştirirken sınıf, eğitim, feodalizm ve güç sorunsallarına da değinerek bir cinayet davasını izliyor. Yaşlı bir halk şarkıcısı, şarkılarıyla bir lağım işçisini intihara teşvik etmekle suçlanıyor. Asliye mahkemesinde görülen davada hem kentin sıradan insanlarının hem de hâkim ve savcılarının sıradan yaşamlarına tanık oluyoruz. Film, Mumbai’nin birbirinden ilginç altkültürlerini de ortaya koyarken toplumun görünmez dokusunu da keşfetmeyi amaçlıyor.

21:30

Party Girl (Feriye)

party-girl-34-istanbul-film-festivali-filmloverss

2014 Cannes En İyi İlk Film, En İyi Oyuncu Kadrosu–Belirli Bir Bakış Camera d’or
2014 Cabourg Büyük Ödül
2014 Paris Cinema Halk Ödülü
2014 Odessa En İyi Kadın Oyuncu
2014 Bratislava Büyük Ödül, En İyi Kadın Oyuncu, Öğrenci Jürisi Ödülü

Yönetmen Samuel Theis’in annesi Angélique, bir gece kulübünde konsomatrislik yapan 60 yaşında bir kadındır. Hâlâ aklı eğlencede olan, hâlâ erkeklerden hoşlanan Angélique, zaman geçtikçe müşterilerini kaybetmeye başlar. Gedikli müşterilerinden Michel yine de ona âşıktır ve nihayet, bir gün evlenme teklif eder. “Evlenmeye karar vermesi bazı sorular getirdi aklımıza. Gece hayatından başka bir şey bilmeyen ve aniden artık evinin kadını olmaya karar veren birinin yolculuğunun sonunu ifade ediyormuş gibi geldi. Bu halimizin bir filmini yapmak gerek diye düşündük. Angélique’in gerçek ailesinden karakterler filmde de kendilerini oynuyor.” – Yönetmenler

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi