Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

12 Ağustos’ta vizyona girecek olan Woody Allen’ın son filmi Café Society, yayınlanan görselleri ve fragmanıyla beraber aşkın muazzam bir temsilini ortaya koyuyor gibi gözüküyor. Biz de vizyonda Café Society’i izlemeden önce aşkı tekrar görmek için aşkı en iyi anlatan filmlerden bir derleme hazırladık; karşınızda 2000’lerden mutlaka izlemeni gereken 12 aşk filmi! 

İnsanlık için aşk her zaman tarifi en zor duygular arasında gelir ve aynı zamanda en çok tarif edilmek istenen duygular içerisinde yer alır. Hüznün getirdiği göz yaşının karşısında yer alan mutluluk kahkahalarının birleştiği nokta olan aşk, söze gelirken çoğu zaman anlamı içerisinde farklılaşır. Söze gelemeyen bu duygu insanın karşısındakinin gözlerinde, dudakların ve çizgilerinde size kendini gösterir. Bu ortaya çıkan kıvılcım her daim bize masallarda öğretildiği gibi ‘sonsuza kadar mutlu yaşadılar’ konseptinde varlığını sürdürmez her zaman bir tesadüf zinciri içerisinde düşe kalka ilerler. Pembe dizilerin abartarak bize verdiği entrikalar, yanlış anlamalar, parçalanmalar gerçek hayatta da bir şekilde kendini gösterir aşkın içerisinde. Çünkü aşk tam da böyledir, biraz masalsıdır biraz pembe dizidir. İçine aldığı insanları değiştirir, birbirine mahkum ederken birbirine bağlayıp başka yönlere gitme zorunda bırakır. Tarifi olmayan bu tesir bir şekilde temsil edilmek istendiği anda ise ortaya bir kaos çıkar çünkü kimse tam olarak neyi temsil edeceğiniz bilmez. Ancak sinema tarihinde bazı filmler vardır ki bu bilinmezliği temsil eder ve aşkın bir kısmını ele alıp izleyiciye ne hissedeceği konusunda kafa karışıklığını vererek tam da aşkın nasıl hissettirdiğini gösterir. Biz de bu kafa karışıklığı içerisindeki aşkın tanımsız tanımları olan 12 aşk filmini derledik ve 2000’lerden mutlaka izlemeniz gereken filmlerin bir listesini ortaya çıkardık.

2000’lerden Mutlaka İzlenmesi Gereken 12 Aşk Filmi!

Faa yeung nin wa – In the Mood for Love (2000)

in-the-mood-for-love-filmloverss

Yıl 1962, yer Hong Kong. Chow Mo-Wan isimli bir gazeteci karısıyla beraber kalabalık içerisinde kaybolacakları bir apartmana taşınırlar. Öte yandan bir başka hikayede de sekreter olarak çalışan Su Li-zhen kocasıyla beraber yine aynı kalabalıklar içerisinde kaybolunan apartmana taşınır. Bir süre sonra Chow ve Su çok yakın arkadaş olurlar, günlük ritüellerinin çoğunu beraber yapmaya başlarlar. Fakat eşlerinin ilişki yaşadığını öğrenen Chow ve Su acının ve nefretin karmaşasında yine en yakınları olurlar. Kar-wai Wong tarafından yazılan ve yönetilen In the Mood for Love renkleriyle ve karakterlerin jestleriyle duyguların bedensel aktarımında şairane bir tablo ortaya çıkarıyor. Işığın, gölgenin, varlığın, yokluğun ve paralelliklerin unutulmaz müzikler ile bezendiği bu görsel şölen, şiirsel bir anlatıya sahip olan film; duyguların insanın içinden göğe yükselmesini sağlıyor ve bu yükseliş ile beraber aşkın doğasından çıkıp aşkı arıyor ve yeniden aşkın içerisinde aşkı anlatıyor.  

Y tu mamá también (2001)

y-tu-mama-tambien-filmloverss

Üç kişinin bir yolculuk hikayesi olan Meksika yapımı filmde iki genç erkeğin büyümesinin bir ülkenin içerisinde olduğu durum ile paralel anlatımında görüyoruz. İki genç babalarının farklı yerlerden gelmelerine aldırış etmeden bir yolculuğa çıkarlar ve bu yolculuğa yanlarında yirmili yaşların sonunda olan bir kadın da dahil olur. Artık bu yolculuk bu iki genç için bir büyüme hikayesi ve değişim hikayesidir. Tıpkı dış sesin anlattığı ülkedeki değişim gibi gençler de yaşadıklarıyla beraber değişime mahkumdurlar. Seksin ve kendilerinin sınırsızlığını keşfeden gençler seksi anlayacaklardır ancak bununla beraber içlerinden gelen bir duygunun da tadına bakacaklardır. Alfonso Cuarón tarafından yönetilmiş olan filmin başrollerinde Diego Luna, Gael García Bernal ve Maribel Verdú izleyici karşısına çıkmıştır. Y tu mamá también’de üç kişi, üç farklı hikaye ve arzuyla beraber kesişen yol içerisinde kendi varlığını sürdürür ve bu yol içerisinde izleyici onların içinden kopan aşklara tanıklık eder.

Elsker dig for evigt – Open Hearts (2002)

open-hearts-filmloverss-2

Dogme 95 akımının örneklerinden biri olan ve yönetmenliğini Susanne Bier’in yaptığı başrollerinde Mads Mikkelsen, Sonja Richter, Nikolaj Lie Kaas ve Paprika Steen’in yer aldığı film Elsker dig for evigt – Open Hearts, hayatın her daim değişen denklemlerden oluştuğunu ve bu denklemler içerisinde hayatın sabit bir akışının olmadığını gösteren, kanıtlayan bir filmdir. Hayatın akıp giden zamansallığında bir plan yapılmaması ve bir şeylerin umulmaması gerektiğini hiçbir acıyı yüz üstüne çıkarmadan bütün doğallık akışıyla aktaran filmde iki çiftin hayatındaki bir anlık akışı izliyoruz. Evlilik hazırlıkları yapan bir çift ile yıllardır evli olan bir çiftin yollarının kesişmesiyle beraber birçok bilinmeyeni olan bir denklemin hayat tarafından yeniden yazıldığına tanık olduğumuz filmde dört kişinin bir ilişki ağı içerisinde nasıl kimlikler sahiplendiklerini ve bu yeni sıfatlar ile hayatın içerisinde nasıl yol aldıklarını izliyoruz. Bu yollar içerisinde de aşka bambaşka bir gözle ve algıyla bakıyoruz, aşkı hissediyoruz.

Twentynine Palms (2003)

twenty-nine-palms-filmloverss

Bruno Dumont tarafından yazılmış ve yönetilmiş olan film Twentynine Palms beden ile beraber duyguların da yıpranmasını, sadece beden üzerinden ve fondaki uçsuz bucaksız durgunluğu kameranın gözünden izleyiciye yansıtmasıyla beraber aktarıyor film. Filmin oyuncuları Yekaterina Golubeva ve David Wissak canlandırdıkları bedenler ile izleyiciye iki bedenin yakın olmasından yola çıkarak bu bedenlerin yakınlığından doğan duyguların ne denli gerçekçi ve ne denli tanımlara uygun olduğunu sorgulatıyor. Filmin karakterleri olan David ve Katia kendilerini insanlığın dışında doğa ile iç içe oldukları bir durumda buluyorlar. Bu ikilinin yollarının kesişmesiyle ve David’in çekmeyi amaçladığı fotoğrafları çekmeye çabalarken bedenlerinin uyanışlarına izleyici gözleri tanıklık ediyor. İki bedenin arzu ile her an sevişme isteği duymasıyla beraber, iki bedenin en yakın hallerinden en uzak halleri ortaya çıkıyor ve aşkın beden arzuları ile bir araya geldiğindeki soru işaretleri beyazperdede ortaya çıkıyor.

Brokeback Mountain (2005)

brokeback-mountain-filmloverss

Brokeback Mountain filmi iki erkeğin birbirlerine hiçbir şey beklemeden ve hiçbir şey söylemeden sevmesinin ve bununla toplumun tüm kurallarına karşı üzerlerinde hissettikleri ağırlık ile yapmalarını, birbirlerinin kollarında huzuru bulmalarının eşlik etmesiyle beraber izliyoruz. İki tane para kazanmak amacıyla ve belki de zincirlerinden uzaklaşmak amacıyla çobanlık yapan erkeğin bir dağda hayvanlar ile geçirdikleri bir kışın altında soğuğun içinde ama tüm toplum soğukluğunun ve katılığının dışında birbirlerine dönerek nasıl içlerini açtıklarını ve ölüm ile her daim burun buruna yaşamanın ve kendini içinde susturup olmanı istediğin kişi olmak ile imtihan vermelerini görüyoruz. Tüm kaçış noktalarının ise birbirlerinde bulan iki erkeğin hikayeside aşk hüzün ile aynı şeye dönüşüyor. Ang Lee tarafından yönetilen ve Annie Proulx’un kısa hikayesinden uyarlanan filmde aşkı, aşık olmayı muazzam bir şekilde anlatan iki adama  Jake Gyllenhaal ve Heath Ledger hayat veriyor.

Byôsoku 5 senchimêtoru – 5 Centimeters Per Second (2007)

5-centimetres-per-second-filmloverss

Makoto Shinkai tarafından yönetilmiş film bir hayat hikayesinin belirli zamanlara değinen gerçekçi bir şekilde tesadüflerin ve duyguların anlatıldığı yapımdır. Film üç kısımdan oluşmaktadır bunlar; The Chosen Cherry Blossoms, Cosmonaut ve 5 Centimeters per Second’dır. Bu üç kısım üç farklı kişinin bakış açısıyla anlatılır. İlk kısmın gözü Takaki’dir. Takaki hep taşınmak zorunda kalmıştır ama küçük bir çocukken en yakın arkadaşı olan ve aslında ilk aşkı olan Akari’yi unutmamıştır. İlk kısım Takaki’nin gözünden aşık olmayı ve büyümeyle bunu içinde hep taşımayı anlatır. İkinci kısım Takaki’ye aşık olan Sumita’nın gözüdür ancak Takaki için artık aşk kavramı sadece mekanik bir kariyer, iş ve dünyasallık üçgenine girmiştir. Üçüncü kısım da Akari tarafından anlatılmaktadır. Bu üç kısım ile üç kişinin duyguları anlatılmaya çalışılırken aynı zamanda büyümenin ve değişmenin içerisindeki değişmeyen duygular izleyiciye aktarılır. Filmde aşk bir anlık karşılaşmanın her şeye bedel olmasıdır.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi