Her yıl kadınların deneyimlerini, ürettiklerini ve düşlerini sinemayla, yine sinemada paylaşan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 14. yolculuğunda Kadın Dayanışması Yaşatır diyor. Bu yıl festival programında 30 dilden 70’i aşkın film yer alıyor. 12 Mart’ta İstanbul’da başlayacak olan festival Hatay, Adana, Bodrum, Mardin, İzmir ve Van olmak üzere yedi farklı şehirde seyircisiyle buluşacak.

Festival bu yıl da yeryüzünün dört bir yanından kadınları, umutsuzluktan umut çıkaran filmleri ve atölye, panel, söyleşi gibi etkinliklerle sözlerini buluşturacak. Festivalde her yıl yer alan Kadınların Sineması, Kendine Ait Bir Cüzdan ve Cins-Cinsiyet-Cinsiyetler gibi bölümlere ek olarak bu yıl Kadın Dayanışması Yaşatır, ♀ Video-Art Seçkisi, Kadınlar Vardır bölümleri yer alıyor. Ve toplu gösterimler: Fas’tan İran’a uzanan coğrafyadan kadınların perde alacağı Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Kadınların Sineması Toplu Gösterimi ve 5 Ekim 2015 günü aramızdan ayrılan, feminist sinemanın ustalarından Belçikalı yönetmen Chantal Akerman Toplu Gösterimi: Chantal Hakkında Her Şey.

Bunca ilgi çekici filmin içerisinden ne izleyeceğinize hâlâ karar verememişseniz sizler için festivalin Kadınların Sineması, Kendine Ait Bir Cüzdan, Cins-iyet-ler ve Kadın Dayanışması Yaşatır bölümlerinden mutlaka görmeniz gerektiğini düşündüğümüz filmleri derledik. Seçkiyi hazırlarken ülke sinemalarında çeşitliliği özen gösterdik. Sınırlı sayıda filmi dahil edebildiğimiz listemizin dışında kalan filmler de birbirinden dikkat çekici ve izlenmesi gereken yapımlar!

Kadın Dayanışması Yaşatır diyerek erkek şiddetine her koldan mücadele etmenin öneminin bir kez daha altını çizen Filmmor bu yıl da seyircisine keyifli, umut dolu, barış dolu bir festival sunuyor. Herkese iyi festivaller!

14. Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde Kaçırılmaması Gereken 20 Film!

Que Horas Ela Volta (Annemle Geçen Yaz)

que-horas-ela-volta-filmmor-filmloverss

Sinemaya kısa filmlerle başlayan Anna Muylaert önemli Brezilya gazetelerinde film eleştirmenliği yaptı ve 2002 yılında çektiği ilk filmi Durval Discos gibi yedi yıl sonra yaptığı ikinci filmi E Probidio Fumar ile de pek çok ödül aldı. Sundance ve Berlin Film Festivali’nden ödüllerle dönen Brezilya yapımı filmi Que Horas Ela Volta ile dikkat çekici yapımlardan birine imza atıyor Muylaert. Festivalde Kadınların Sineması bölümünde gösterilecek filmin konusu şöyle:

Val 13 yıldır Sao Paulo’da zengin bir evde hizmetçilik ve evin oğluna dadılık yapmaktadır. Kızı Jessica uzakta olduğu için suçluluk duyan Val, Jessica’nın üniversite sınavları için yanına gelmesini ilişkileri için yeni bir şans olarak görür. Ancak mevcut düzeni kabullenmeyen Jessica’nın gelişi evdeki hassas dengeleri bozar.

Artık Hayallerim Var

artik-hayallerim-var-filmmor-filmloverss

İsmini Melek Koydum (2005), Violette Verdy (2006), Öteki Kasaba (2011) gibi yapımlara imza atan Nefin Dinç’in TRT Belgesel Günleri En İyi Belgesel Ödülü’nü kazanan belgeseli Artık Hayallerim Var, “Size bütün dünyaya duyurabileceğiniz tek bir cümle hakkı verseler, o cümleniz ne olurdu?” sorusunun cevabını arıyor. Belgeselde Türkiye’nin altı farklı şehrinden seçilen 72 öğrencinin bu sorunun cevabını arayışına tanık oluyoruz. Sesini duyurmak için mücadele eden bu gençler sinema yapma hevesinin peşinde uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bir avuç azimli gencin kendilerine dayatılan siyah beyaz gerçekliği şık bir hamleyle rengârenk birer sinema perdesine dönüştürme hikâyesi Artık Hayallerim Var.

Inner Land (Duvarların Ardında)

Duvarlarin-ardinda-inner-land-filmmor-filmloverss

Yunan yönetmen Vivian Papageorgiou’nun ikinci filmi olan Inner Land, genç bir öğretmeninin tuhaf bir kasabadaki öğretmenlik deneyimi sonrası değişen dünyasını konu alıyor. Genç bir öğretmen ücra bir kasabadaki tuhaf bir okula tayin edilir. Ancak öğrencilerin ve öğretmenin dünyaları bambaşkadır. Öyle ki saatleri bile birbirini tutmamaktadır. Öğrenciler genç öğretmenlerini yavaş yavaş kendi dünyalarına çekmek için tuzaklar kurmaya başlarlar. Bu tuzaklara ne kadar direnmeye çalışsa da öğretmenin kendi dünyasıyla arasında duvarlar örülmeye başlar…

Pionery-geroi (Devrimciler)

Devrimciler-pionery-geroi-filmmor-filmloverss

Natalya Kudryashova’nın yazdığı ve yönettiği Rusya yapımı Pionery-geroi, Sovyetler Birliği’nde geçen çocukluk düşleri ile bugünün Moskova’sının gerçekliği arasında kalan hayatları beyazperdeye taşıyor. Filmin konusu şöyle:

Küçükken bambaşka hayalleri olan üç arkadaş; Olga, Katya ve Andrey. Mutluluğu bulmak için taşradan Moskova’ya giderler. Çocukluğunda casusların peşinde olmayı hayal eden Olga kötü dizilerde oynayan bir oyuncu olur. Ölümü önleyen ve insanlığı kurtaracak bir hap icat etmeyi hayal eden Andrey politika analisti alanında ilerler. Önder olmak isteyen Katya ise büyük bir halka ilişkiler şirketindedir ve evli bir adama aşık olmanın acısıyla baş etmeye çalışmaktadır.

Unga Sophie Bell (Genç Sophie Bell)

genc-sophie-bell-unga-sophie-bell-filmmor-filmloverss

Üç kısa metrajıyla kariyerine başlayan İsveçli yönetmen Amanda Adolfsson’ın ilk uzun metrajı Unga Sophie Bell, Sophie ve Alice adında iki yakın arkadaşın “gerçek hayata” adım atmalarını konu alıyor. Adolfsson’ın Josefin Johansson ile birlikte senaryosunu yazdığı filmin konusu şöyle:

Yakın arkadaşlar Sophie ve Alice için lise mezuniyetinin ardından “gerçek hayat” başlamaktadır. Bir sonraki adımları Berlin’e taşınmak olacaktır ama işler planladıkları gibi gitmez. Alice gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşun nedenini arayan Sophie, Alice’in izinde Berlin’de bir yolculuğa çıkar. Hayatını değiştirecek bu yolculukta Sophie hayatın keyifli, kendisinin karanlık yanlarını keşfedecektir…

Dignity (Haysiyet)

haysiyet-dignity-filmmor-filmloverss

İlk filmi 2006 yılında çeken ve youtube üzerinden bir milyondan fazla izleyiciye ulaşan İtalyalı yönetmen Monica Mazzitelli, 2013 yılında ise pek çok festivalde kendine yer bulan kısa filmi Midsomar’a imza attı. 2015 yılında çektiği kısa belgeseli Dignity ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Filmin konusu şöyle:

Yönetmenin Mozambik, Chitima’daki kız çocuklarına adadığı film, “O Viveiro” adlı yetimhanedeki 20 kız çocuğunun hayat mücadelesini konu alıyor. Kız çocukları bu sağlıksız kasabada hayatlarını her gün ilmek ilmek örer. Öğrenir, kendilerini keşfeder, geçmişten gelen yaralarını sarmaya çalışırlar. Kız çocuklarının kendi yetenekleri ve güçleriyle kendilerini var etme hikâyesini ele alan film, sadece Afrika’da değil tüm dünyada kadınların hak ettikleri saygıyı görebilecekleri umudunu çoğaltıyor.

Café Nagler (Kafe Nagler)

cafe-nagler-filmmor-filmloverss

İsrailli yönetmen Mor Kaplansky’nin senaryosunu da üstlendiği ilk uzun metrajı olan Café Nagler, yönetmenin ailesinin 1920’li yıllarda sahip olduğu bir kafenin keşfine odaklanıyor. Almanya ve İsrail ortak yapımı olan filmin konusu da şöyle:

Mor Kaplansky, 1920’li yıllarda ailesinin sahibi olduğu Cafe Nagler’in ardında yatan hikâyeyi araştırmak için bir yolculuğa çıkar. Ancak bu yolculukta Cafe Nagler’in büyükannesinin anlattığı kadar ünlü bir kafe olmadığını keşfeder. Filmi heyecanla bekleyen büyükannesine kafenin diğer kafeler gibi Berlin’in tarihinde kaybolduğunu ve kimsenin hatırlamadığını söyleyip, kalbini kırmak istemeyen Kaplansky, Cafe Nagler miti yaratmaya karar verir.

Color Thief (Renk Hırsızı)

renk-hirsizi-color-thief-filmmor-filmloverss

Carlos Saura, Jose Luis Garcia Sanches ve Andres Vicente Gomez gibi ustalarla çalışan ve 2003 yılında Walt Disney’in distirübütörlüğünü yaptığı La Fiesta filminde prodüktör olarak çalışan Violeta Barca-Fontana’nın beşinci kısa filmi olan Color Thief, yaşlı bir ressam olan Lily’nin hikâyesini aktarıyor izleyiciye. Filmin konusu şöyle:

Resim yapmadığında hayatın anlamsız olduğunu ve ölümü işaret ettiğini düşünen Lily 84 yaşında belki de en iyi ve en son eserini yapmaktadır. Sanatçı olmanın ne demek olduğunu yansıtmaya çalıştığı bu eserinde bir rengin eksik olduğunu fark eder… Hiç parası olmadığı için bir an bile tereddüt etmeden ciddi bir karar verir: Yaratmaya devam etmek için tek yol çalmaktır!

An (Umudun Tarifi)

AN-Naomi-Kawase-filmloverss

Çağdaş Japon sinemasının bilinen yönetmenlerinden Naomi Kawase’nin yazıp yönettiği An, 68. Cannes Film Festivali “Belirli Bir Bakış” bölümünün açılış filmiydi. Durian Sukegawa’nın aynı adlı romanından uyarlanan film, içine tatlı kırmızı fasulye ezmesi (An) konulan Japon tatlısı dorayaki satan küçük bir pastanenin işletmecisi Sentaro’nun Tokue ile tanışmasıyla gelişen olayları konu alır. Bir gün yaşlı bir kadın (Tokue), esrarengiz bir şekilde Sentaro’ya dorayaki yapımında yardım etmeyi teklif eder. Bu gizemli yaşlı kadının teklifini isteksizce kabul eden Sentaro’nun, ümitsizce işe aldığı bu kadının, konu An yapımı olunca neler ortaya çıkaracağından henüz haberi yoktur. Tokue, sihirli elleri ve gizemli An tarifi ile ünü dört bir yana yayılan olağanüstü dorayakiler yapar. Sentaro’nun mütevazı küçük pastanesi Tokue’nin sihirli dokunuşu ile artık bambaşka bir yere dönüşmüştür…Zamanla pastacı Sentaro ile yaşlı Tokue, leziz dorayakiler yaparken bir yandan da birbirlerinin kalplerine dokunup, yaralarını sardıklarını fark edeceklerdir.

Dûr e… (Uzak mı…)

uzak-mi-leyla-toprak-filmmor-filmloverss

Belgesel-kurmaca türündeki kendi çalışmaları dışında birçok projede koreograf, dansçı ve yönetmen yardımcısı olarak yer alan Leyla Toprak’ın yönettiği, senaryosunu yazdığı, koreografisini ve yapımcılığını üstlendiği belgeseli Dûr e… Kobanê’deki gerilla kadınların binlerce yılın ataerkil baskısına başkaldırısının yanı sıra bölgedeki savaş sürecine dair tanıklıklarını anlatıyor izleyiciye. IŞİD’e karşı verdikleri eşsiz mücadeleler ile gündeme gelen Kobanê ve özellikle buradaki kadınlar tüm dünyanın dikkatini üzerlerine çekti. Dûr e… de bu coğrafyada yaşanan savaşın yıkıcı etkilerini aktarırken, öte yandan bölgedeki kadınlardan bazılarıyla konuşarak bu başkaldırı ve mücadeleyi gözler önüne seriyor.

Tres Mentiras (Üç Yalan)

uc-yalan-tres-mentiras-filmmor-filmloverss

Pek çok televizyon dizisinde imzası bulunan Ana Murugarren’in yönetmenliğini, Luis Marias’ın ise senaristliğini üstlendiği Tres Mentiras, gerçek bir hikâyeye dayanarak annesinin son günlerinde evlatlık olduğunu öğrenen Violet’in geçmişinin izine düşmesini konu alır. Violet’in gerçek annesini ararken en büyük yardımcısı Kayıp Şahıslar biriminden polis memuru Angel olur. Violet ve Angel, geçmişe yaptıkları bu yolculukta kendilerini Franco rejiminin son yıllarının sürdüğü İspanya’daki bir dairede bulurlar. Bu dairede, bekar olup hamile kaldıkları ve o dönemde bu durum utanç verici sayıldığı için bir arada tutulan, birbirlerinden tamamen farklı olmalarına rağmen arkadaş olan üç kadını tanırlar. Violet kendini, yıllarca gizli kalan bu olayı açığa çıkarmaya adar…

Coria y el Mar (Coria ve Deniz)

coria-ve-deniz-coria-y-el-mar-filmmor-filmloverss

Belgesel ve kısa filmlere imza atan Diana Nava, yazıp yönettiği Coria y el Mar ile objektifini bu kez yetmişli yıllarda Fas’tan Sahra Çölü’ne sürülen ama geri dönecekleri inancını asla kaybetmeyen, hakları için savaşan Sahrawi kadınlarına çeviriyor.

Umutlarını hiçbir zaman yitirmeyen Sahrawi halkına adanan belgeselde, 11 yaşındaki Coria’nın gözünden medyanın yansıttığının aksine okula giden, çalışan, hakları için savaşan, onurlu kadınların hikâyesi anlatılıyor. Coria’nın gözünden hiç görmedikleri “evlerinin” hayaliyle yaşayan Sahrawi kadınlarının hayatlarını yoktan var ediş mücadelesi gözler önüne seriliyor.

La Republique de Fatima (Fatima’nın Cumhuriyeti)

fatimanin-cumhuriyeti-la-republique-de-fatima-filmmor-filmloverss

Pek çok projede kameraman ve kurgucu olarak çalışan Pascale Berson-Lecuyer’in ilk uzun metrajı La Republique de Fatima; Ürdün’den Fransa’ya göç eden, mücadelesinden vazgeçmeyen, düşlerinin peşinden koşan bir kadın olarak Fatima Ezzahra’nın portresini çiziyor.

Fatima Ezzahra, cumhuriyetçi ideallerle Ürdün’den Fransa’ya göç etmiş bir aktivist kadın. Gare du Nord yakınlarında bir arazide, birçok aile gibi izinsiz yaşıyor. Black Thursday üyesi Fatima aynı zamanda feminist topluluk The Cheeky Ones’ın kurucusu ve Fransa’nın sol kanat partisi Front de Gauch’da aktivist. Mücadelesinden vazgeçmeyen, karşısına çıkan zorlukların sorumluluğunu alan, ideallerinin peşinden koşan bir kadın olarak Fatima’nın portresi…

Women in Sink (Kuafördeki Kadınlar)

women-in-sink-iris-zaki-filmloverss

2010 yılında bir süre resepsiyonistliğini de yaptığı otel hakkında yaptığı kısa filmi My Kosher Shifts ile birçok ödül kazanan İsrailli Iris Zaki’nin kamerasıyla bu filminde bir kuaföre konuk oluyoruz.

Film İsrail’de küçük bir kuaförde geçiyor. Yönetmen kuaföre gelen Arap ve Yahudi kadınların saçlarını yıkarken onlarla sohbet ediyor ve onlardan İsrail’de azınlık olmanın zorluklarını dinleyeceğini beklerken bambaşka bir gerçeklikle karşılaşıyor.

Lilou

Lilou-filmmor-filmloverss

Lübnan asıllı yönetmen Rawan Rahim’in yazıp yönettiği Lilou, insanların geçmişlerini görebilme yeteneğine sahip bir kız çocuğunun hikâyesini anlatıyor. Lilou utangaç, hassas ve meraklıdır. Bir gün rüyasında gördüğü bir kadının verdiği kurdele sayesinde insanların geçmişlerini görebilme gücüne kavuşur. Bu durum onu içe kapanıklığından çıkararak yeni maceralara taşıyacaktır.  Yönetmen Lilou filmindeki karakterlerin çizimi ve senaryosu için on yıl çalıştı.

Invoking Justice (Kadınların Adaleti)

kadinlarin-adaleti-invoking-justice-filmmor-filmloverss

Birçok belgeselin yönetmen ve yapımcılığını üstlenen senaryo yazarı, yönetmen ve yapımcı Deepa Dhanraj’ın Altın Conch En İyi Belgesel ve QFX Sineması Jüri Ödülünü kazanan Hindistan yapımı filmi Kadınların Adaleti’nin konusu şöyle:

Köyün ileri gelenleri… Ya da ihtiyar heyeti… Adına ne derseniz deyin karar vericiler hep bir grup erkektir. Hindistan’da bunu tersine çevirmeye çalışan bir grup kadın kendi karar mekanizmalarını kurmak isterler. Girdikleri bu mücadelede erkeklerin karar heyetleri ve polisine nasıl kafa tutacaklar?

No Burqas Behind Bars (Parmaklıklar Ardında Burkasız)

parmakliklar-ardinda-burkasiz-no-burqas-behind-bars-filmmor-filmloverss

Filmlerinde özellikle Orta Doğu ve kadın hakları ile ilgili konuları ele alan Maryam Ebrahimi ile uzun yıllar İran’da gazetecilik yapan, 1984 yılında İsveç’e göç ettikten sonra belgesel yapmaya başlayan, 1987 yılında ise Nima Film’i kuran ve filmlerinde Orta Doğu’ya özgü temalara odaklanan yönetmen Nima Sarvestani’nin birlikte yönettiği İsveç yapımı film Parmaklıklar Ardında Burkasız, dünyanın pek çok yerinde festivalleri dolaşmış ve ödülleri kazanmıştır. Filmin konusu ise şöyle:

Takhar Hapishanesi, 40 kadın, 34 çocuk, dört hücre… Dışarıda burkalı, parmaklıklar arkasında burkasız kadınlar… Afganistan’daki bu hapishanede kadınlar dışarıdaki toplumla hiçbir bağlantıları olmadan yaşıyorlar ve dışarı çıktıklarında ölüm tehlikesi ile karşı karşıyalar. Taliban sonrası Afganistan’da “ahlaki suçların” kadınları cendereye almak için nasıl kullanıldığını tutuklu kadınların tanıklığıyla anlatan belgesel, kadınların zorlu koşulların çizdiği hayat hikâyelerini yeniden yazma mücadelelerine içten bir selam…

Justice For Sale (Satılık Adalet)

justice-for-sale-satilik-adalet-filmmor-filmloverss

İlk olarak Güney Afrika’da Bushkids adlı bir belgesel yapan ikiz yönetmenler Ilse ve Femke van Velzen, Kongo’daki savaş sırasında cinsel istismara uğrayan kadınları anlattıkları üçlemelerinin ilk filmi Fighting the Silence için altı yıl Kongo’da çalıştılar. Üçlemenin ikinci filmi Weapon of War ile Hollanda’nın Oscar’ları sayılan Gouden Kalf ödülünü aldılar. Belgeselleriyle ezilenlerin sesini dünyaya duyurmaya çalışan ikiz sinemacılar 2010 yılında Mobil Sinema Vakfı’nı kurdular. 2011 Hollanda yapımı filmleri Satılık Adalet ile de Kongo’daki bir avukatın cesur hikâyesi anlatılıyor.

Filmde Kongo’da yaşayan, genç ve cesur insan hakları avukatı Claudine’in adaletsizlik ve dokunulmazlık ile mücadelesi anlatılıyor. Claudine, haksız ve hileli olduğunu düşündüğü tecavüz suçundan hüküm giymiş bir askerin davasını araştırmaktadır. Asker hiçbir somut kanıt olmadan suçlu bulunmuştur. Adalet arayışı yolculuğunda, hukukun temel ilkelerinin adeta hiçe sayıldığı bir sistemin varlığını açığa çıkarır.

Volta

Volta-filmmor-filmloverss

Yunanistan asıllı Amerikalı yönetmen Stella Kyriakopoulos, 2009 yapımı ilk kısa filmi Girl’den sonra 2013 yılında çektiği kısa belgeseli Bob Goes to the Parthenon’u seyircisiyle buluşturmuştu. Yeniden yazıp yönettiği kısa filmiyle karşımıza çıkan yönetmenin Sundance Film Festivali olmak üzere pek çok festivalden ödülle dönen kısa yapımı Volta’nın konusu şöyle:

Nina, her zamanki gibi bir sabah uyanır ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan annesiyle birlikte yürüyüşe çıkarlar, en azından o öyle olduğunu sanır. Nina ve annesinin geçtiği yollar Atina’yı vuran şiddetli krizin etkilerinin açıkça gözler önüne sererken, yolculuk beklenmedik bir yerde sona erecektir.

Mx. Pink

Mx-pink-filmmor-filmloverss

Mx. Pink ile ilk filmine imza atan Maharlika D’Suesse, senaryosunu da kendisinin kaleme aldığı bu filmi ile bambaşka bir masal anlatıyor izleyicisine. Filmin konusu şöyle:

Modern bir Külkedisi uyarlaması olan filmde ortada bir ayakkabı da yok, bildik bir Külkedisi ile Prens de… Gabriel gittiği tütün dükkanında çalışan Jigs ile tanışır. Aşk ile cinsiyet klişeleri balkabağına dönüşür…

*Filmlerin özetleri Filmmor basın kitinden alınmıştır.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi