23. Uluslararası Adana Film Festivali’nde ulusal yarışma kategorisinde filmlerin gösterimleri tamamlandı ve bu gece yapılacan törenle ödüller sahiplerini bulacak. Ulusal uzun metraj bölümünde festivalin sinemasal anlamda en olgun filmi Reha Erdem’in Koca Dünya’sı diyebilirim. Erdem, Şarkı Söyleyen Kadınlar (2014) ile yarattığı hayal kırıklığının ardından filmografisinin beğeni toplayan, nevi şahsına münhasır filmlerinden Hayat Var (2008), Kosmos (200) ve Jin (2013)’den bolca referanslar barındıran son filmi Koca Dünya’da da seyirciyi derinden etkileyecek bir masal anlatıyor. Erdem’in her filmde beraber çalıştığı görüntü yönetmeni Florent Herry’nin ellerinde seyircisine büyüleyici bir evren sunan Koca Dünya, doğa-insan-hayvan üçlüsü arasındaki ilişkiyi de incelemeyi ihmal etmiyor. Yukarıda da bahsettiklerimden yola çıkarak karakteristik bir Erdem filminden bahsettiğimizi söyleyebiliriz. Nitekim, Erdem’in bizzat üstlendiği ses ve kurgunun da filmin başarısını arttırdığını eklememiz gerekiyor. Bu şekilde ele alındığında  sinematografi, ses, kurgu, yönetmen gibi kategorilerde ödül alması gerektiğine inandığım filmin en iyi film ödülü alması da kaçınılmaz olmalı.

Festivalin, sürpriz olarak tanımlayabileceğimiz filmi Babamın Kanatları oldu. Türkiye’deki işçi ölümlerini dramatik bir hikaye çerçevisinde ele alarak ilk uzun metraj denemesine imza atan Kıvanç Sezer, Ken Loach’un izinden giderek seyirciyi etkisi altına almayı başarıyor. Koca Dünya ile Babamın Kanatları’nın ödül şanslarını değerlendirirken farklı sinema anlayışlarının ürünü olan bu iki yapımın eşit şansa sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada belirtmek gerekiyor ki senaryo ve toplumsal meselerlerin öne çıkacağı bir jüri tercihi olursa olursa Babamın Kanatları’nın ödüle uzanması sürpriz olmayacaktır.

Festivalin dikkat çeken bir diğer filmi ise Mehmet Can Mertoğlu’nun Cannes’da aldığı ödülle dikkatleri üzerine çeken ilk uzun metrajı Albüm. Ülkemizde çok fazla örneği olmayan kara komedi türünün önemli örneklerinden biri olan film, uzun sabit planlar ve arka plandaki karakterlerin hikayeye dahil olması gibi detaylar Rumen Yeni Dalgası’nın son dönem örnekerlerini andırsa da esin kaynağı olarak Roy Andersson filmlerinden, özellikle de Yaşayanlar Üçlemesi’inin son filmi İnsanları seyreden Güvercin (2014) gösterebiliriz. Üçlemede Roy Andersson, bugünün insanını geçmişiyle yüzleştirir; aynı şekilde Mehmet Can Mertoğlu da filminde gerçek tarih ile suni tarihi merkezine alarak seyircisini tarih ile yüzleştiriyor.

23 Uluslararası Adana Film Festivali: Koca Dünya, Albüm ve Babamın Kanatları Öne Çıktı

Festivalde yarışan diğer filmlerden Tarla’yı seyredemedim. İftarlık Gazoz ve Nadide Hayat’ı ise daha önce vizyona girdiği için biliyoruz ve en azından seyirci ödülü için şansı olan filmler olduğunu söyleyebiliriz. Diğer filmlerin ise ki buna Derviş Zaim‘in son filmi Rüya‘yı da dahil ediyorum, herhangi bir kategoride şansı olduğunu düşünmüyorum ancak Rüya’ya bir senaryo ödülü çıkarsa şaşırmam ancak doğru bulmam mümkün olmaz. Bu filmlerin dışında bir de festivale olumsuz anlamda damga vuran Dar Elbise’den söz etmeden geçmek istemiyorum. Irak asıllı, Fransa’da yaşayan ve Votka Limon (2003)’den hatırladığımız Kürt yönetmen Hiner Saleem, Ortadoğu’da geçmesini planladığı, kendisine göre mekansız olarak tarif ettiği bir hikayeyi İstanbul’da, Türkiye’de yaşayan oyuncularla Türkçe çekmeye karar vermiş ve ortaya gerçek dışı bir hikaye çıkmış. Hiner Saleem’in “herhangi bir Ortadoğu ülkesinde” geçtiğini savunduğu ancak 34 plakaların havada uçuştuğu, İstanbul’un farklı mekanlarında hatta hava alanına kadar uzanan sahneleri olan filminde Türkiye insanı çok yanlış şekilde anlatılıyor. Buna ek olarak sinemasal anlamda da, özelilkle oyunculuklar nezdinde son derece yapay bir film Dar Elbise. Ele almaya çalıştığı feminizm ve kadın hakları konusunda ise, eleştirdiği hatalara kendisinin düşmesi ve diğer detayları ise filmin kendisi için yazacağım yazıda daha detaylı değinmek istiyorum; bu noktada festivalin en sinir bozucu 2 saatini Dar Elbise’yi izlerken yaşadığımı belirterek noktalamak istiyorum.

Özetle, bu gece ödüller sahiplerini bulacak. Gönlümden geçen ve en iyi film kategorisinde hak ettiğini düşündüğüm film Reha Erdem’in Koca Dünya’sı. Fakat, Albüm ve Babamın Kanatları’nın da hem en iyi film hem de diğer kategorilerde alacağı hiçbir ödül haksız olmayacaktır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi