2017’ye girmemize birkaç gün kalırken 2016 yılında birbirinden özel ve güzel filmlere tanıklık ettik. Dünya çapında yılın en iyi filmleri listelerini okumaktan keyif alacağımız bu günlerde özel bir liste yapmak istedik. Bazı sahneler kuşkusuz yıllar geçtikçe büyük bir hayran kitlesi kazanıp defalarca izlenerek kült mertebesine erişiyor, bazı sahneler ise yıllarca beklemesine bile gerek kalmadan izleyici tarafından anında sahiplenilebiliyor. 2016 yılında izlediğimiz filmler içinde şimdiden kült niteliği kazandığına ya da gelecekte kült ilan edilebilme potansiyeline sahip olduğuna inandığımız 10 sahneyi derledik.

Toni Erdmann

toni-erdmann-filmloverss

Dünya çapında izleyicilerin, sinema eleştirmenlerinin, yönetmenlerin, oyuncuların “yılın filmi” ilan ettiği Toni Erdmann, özellikle afişinde gözüken ve Cannes prömiyerinde kırmızı halıda kanlı canlı karşımıza çıkan 3 metrelik dev tüylü kostümle ilgimizi çekmişti. Filmde evin içinde çıplak bir şekilde verilen parti sahnesine Toni Erdmann’ın kostümle daldığı an izleyici için kahkaha tufanı, sinemasal bir şok, belki de tüm zamanların en komik çıplak sahnesiydi. Evin içinde bol kahkaha attırarak dışarı çıkıldığı ilk anda izleyiciyi en duygusu yoğun sahneye hazırlayan Maren Ade, defalarca izlenilesi bir sahneye imza attı.

The Wailing

the-wailing-filmloverss

Sinemada birçok şeytan çıkarma sahnesi izlediniz ama iddia ediyoruz ki böylesini görmediniz. Güney Kore sinemasının yükselen yönetmenlerinden Hong jin-Na’nın korku, suç, polisiye, fantastik, gerilim demeden tür kombininde coşan benzersiz filmi The Wailing, paralel kurguyla tam 16 dakika süren, heyecandan ve gerilimden izleyiciyi hipnotize eden bir ritüel ortamında şeytan çıkarma sekansına sahipti. Üstelik tavuk, ateş, bıçak, et, davul, kan, müzik, ateş, mum, kılıç, put, fotoğraf, çivi, boğa ve domuz kafası gibi nesnelerin cirit attığı bu sekansta şeytan ve şeytanı çıkarmak isteyen kişi aynı mekanda bile değildi!

Sausage Party*

sausage-party-filmloverss

Sadece yılın değil, tüm zamanların en cesur ve aykırı animasyonlarından olan Sausage Party, “çocuklar izlemesin” kelimesini en sık duyduğumuz animasyon oldu belki de. A.B.D’de bir sinemada başka bir animasyon öncesinde yanlışlıkla fragmanı gösterilince çocuklar ağlamaya başlamış, aileleri olay çıkarmıştı. “R-Rated” alan ve 18+ harici seçeneği de gözükmeyen animasyonun Türkiye’de vizyona girmesi zaten konuşulmadı bile. Finale doğru tüm yiyeceklerin adeta hardcore bir karnavala çevirerek seks yaptıkları üç dakikalık çok çılgın bir “orgy sahnesi” vardı ki, yanınızda değil çocuk, yetişkin bir insan varken bile şaşkınlığınızı gizlemek elde değildi.

Arrival

arrival-filmloverss

Kelimelerin kifayetsiz kaldığı türden bir sinemasal mucize anı. Denis Villeneuve’un yıla damgasını vuran ve yıllar geçtikçe artarak değerlenecek bilimkurgusundan ileride çocuklarımıza, torunlarımıza anlatmak isteyeceğimiz bir “o an.”

Nocturnal Animals

nocturnal-animals-filmloverss

Tom Ford’un yılın en güçlü filmlerinden birine imza attığı Nocturnal Animals’ın üç dakikalık açılış sahnesi aynı zamanda bir sanat galerisinin açılış anına denk geliyordu. Günümüzde güzel, genç ve alımlı kadınların cinsel bir meta olarak gösterilişine alışık olduğumuz sisteme karşı olarak kilolu ve çıplak kadınların dans edişini bir kutlama edasında gözler önüne seren Ford, toplumun dayatmalarını ortaya çıkaranların esas utanması gereken kişiler olduklarını akıllardan çıkmayacak bir sahneyle ele alıyordu.

Swiss Army Man

swiss-army-man-filmloverss

Yılın Sundance çıkışlı bağımsızlarından Daniels imzalı Swiss Army Man, osuruk ve ereksiyonu bolca kullanarak sanatsal değeri / felsefesi yoğun film de çekilebileceğini kanıtlayan bir çılgınlıktı. Paul Dano’nun ölü ama osuran bir Daniel Radcliffe’ın tepesine çıkarak onu tekne niyetine kullanıp dalgaları aştığı açılış o kadar uçuk ve absürt bir sahneydi ki, kahkaha attık, dumur olduk, neye uğradığımızı şaşırdık. Filmin geri kalanını düşündüğümüzde bu sahne daha başlangıçtı ve yönetmeninin dediği “İlk osuruk sizi güldürecek ama son osuruk sizi ağlatacak” önermesinin hakkını finalde saçma bir şekilde duygulandığımızda verdik.

Allied

allied-filmloverss

Robert Zemeckis’in Notorious güzellemeli 2. Dünya Savaşı’nda aşk ve casusluk gerilimi anlatısı Allied, 50’li yıllardan bir klasik izliyormuş hissiyatı yaratırken Zemeckis’in 2000 sonrasındaki nadir iyi işlerinden birine dönüşüyordu. Film ne kadar klasik anlatılı olsa da çölde arabanın içerisindeki sevişme sahnesini ele alışı oldukça farklıydı. Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın sevişmesini dışarıdan arabayı bir yöne doğru döndürerek kum fırtınası yaratırken, içeriden ise kamerayı hareketin tam tersi yöne doğru çeviren görüntü yönetmeni Don Burgess son derece estetik ve unutulmaz bir an yaratıyordu.

Don’t Breathe

do-not-breathe

Çoğu sinemaseverin de takdir edeceği üzere yılın en iyi gerilimlerinden biri olan Fede Alvarez imzalı Don’t Breathe, görme engelli bir psikopat ev sahibi ile onun evini soymaya çalışan hırsızlar arasında sıkı bir gerilim yaratıyordu. Fakat elektriğin giderek ekranın birkaç dakikalığına siyah beyaza döndüğü, karakterlerin birbirini göremeyerek durumun eşitlendiği ve seyircinin parmak ısırma noktasına gelerek bu gerilim duygusuna ortak olduğu sahne unutulmazlar arasında yerini aldı.

Neruda

neruda-filmloverss

Pablo Larrain şiir gibi bir sinemasal anlatıyla şair adaşı Pablo Neruda’nın hikayesini belki de yılın en çarpıcı kurgu çalışmasıyla anlatırken izleyiciyi salondan büyülenmiş bir şekilde çıkarmayı başarıyordu. Filmden çıktıktan sonra birçok kişi en çok etkilendiği sahnenin Neruda’nın ülkeyi terk etmek için beyaz ceketiyle yolda yürürken arkadan gelen evsiz çocuğun ona seslenmesi ve Neruda’nın ona sarıldığı an olduğunu söylemişti. Filmin içinde çok kısa süren bu an, iki saatlik bir film içerisinde birçok kişinin en unutulmaz anı olabiliyorsa fazla söze gerek yok.

Babamın Kanatları

babamin-kanatlari-filmloverss

Kıvanç Sezer’in ilk filmi olan ve yılın en başarılı yerli filmleri arasına adını yazdıran Babamın Kanatları, işçi sınıfının, emeğin ve insan onurunun yanında olan senaryosuyla Ken Loach’un bu yılki Türkiye şubesiydi. Küpe takan Kürt işçi Yusuf ve türbanlı kadın Nihal’in içlerinde bulunduğu bir grup insanın meydanda Grup Bajar’ın Kürtçe rock müziği Nana çalarken ve Türk bayrağı sallanırken halay çektikleri sahne filmin gri tonlardaki atmosferine kıyasla coşkulu tavrıyla öne çıkıyordu. Parçanın ve sahnenin güzelliği, birlik ve beraberliğe davet eden mesajıyla önemi büyüktü.

*Sausage Party’nin ülkemizde vizyona girmesi olası gözükmüyor. O sebeple, bu sahneyi es geçmek istemedik. 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi