Space Odyssey zamanının ve zamanımızın çok ötesinde bir Kubrick filmi. 

Arthur C. Clarke tarafından yazılmış ve Stanley Kubrick tarafından çekilmiş bu meşhur bilimkurgu filminin bugün seveni kadar sevmeyeni de çoktur; tıpkı gösterime girdiği yıllarda olduğu gibi…

45 yıldır bir çok eleştiriyi, beğeniyi kazanmış içinde milyonlarca gönderme, detay, öngörü, varsayım vs. barındıran yapıt bugün kuşkusuz kategorisinin en iyi filmlerinden biri, belki de en iyi filmi. 

Size kabaca filmden bahsetmeye başlarsam beceremeyeceğim, bunu biliyorum. Çünkü herşeyiyle -teknolojik detaylar, müzikleri, görselleri, kamera çekim yöntemi, hikayesi- içerisinde birçok şeyi barındıran ayrı bir evren. Nitekim, ilgili okullarda da öğrencilerle analizleri yapılan önemli sahnelere de sahiptir bu film. Dolayısıyla fark ettiğim birkaç şey ile bu filme dikkatlerinizi çekmeye çalışacağım sadece. 

Birincisi bu filmin çok üretken bir film olduğu. Öyle ki insanlarda tam bir fikir bombardımanı yaratmış bu film hakkında olduğu kadar farklı yorumlar yapılmış bir film görmedim. Farklı derken olumlu ve olumsuz ayrı bir sınıflandırma; bir de olumlu yorumların içerisinde de yüzlerce farklı fikir… Konu çok genel, herkesle ilgili  bir konu: İNSAN. Dolayısıyla yorum ve sonuç da izleyen insan sayısı kadar oluyor herhalde diye düşünüyor insan. Filmin zeminindeki göndermeler, imgeler, öngörüler, varsayımlar da bunu destekliyor tabi ki. 

İkincisi;  her şeyiyle tam bir tasarım filmi olduğudur. Her film belki bir tasarıdır ama bu öyle değil. Eldeki verileri bu kadar iyi analiz edip de cesaret edip böyle bir film yapmak büyük bir iş bana göre. Dahice planlanmış bu filmi iki üç kelime ile anlatıp mahvetmek istememem de bundandır. Tam bir görsel ve zihinsel ziyafet. Sesin, yerçekiminin olmadığı, insanlığın teknolojide artık son noktalara ulaştığı bir dönemi ve mekanı nasıl anlatırsınız? Nasıl anlatırsınız da  ”2001: A Space Odyssey” gibi bir ün ve başarı elde edebilirsiniz ? 

Üçüncüsü ise o sahne: 

Günümüzden binlerce yıl önce ilk insan bir kemik parçasını araç olarak kullanmayı öğrenir ve bir ilk insanı öldürür. Böylelikle aracı keşfetmesi ile gücü elde eder. İlerleyen sahnede bu güç sembolü olan kemiği havaya fırlatır ve yönetmen bir eş kesme yöntemiyle havadaki kemiği boşluktaki bir uzay gemisi yapar, klasik müzik girer… O sahne dediğimde işte insanlık tarihini 2 saniye ile mükemmel anlatabilen bu sahnedir. Uzun sözün kısası amacım bazı anahtar kelimelerle sizlerde bir ilgi uyandırabilmektir. Aksi halde filmin sihrinin kaçacağı düşüncesindeyim. Ben filmi son anlattığım kemik-insan-uzaygemisi sahnesi ile merak ettim hep. Tanıdığım birçok kişi de bu gibi benzer detaylardan tutundu filme. 

Dileğim zihninize bu şekilde merak kıvılcımları atabilmiş olmaktır. Eğer başardıysam yazı da amacına ulaşmış demektir. 

Herkese iyi seyirler… 

Star Wars Filminden 9 yıl önce yapılmış bu film : 

En iyi görsel efekt 

En iyi senaryo 

En iyi sanat yönetmeni 

En iyi yonetmen olmak üzere 4 Oscar adaylığı almış. 

1991 de ABD Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi veya estetik açıdan önemli” addedilerek, kütüphanenin Amerikan Ulusal Film Kayıt defterine alınmış.

 

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi