Tutkulu sinemacılar ile onların ellerinden çıkan coşkulu ve vurucu olduğu kadar dokunaklı da olan filmler, sinema sanatının cevherleri olmaktan geri kalmıyorlar. Çünkü ortaya konulan adanmışlık, bütün ekibi etkisi altına alabiliyor ve devamında izleyicisini de. Kalp Atışı Dakikada 120 – 120 Battements Par Minute, Robin Camillo’nun bir senarist olarak yıllar önce rüştünü ispatlamasının ardından yönetmen olarak da ne denli büyük işler başarabileceğinin bir göstergesi olarak karşımızda duruyor. İlk olarak Laurent Cantet ile ortak çalışıp, beraber senaryosunu yazdıkları Altın Palmiye galibi The Class (2008) ile ön plana çıktıktan sonra ilk yönetmenlik denemesi sayılabilecek Eastern Boys (2013)’ın ardından Camillo, çok çarpıcı bir yapımla Cannes Flm Festivali’nde Büyük Ödülü kazanarak dönüş yaptı. Filmin uzun süresini dinamik ve coşkulu diyaloglarla, anlattığı politik mücadelenin hem manşetleriyle hem de arka planıyla dolduran Camillo, sorumluluğunu baştan sona yerine getirmeyi başarıyor. 90’lı yılların başında, New York’ta faaliyet gösteren özdeşinden esinlenerek Paris’te kurulan ACT UP adlı AIDS ile mücadele örgütünün mücadelesine odaklanan Kalp Atışı Dakikada 120, dönemin politik atmosferini, toplumsal düşünce yapısını ve örgüt üyelerinin yaşamlarını oldukça dengeli ele alarak işliyor. Fiziksel şiddeti tamamen reddeden ve seslerini duyurabilmek, halkın ilgisini önlerindeki büyük tehlikeye çekmek için eylemler düzenleyen ACT UP, AIDS tedavisi sürecinin girdiği çıkmazlardan kurtulabilmesi için devlet kurumlarını ve ilaç şirketlerini hedef alan bir örgüt. Filmin açılış sekansının ardından Camillo ilk ağızdan bize örgütü ve kurallarını da tanıtıyor. Şiddet karşıtı olduğu kadar demokratik ve bürokrat bir tavır da benimseyen ACT UP, atacakları her adım için konuları sırayla gündemine alan ve çoğunluk desteğiyle karar veren bir yapıya sahip. Bu demokratik atmosfer dahilinde karakterlerimizin heyecanıyla ütopik bir millet meclisi ortamı yaratıldığını görüyoruz. Önemli olanın fikir üretmek ve düzeyli tartışmak olduğu bu salon ACT UP’ın bütün kimliğini anlatmaya yetiyor. Toplantılar sırasında örgütün politikasından ve yol haritasından memnun olmayan Sean (Nahuel Pérez Biscayart) sıklıkla fikirleriyle öne çıkmaya çalışıyor. Camillo’nun örgüte yeni dahil olanlardan, kurucu üyelere kadar birçok karakterin özeline inmesi de bu toplantıları takiben gerçekleşiyor. Karakterlerini entelektüel birikim üzerinden konumlandırılması kuşkusuz filmin ana fikrini destekleyen en önemli unsurlardan bir tanesi. Cinsel yönelim ya da başka çevresel etkenlerden tamamen bağımsız olarak bütün ana karakterleri kendi fikirleri merkezinde, olabilecek en benzersiz haliyle tanımamıza olanak sağlıyor. Anlatılan mücadelenin aşamalarını ve ACT UP’un yapılanması öğrendikçe, Camillo’nun aktarmaya çalıştığı demografi anlamını pekiştiriyor. Kalp Atışı Dakikada 120: Umut, En Çok İhtiyacımız Olan Şey Özenle yazıldığı her sahnesinden belli olan senaryonun oldukça başarılı görüntü yönetmenliği ile beslenmesi filmin seyir zevkini yukarılara taşımayı başarıyor. Sekans geçişlerinde gerçekten çok titiz davrandığı belli olan Camillo, kurgunun ritmini bozmadan sahneleri derinleştirmeyi başarıyor. Özellikle Sean ile Nathan (Arnaud Valois)’ın ilişkileri derinleşmeye başladıkça, Camillo aralarındaki artan çekimi ve derinliği kusursuza yakın aktarmayı başarıyor demek abartı sayılmaz. Sean ve Nathan filmin merkezine doğru kayarken, yoğun bir romantizmden ziyade, dozu artan politik mücadeleyi ön plana çıkaran Camillo filmin kimliğinin değişmesine izin vermiyor. İtiraf etmek gerekir ki, senaryo konusunda kendisine bu kadar güvenmekte haklı olan Camillo’nun bu yıldan itibaren yönetmen koltuğunu da kolay kolay bırakmaması gerekiyor. Kalp Atışı Dakikada 120, ilk sahnesinden finaline kadar muazzam yazılmış bir senaryoya sahip. Yönetmenin dokunuşlarıyla da görsel anlamda fazlasıyla özel olabilecek sekanslara sahip. Belki…

Yazar Puanı

Puan - 82%

82%

82

Oyunculukların etkileyici derecede başarılı olduğu Kalp Atışı Dakikada 120, otuzuncu yılına yaklaşan özel bir mücadele için yapılmış bir saygı duruşu niteliğinde diyebiliriz.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
82

Tutkulu sinemacılar ile onların ellerinden çıkan coşkulu ve vurucu olduğu kadar dokunaklı da olan filmler, sinema sanatının cevherleri olmaktan geri kalmıyorlar. Çünkü ortaya konulan adanmışlık, bütün ekibi etkisi altına alabiliyor ve devamında izleyicisini de. Kalp Atışı Dakikada 120 – 120 Battements Par Minute, Robin Camillo’nun bir senarist olarak yıllar önce rüştünü ispatlamasının ardından yönetmen olarak da ne denli büyük işler başarabileceğinin bir göstergesi olarak karşımızda duruyor. İlk olarak Laurent Cantet ile ortak çalışıp, beraber senaryosunu yazdıkları Altın Palmiye galibi The Class (2008) ile ön plana çıktıktan sonra ilk yönetmenlik denemesi sayılabilecek Eastern Boys (2013)’ın ardından Camillo, çok çarpıcı bir yapımla Cannes Flm Festivali’nde Büyük Ödülü kazanarak dönüş yaptı. Filmin uzun süresini dinamik ve coşkulu diyaloglarla, anlattığı politik mücadelenin hem manşetleriyle hem de arka planıyla dolduran Camillo, sorumluluğunu baştan sona yerine getirmeyi başarıyor.

90’lı yılların başında, New York’ta faaliyet gösteren özdeşinden esinlenerek Paris’te kurulan ACT UP adlı AIDS ile mücadele örgütünün mücadelesine odaklanan Kalp Atışı Dakikada 120, dönemin politik atmosferini, toplumsal düşünce yapısını ve örgüt üyelerinin yaşamlarını oldukça dengeli ele alarak işliyor. Fiziksel şiddeti tamamen reddeden ve seslerini duyurabilmek, halkın ilgisini önlerindeki büyük tehlikeye çekmek için eylemler düzenleyen ACT UP, AIDS tedavisi sürecinin girdiği çıkmazlardan kurtulabilmesi için devlet kurumlarını ve ilaç şirketlerini hedef alan bir örgüt. Filmin açılış sekansının ardından Camillo ilk ağızdan bize örgütü ve kurallarını da tanıtıyor. Şiddet karşıtı olduğu kadar demokratik ve bürokrat bir tavır da benimseyen ACT UP, atacakları her adım için konuları sırayla gündemine alan ve çoğunluk desteğiyle karar veren bir yapıya sahip. Bu demokratik atmosfer dahilinde karakterlerimizin heyecanıyla ütopik bir millet meclisi ortamı yaratıldığını görüyoruz. Önemli olanın fikir üretmek ve düzeyli tartışmak olduğu bu salon ACT UP’ın bütün kimliğini anlatmaya yetiyor.

Toplantılar sırasında örgütün politikasından ve yol haritasından memnun olmayan Sean (Nahuel Pérez Biscayart) sıklıkla fikirleriyle öne çıkmaya çalışıyor. Camillo’nun örgüte yeni dahil olanlardan, kurucu üyelere kadar birçok karakterin özeline inmesi de bu toplantıları takiben gerçekleşiyor. Karakterlerini entelektüel birikim üzerinden konumlandırılması kuşkusuz filmin ana fikrini destekleyen en önemli unsurlardan bir tanesi. Cinsel yönelim ya da başka çevresel etkenlerden tamamen bağımsız olarak bütün ana karakterleri kendi fikirleri merkezinde, olabilecek en benzersiz haliyle tanımamıza olanak sağlıyor. Anlatılan mücadelenin aşamalarını ve ACT UP’un yapılanması öğrendikçe, Camillo’nun aktarmaya çalıştığı demografi anlamını pekiştiriyor.

Kalp Atışı Dakikada 120: Umut, En Çok İhtiyacımız Olan Şey

Özenle yazıldığı her sahnesinden belli olan senaryonun oldukça başarılı görüntü yönetmenliği ile beslenmesi filmin seyir zevkini yukarılara taşımayı başarıyor. Sekans geçişlerinde gerçekten çok titiz davrandığı belli olan Camillo, kurgunun ritmini bozmadan sahneleri derinleştirmeyi başarıyor. Özellikle Sean ile Nathan (Arnaud Valois)’ın ilişkileri derinleşmeye başladıkça, Camillo aralarındaki artan çekimi ve derinliği kusursuza yakın aktarmayı başarıyor demek abartı sayılmaz. Sean ve Nathan filmin merkezine doğru kayarken, yoğun bir romantizmden ziyade, dozu artan politik mücadeleyi ön plana çıkaran Camillo filmin kimliğinin değişmesine izin vermiyor. İtiraf etmek gerekir ki, senaryo konusunda kendisine bu kadar güvenmekte haklı olan Camillo’nun bu yıldan itibaren yönetmen koltuğunu da kolay kolay bırakmaması gerekiyor. Kalp Atışı Dakikada 120, ilk sahnesinden finaline kadar muazzam yazılmış bir senaryoya sahip. Yönetmenin dokunuşlarıyla da görsel anlamda fazlasıyla özel olabilecek sekanslara sahip. Belki tek kusuru olarak biraz aşırıya kaçan süresini gösterebiliriz. 140 dakikalık süresi sonucunda sonlara yaklaştıkça tempo sorunu yaşıyor, aksamaya başlıyor. Sean ve Nathan arasındaki ilişki derinleştikçe sanki film de daha derin ve ağır bir atmosfere sahip olmaya başlıyor gibi hissetmek mümkün. Elbette, bunun bilinçli bir tercih olmadığını neredeyse emin olarak söyleyebilirim, öyle olsa bile filmi aksattığı ve yakalanan vurucu tonu kaybettirmeye başladığı bir gerçek. Öte yandan, final sekansının filmin başındaki dinamizme yaklaşması bu etkiyi bitme anında arttırıyor.

Oyunculukların etkileyici derecede başarılı olduğu Kalp Atışı Dakikada 120 için otuzuncu yılına yaklaşan özel bir mücadele için yapılmış bir saygı duruşu niteliğinde diyebiliriz. Toplumun tabularının cehaletle nasıl beslendiğinden tutun da, derin ve romantik bir ilişkiden sağ çıkmanın nasıl bir yük olduğuna kadar geniş ama bir o kadar da gündelik konulara dokunan vurucu bir yapım.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi