Hazırlayanlar: Tolga Demir, Levent Tanıl

Sinemanın büyüsü genellikle filmin açıldığı ilk sahne ile başlar ama final sahnesinin bitimiyle sona ermez. İyi biten bir filmin etkisinin ne zamana kadar süreceği ise belli olmaz. Bazen sinema salonunu terk ederken unutulur, bazen ertesi akşama kadar düşüncelere boğar, bazense bir iki hafta kadar zihinlerimizi kurcalayabilir. Filmleri genellikle sonlarının yarattığı etkiyle hatırladığımız ise bir gerçek. Bu sebepten iyi bir filmden etkileyici bir final beklemek en doğal hakkımız.

Başlamak bitirmenin yarısı olsa da, filmi iyi bir şekilde bitirmek de bir o kadar önemli. Filmler her zaman bir bütün olarak ele alınması gereken eserler olsalar da, izleyici olarak ister istemez gizemli başlangıçlar ve etkili finaller görmeyi arzuluyoruz. Etkili finalleri hak eden ama aksine izleyeni hayalkırıklığına uğratan filmlerin varlığı ise genel üzüntümüzü oluşturuyor. Bu bağlamda 2000’li Yılların En Kötü 10 Film Sonu özel dosyasını sizler için derledik.

Signs (2002)

Night Shyamalan’ın yazıp yönettiği kült eser Signs (İşaretler), uzaylı istilası konulu filmler için bir dönüm noktası oldu demek pek yanlış olmaz sanırım. Shyamalan’ın yönetimindeki filmler arasında da özel bir yeri bulunan İşaretler’in yalnızca yarattığı atmosfer ile makul şüphe uyandırması ve neredeyse hiç uzaylı göstermeden bu şüpheyi çok iyi yönetmesi bu filmin başarısının sırrı. Fakat yönetmen de filmin akışına kendini kaptırmış olacak ki, nasıl bir son ile bitireceği konusunu pek düşünmemiş. Hipnotize edercesine aktardığı hikayesini niteliksiz ve bolca hayalkırıklığı yaratan bir şekilde sona erdirmesi elbette bütün filmi düşürüyor. Macerayı sonlandıran sahneden sonra hiç gerçekçi olmayan kapanış sahnesi ise daha da kötü bir yere sürüklüyor. İşaretler, ne yazık ki Shyamalan’ın uzun zamandır bir daha yakalamayacağı kadar iyi bir malzemeye sahip ve bunu genel olarak iyi kullanan bir film ama artık yönetmenin alıştığımız hayalkırıklıklarına iyi bir örnek olarak sona ermesiyle akıllarda yer ediyor.

Planet of the Apes (2001)

Tim Burton’un kariyerindeki kötü işlerden olan Planet of the Apes (Maymunlar Cehennemi), Burton’un filmi kendi karanlık evrenlerine yaklaştırmak istemesinden muzdarip. Maymunlar Cehennemi’ninşahsına münhasır, özgün evreni pek çok alt metin barındırırken bilimkurgunun bütün nimetlerinden de yararlanıyor. Tim Burton 1968’de çekilen orijinal filmi farklı bir zamanda uyarlamaktansa yalnızca belli koşulları değiştirmeyi tercih etmişti. Bu değişiklikler film içerisinde yer yer eğreti dursa da, filmin sonuna doğru ilerlerken sahiden merak uyandıran bir gizem yaratmayı başarmıştı. Zamansal denklemleri kullanarak bir son tasarlamak isteyen Burton, bu konuya odaklanırken filmin asıl iskeletini oluşturduğu unsurları es geçiyor. Hal böyle olunca da ortaya temposu düşük ve uyandırdığı merakı doğrudan çöpe atan başarısız bir final çıkıyor. Kapanış sahnesinde ise paralel evrenler arası bir seyahatin ardından tamamen alakasız bir durumla karşı karşıya bırakıyor bizi. Tim Burton, son anda yarattığı bu anlamsız soru işaretleriyle belki bir şans hakedebilecek bu filmi hayalkırıklığıyla kapatıyor.

1 2 3 4 5
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi