16-26 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek olan 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’ne geri sayım başladı! Festivale sayılı günler kala, bizi bekleyen bölümleri anlatan tanıtım videolarını hatırlayalım.

İş Bankası Maximum Kart’ın 5. kez ana partnerliğinde düzenlenecek 16. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 16-26 Şubat 2017 tarihlerinde İstanbul’da, 2-5 Mart 2016 tarihleri arasında ise Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek. !f İstanbul bağımsız sinemanın en iyilerini, yılın çok konuşulan ve bol ödüllü filmlerini sinemaseverlerle buluştururken, !f music filmleri ve etkinlikleriyle müzik tutkunlarının odağı olacak, !f Yarın ile sanal gerçeklik dünyasının sınırsız dünyasına sürükleyecek, dijital yayın ağı !f ² ile de 32 farklı kente !f filmlerini götürecek. Keşif Yarışması’ndan Galalar’a; Aşk & Başka Bi’ Dünya’dan Oyun’a; Sanat Hayat İçindir’den Özel Gösterimlere birçok bölüm ile izleyiciye birbirinden başarılı yapımları sunacak olan !f İstanbul’u keşfetmeye hazır mısınız?

16. !f İstanbul Bölümleri ve Tanıtım Videoları!

Keşif Yarışması

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin onuncu yılına giren Keş!f Uluslararası Yarışması, yılın ilham veren yönetmenini aramaya devam ediyor. İlk ya da ikinci uzun filmini yönetmiş yönetmenlerin filmlerinin yarıştığı Keş!f bölümünde, ABD, Almanya, Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İran, İsrail, Kanada, Katar, Mısır, Peru, Polonya, Tayland’dan toplam 9 film, 10.000 A.B.D. Doları değerindeki Keş!f Ödülü için jüri karşısına çıkacak. Keşif Bölümünde; Alman yönetmen Nele Wohlatz’ın AFI Fest’ten Büyük Jüri Ödülü’nü, Locarno’dan da En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan yaratıcı aşk filmi “The Future Perfect/Miş’li Gelecek Zaman”; Anocha Suwichakornpong’un politik ve şiirsel bir dünya yarattığı ikinci uzun kurmacası “By the Time It Gets Dark/Karanlık Çöktüğünde”; İsrail’in Frances Ha’sı olarak gösterilen filmi “People That are Not Me/Kimse Benzemez Bana”;Küçük Deniz Kızı masalının tuhaf ve karanlık modern versiyonuyla seyirciyi şoke eden filmi “The Lure/Deniz Kızlarının Şarkısı” gibi yapımlar dikkat çekiyor.

Aşk & Başka Bi’ Dünya

2 yıl önce başlayan ve festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri olan Aşk & Başka Bi’ Dünya bölümünün bu yıl da filmleri göz dolduruyor. Tali Shemesh ve Asaf Sudry’nin İsrail’de bir otobüs garına yapılan saldırıyı tanıkların gözünden anlatan belgeselleri “Death in the Terminal/Garda Ölüm”, Türkiye’den Serkan Çiftçi’nin Mersin’de kurulan Yedi Renk Derneği’nin mücadelesini konu alan “Gacı Gibi”; Arap Baharı’ndan günümüz Suriyesine uzanan hikâyeyi birinci elden tanıklarıyla anlatan sarsıcı film “The War Show/Savaş Şovu” ve Polonyalı Paweł Łoziński’nin bir anne kız arasındaki ilişkiyi terapi seansları üzerinden anlatan filmi “You Have No Idea How Much I Love You/Seni Ne Kadar Sevdiğimi Bir Bilsen“i bu kategorinin yapımlarından sadece birkaçı.

Galalar

Galalar bölümü, Toronto’dan Venedik’e, Cannes’dan Sundance’e, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş, yılın en çok beklenen filmlerini seyirciyle buluşturuyor. Ang Lee’nin Kristen Stewart, Chris Tucker, Garrett Hedlund ve Vin Diesel gibi isimleri buluşturduğu, sinema tarihinde ilk kez uygulanan yeni bir teknoloji kullanarak ultra-yüksek kare hızıyla çektiği son filmi “Billy Lynn’s Long Halftime Walk/Billy Lynn’in En Uzun Yürüyüşü”; Kelly Reichardt’ın, Michelle Williams, Kristen Stewart, Laura Dern ve özellikle Lily Gladstone’un muhteşem oyunculuklarıyla da çok konuşulan son filmi “Certain Women/Mutlak Kadınlar”; bağımsız sinemanın en önde gelen yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater’ın 80’lerde kolejli beyzbol oyuncusu bir grup gencin çılgın ve eğlenceli hayatını anlattığı son filmi “Everybody Wants Some!!/Herkes Biraz İster!!”; Danimarkalı kadın yönetmen Lone Scherfig’in Gemma Arterton ile Sam Claflin’i başrole taşıyan romantik komedisi “Their Finest/Aşkın Çekimi”; bir yeryüzü cennetinde yaşanan büyük bir aşkın gerçek hikâyesini anlatan büyüleyici ve dokunaklı “Tanna”; Sarah Adina Smith’in Rami Malek’in başrole taşıdığı ve Kubrick’in Shining/Cinnet’i ile karşılaştırılan gerilimi “Buster’s Mal Heart/Buster’ın Hasta Kalbi”; İskandinavlara has bir mizahi yaklaşımla dikkat çeken “Welcome To Norway/Norveç’e Hoşgeldiniz”; Rebecca Hall’un yılın en iyi performanslarından birini verdiği “Christine”; Sônia Braga’nın eşsiz performansıyla hafızlara kazınan son filmi “Aquarius” v Natalie Portman ve Lily-Rose Depp’i buluşturan büyüleyici fantastik filmi “Planetarium” !f İstanbul Gala bölümünün önemli yapımlarından… Galalar bölümünün Türkiye’den konuğu ise, Reha Erdem’in Koca Dünya’sı. Ayrıca festivali Barry Jankins imzalı Moonlight açarken, festivalin kapanışını ise Trainspotting’in devam filmi T2: Trainspotting yapacak.

!f Music

İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenen !f music, bu yıl altıncı yaşını kutluyor ve !f İstanbul’un “İyileştiren Şeyler” temasından aldığı ilhamla #ŞifaOlsun mottosuyla yola çıkıyor. • !f music bu yıl da yılın beklenen müzik filmlerini buluşturuyor. Bunlardan ilki, efsanevi The Rolling Stones’un 2016 turnelerinin son ayağı olan Havana konserinin perde arkasını anlatan “The Rolling Stones Olé Olé Olé!: A Trip Across Latin America/The Rolling Stones: Latin Amerika’da Bir Yolculuk Hikâyesi”; bölümün merakla beklenen bir diğer filmi ise ikonik İngiliz rock grubu Oasis’in inanılması güç yükselişini konu alan “Oasis: Supersonic”; müzikseverler !f music’te ayrıca; gelmiş geçmiş en ünlü rock fotoğrafçısı, şair ve saykedelik kâşif Mick Rock’ın hayatına ve anılarına daldığımız, David Bowie, Syd Barrett, Blondie, Queen, Lou Reed ve Iggy Pop gibi arkadaşlarının artık ikonlaşmış fotoğraflarının nasıl çekildiğinin hikâyesini de dinlediğimiz “Shot! The Psycho-Spiritual Mantra Of Rock/Klik! Rock’ın Ruhani Mantrası”; dünyaca ünlü müzisyen İlhan Erşahin tarafından East Village’da kurulan ve New York’un müzik kültürünü etkilemiş aynı adlı underground caz kulübünün hikâyesini anlatan “Nublu”; İran hükümetinin baskıcı tutumlarına rağmen kendi müziklerini yapma ve albüm yayınlama mücadelesindeki iki genç DJ, Anoosh ve Arash’ın ilham verici hikâyeleri “Raving Iran/İran’da Rave”; 80’lerin sonlarında melodik metal tınılarıyla ve şaşaalı giyimleriyle Japonya’da müzikal bir devrim başlatan, 1997 yılında, başarının zirvesindeyken dağılmalarıyla geride milyonlarca üzgün hayran kitlesi bırakan kült müzik grubu X Japan’ın müzikleri kadar sıradışı hikâyelerini perdeye taşıyan “We Are X/Biz X’iz”i de izleme şansı yakalayacak.

Oyun

‘Oyun’, bu yıl da kaçık bilimkurguları, tuhaflığıyla büyüleyen kült adayı filmleri, gerçeküstücü fantastikleri bir araya getirerek sinemaseverlerin en çok ilgi gösterdiği bölümlerden biri olmaya devam ediyor. Bölümde !f’çileri karşılayacak filmlerden bazıları ise; Aşık olmaktan korkan bir adamın hayal ile gerçekliğinin birbirine karıştığı hayatını anlatan, eleştirmenlerce “Amelie” ile karşılaştırılan filmi “Aloys/Aloys: Âşık Olamayan Adam”; Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın İspanyolca çevirisi üzerinde çalışmak için bir konuk sanatçı programının davetlisi olarak New York’a giden Arjantinli genç bir tiyatro yönetmeninin yaşadıklarını konu alan ve Shakespeare esintilerini günümüz New York’una taşıyan “Hermia & Helena”; bir büyüme hikâyesini oğul-baba ilişkisi üzerinden anlatan, Sundance’ten iki ödül birden alan ve geçen yılın en ilgi gören bağımsızlarından sayılan “Morris From America/Amerikalı Morris”; Rus yönetmen Ivan I. Tverdovskiy’nin tuhaf, rahatsız edici ve bir o kadar büyüleyici gotik masalı “Zoology/Hayvanoloji”; Anna Biller’ın 1960’lar kötü romanları estetiğini kullanarak bu kez cadı ve femme fatale karakterleri kendi üslubuyla yorumladığı son şaheseri “The Love Witch/Aşk Cadısı

Sanat Hayat İçindir

David Lynch’ten Marina Abramović’e, Maya Angelou’dan Franca Sozzani’ye, sanat, edebiyat, moda ve sinema dünyasının ikon isimlerini bir araya getiriyor. 16 Şubat’ta başlayacak !f İstanbul’da ‘Sanat Hayat İçindir!’ bölümünde gösterilecek filmler, hayran olduğumuz sanatçıların hayatlarına daha yakından bakmak için bulunmaz bir fırsat! “Eraserhead”, “Twin Peaks”, “Blue Velvet” ve 21. yüzyılın en iyi filmi seçilen “Mulholland Drive” gibi klasiklerin yaratıcısı David Lynch’in hayatına dair bugüne dek yapılmış en kapsamlı belgesel olan “David Lynch: The Art Life/David Lynch: Yaşama Sanatı”, Marina Abramović’in kişisel şifa ve ilham arayışı içinde Brezilya’da kutsal ritüellerin peşine düşmesi ve bu yolculuğun yaratıcı sürecini nasıl da açığa çıkardığını konu alan “The Space in Between: Marina Abramović and Brazil/Marina Abramović Araf’ta”, Afroamerikan yazar ve şair Maya Angelou hakkında yapılmış ilk film olan “Maya Angelou And Still I Rise/Maya Angelou: Yine de Ayağa Kalkarım, Vogue İtalya’nın efsanevi şef editörü Franca Sozzani’nin oğlunun gözünden ilham verici portresini sunan “Franca: Chaos and Creation/Franca: Kaos ve Kreasyon” ve genç kadınlara destek olmak için başlattığı eylemle tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çeken kadın aktivist Ye Haiyan’ın mücadelesini konu alan “Hooligan Sparrow/Holigan Serçe” belgeseli bu bölümün filmlerinden…

Yaratıcı Belgeseller

!f İstanbul’un bu yıla özel hazırladığı yeni bölümü “Görme Biçimleri: Yaratıcı Belgeseller”, belgesel sinemanın gerçeklikle olan ilgisi ve algısıyla oynayan, yaratıcı belgesellerle karşımızda! Gary adlı sıradan bir adamın YouTube hesabını takip ederek yarattığı ve belgesel filmciliğin sınırları konusunda tartışmalar yaratan filmi “Fraud/Sahte”; Gerçek aşka dair mitleri kırarak, aşk kavramını kafamızda yeniden şekillendirmemizi sağlayan “LoveTrue/GerçekAşk”; Şiir dünyasının unutulmaz iki şairi Paul Celan ve Ingeborg Bachmann’ın yirmi yıla yakın bir süre boyunca süren mektuplaşmalarının iki oyuncu tarafından canlandırılmasını anlatan “The Dreamed Ones/Kalp Zamanı: Ingeborg Bachmann – Paul Celan Mektuplar”; Michal Marczak’a Sundance’te Dünya Belgeselleri dalında En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran, muazzam kamerasıyla partilerin, şehrin ve sabaha sarkan konuşmaların arasından geçerek bizi uykuyla uyanıklık arasında bir deneyime ortak eden filmi “All These Sleepless Nights/Uykusuz Her Gece” ve İtalyan sanatçı Yuri Ancarini’nin Katar çölünden muhteşem bir mekân yarattığı ve Katarlıların sıradan alışkanlıklarını eşsiz görüntüler eşliğinde sunduğu filmi “The Challenge/Mücadele” Yaratıcı Belgeseller bölümünde !f’çilerin karşısına çıkıyor.

Özel Gösterimler

!f İstanbul’un usta yönetmenlerin son filmlerini ya da kült işlerini gösterdiği Özel Gösterimler bölümü bu yıl, değişen dünyanın değişen hallerine tanıklık etmemizi sağlayan 3 özel filmi konuk ediyor.  Quebec’te devrim sonrası bir dünyayı hayal eden, 3 saate yaklaşan süresine rağmen, şiirselliğiyle büyüleyen ve seyirciyi hiç bitmesin isteyeceği bir dünyaya davet eden “Those Who Make Revolution Halfway Only Dig Their Own Graves/Devrimi Yarıda Bırakanlar Kendi Mezarlarını Kazarlar”;  Çağdaş sanatçı Johan Grimonprez’ın gözünden uluslararası silah ticaretinin karanlık arka planına bir yolculuğa çıkaran “Shadow World/Paravan Dünya”; Zamanımızın en orijinal yönetmenlerinden biri olarak görülen Bill Morrison’ın elli yıldan uzun bir süredir kayıp olan ve Kanada’nın Yukon bölgesindeki eski bir yüzme havuzunda bulunan 1910 ve 1920’lerden kalma 533 filmin hikâyesini Sigur Rós’dan Alex Somers’in hipnotize edici müzikleri eşliğinde anlattığı büyüleyici son filmi “Dawson City: Frozen Time/Dawson City: Donmuş Zaman”, sinefillerin kaçırmaması gereken filmlerden!

Karanlık & Köşeli

Yaratıcılığa ve deneyimlere açık sinemaseverlerin !f alanı “Karanlık & Köşeli” bölümünde bu sene de, karanlık ve rahatsız edici yapımlardan senenin en çok konuşulan fantastik ve avangart filmlerine, seyircinin ‘görme biçimleri’ni altüst eden, algının kapılarını sonuna kadar açmayı hedefleyen filmler toplanıyor. Bölümde yer alan filmlerin arasında; Japon pink film (Pinku eiga) endüstrisine bir hiciv “Anti-Porno”; Japon yönetmen Tetsuya Mariko’nun Fight Club/Dövüş Kulübü ve Clockwork Orange/Otomatik Portakal’la karşılaştırılan, şoke edici sahneleriyle heyecan uyandıran son filmi “Destruction Babies/Yıkım Bebekleri”; bilimkurgu, paralel evrenler, İngiliz su kanallarının karanlık geçitleri ve bol miktarda mizah barındıran son filmleri “The Darkest Universe/Paralel Evren”, Michael O’Shea’nın ilk yönetmenlik denemesiyle Cannes’da Altın Kamera ve Belirli Bir Bakış ödüllerine aday gösterildiği, eleştirmenlerce Let the Right One In ile birlikte anılan vampir draması “The Transfiguration/Dönüşüm ve daha birçok yapım yer alıyor.

Ev

!f İstanbul’un, Türkiye sinemasının son bir yılını mercek altına alan ve alternatif sesleri bir araya getiren Ev bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle:  Geçen yıl Gizli adlı yaratıcı filmiyle Keş!f ve SİYAD jürisi tarafından En İyi Yönetmen seçilen Ali Kemal Çınar’ın yazıp yönetip ve oynadığı, sıradışı bir süperkahraman hikayesi anlatan komedi “Genco”;  Edoardo Malvenuti’nin yağlı güreşçi ikiz kardeşlerin hayatlarına yakından tanıklık eden samimi belgeseli “Güreş”;  Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuş Udi Hrant Kenkulian’ın ve 1930’lu yıllarda yıkılan Pangaltı Ermeni Mezarlığı’nın izlerini günümüzdeki kalıntıları üzerinden süren “Her Gün Bahar Olmuyor”;  ‘Denizlerin canavarı’ olarak efsanelere konu olmuş lüferin hikâyesini, muhteşem sualtı çekimleri, balıkçılar, aktivistler ve konuyla ilgili diğer kişilerle anlatan “Lüfer”; Yalnızca ailelerinin anlattıkları hikâyelerden bildikleri ve hiç görmedikleri İzmir üzerine hayaller kuran iki arkadaşı konu alan “Ismyrne/İzmir”; 1975 yılında İmralı Hapishanesi’nden kaçtıktan sonra Amerika’ya dönüp şöhreti yakalayan, Oliver Stone’un senaryolaştırdığı ve Alan Parker tarafından çekilen Midnight Return/Geceyarısı Ekspresi ile uzun yıllar Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Billy Hayes’in yıllar sonra Türkiye’ye gelişini konu alan “Midnight Return: The Story Of Billy Hayes And Turkey/Geceyarısı Ekspresi’ne Dönüş: Billy Hayes ve Türkiye’nin Hikâyesi”.

Gökkuşağı

f İstanbul’un ilk yılından beri, sevmekten korkmayanların ve gökkuşağının altında hepimize yer var diyenlerin filmlerini buluşturduğu “Gökkuşağı” bölümünde izleyeceğimiz filmler ise şöyle: Tamamen kadınlardan oluşan bir ekiple hayata geçirilen “Below Her Mouth/Dudağının Altında”; Justin Kelly’nin James Franco ve Christian Slater’ı başrole taşıdığı kara filmi “King Cobra”; So Yong Kim’in Riley Keough ve Jena Malone gibi iki harika kadın oyuncunun hayat verdiği karakterler üzerinden özlem, yoksunluk, anlayış ve aşka dair sarsıcı anları konu alan filmi “Lovesong/Aşkşarkısı”; İrlanda eğlence hayatının en tanınan ismiyken bir anda ülkenin kaderini değiştiren bir aktiviste dönüşen Panti Bliss, nam-ı diğer Rory O’Neill’ın hikâyesini konu alan, ilham verici belgesel “The Queen of Ireland/İrlanda Kraliçesi”; “Looking” ile tanıdığımız Russell Tovey’in başarılı oyunculuğuyla övülen, Ben A. Williams’ın ilk yönetmenliyle BAFTA Film Ödülleri’ne aday gösterildiği filmi “The Pass/Pas ve Gol”.

!f Kült

!f İstanbul’un sinema tarihinin gizli hazinelerini gün ışığına çıkardığı !f kült bölümünde bu yıl üç klasik var! John Waters’ın Divine başta olmak üzere David Lochary, Mary Vivian Pearce ve Mink Stole gibi vazgeçemediği oyuncularını başrole taşıdığı, 1970’lerin başında tüm sınırları ihlal eden ve uzunca bir süredir kayıp olan filmi “Multiple Maniacs/Masmanyaklar”;  David Lynch’in 90’ların başında tüm dünyayı ekranlara kilitleyen ve Nisan ayında yeni sezonunu beklemeye kilitlendiğimiz kült televizyon dizisi “İkiz Tepeler”in 1992 tarihli sinema filmi “Twin Peaks: Fire Walk with Me/İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü” ve !f İstanbul’un Kapanış Filmi de olan T2 Trainspotting’in 20 yıl öncesini anlatan, Danny Boyle klasiği “Trainspotting”, yenilenmiş kopyasıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da seyirciyle buluşacak.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi