11 Eylül saldırısının ardından ABD’nin Afganistan işgalini anlatan film, Doug Stanton’ın Horse Soldiers adlı yaşanmış anılara dayalı kitabından senaryolaştırıldı. Yönetmenliğini Nicolai Fuglsig’in üstlendiği filmin başrollerinde Chris Hemsworth, Michael Shannon, Michael Peña, Navid Negahban, Trevante Rhodes, Geoff Stults, Thad Luckinbill, Austin Hébert gibi isimler yer alıyor. 11 Eylül sonrası ABD politikasının kültür endüstrisindeki etkilerinin bir diğer örneği 12 Strong. Film, 11 Eylül’ü takiben gerçekleşen Afganistan operasyonuna odaklanıyor. Yaşandığı 2002 yılından bu yana kurmaca ve gerçek arasındaki çizginin kaybolduğu çeşitli iddialar ortaya atılmış, yaşandığı ülkeden başlayarak tüm dünyadaki politik, kültürel ve ekonomik dengeleri değiştirmiş bir saldırının etkisindeki bir mikro hikâyeden bakıyoruz filme. ABD’nin Irak savaşının hemen öncesinde gerçekleştirdiği Afganistan işgali, henüz büyük çapa yayılamamış bir savaşın ilk sesleridir. Dönemin başkanı George Bush’un Irak savaşını ‘’haçlı seferleri’’ olarak adlandırmasına ramak kala bu bölgeden zafer mesajları gelmeye başlamıştır. Sünni Taliban rejimine karşı savaşan Kuzey İttifakı diğer adıyla Afganistan Birleşik İslami Kurtuluş Cephesi'nin generali Dostum ve ABD’li Mitch Nelson arasındaki dostluğa da odaklanan film, yaşanmış bir hikâyeye dayanıyor. 11 Eylül saldırılarının kültürel etkilerine bakacak olursak, odağımıza en çok filmler ve belgeseller takılır. Michael Moore yönetimindeki belgesel Fahrenheit 9/11, 2004 yılındaki Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye'nin sahibi olmuştu. Moore o dönemde henüz medyada yeterince özgürce tartışılamayan 11 Eylül saldırılarının şüpheli durumunu oldukça özgün bir dilde ortaya koymuştu. Dönemin ABD’sinde yaratılan korku politikasına dikkat çeken bu yapım ünlü distopya romanının ismine gönderme yapmaktaydı. Bunun yanı sıra pek çok kurmaca film de Irak Savaşı'nı ve 11 Eylül dönemini çerçeveye aldı. Kültür ürünleri bu savaşı içeriklerine hiç dahil etmeseydi bile batının doğuya olan bilindik politik bakışından hareketle bu savaşın bölgesel ve evrensel etkileri kavranabilir, vaat ettiği özgürlüğün ne kadarını getirebildiği anlaşılabilirdi. Toplumsal olayları işleyen film yapmak isteyen yapımcılar-yönetmenler modern savaşları kurmaca filmlerde anlatmak isterlerse, ya üzerinden belirli bir zaman geçmesini bekler ya da olaya olabildiğince politik doğruculukla yaklaşırlar. 12 Strong ise hikâye yapısıyla olduğu kadar, replikleri ve göstergeleriyle sözünü sakınmayan oldukça açık bir söyleme sahip. Bu bakımdan, film pek çok benzerine kıyasla savaş karşıtı gibi görünüp aslında görkemli bir savaş savunucusu olmuyor; ne gösteriyorsa arkasında durarak, tam anlamıyla destansı ‘’gerektiğinde savaş’’ filmi olduğunun altını çiziyor. 12 Strong: Kahramanın Bol Gösterişli Sunumu Ne zaman ki sinemada batı gözüyle doğuda geçen bir savaş anlatılsa ister istemez Edward Said’i anmak zorunda hissediyorum. Batının gözüyle doğunun çarpıklığı, çirkinliği, geri kalmışlığı ve de belki gizemli yanları özellikle bize filmlerle aktarılan büyük görsel sunumlara örnektir. Konu Afganistan İşgali, Irak Savaşı olunca da istemsiz olarak doğunun nasıl bir görsellikle sunulduğuna bakıyorum. Bu film ise çoğunlukla dağlarda geçtiği için buradaki doğu sunumu sadece ideolojik açıdan mevcut. Bu bağlamda, Taliban ideolojisi ile terör karşıtı savaş adı altında Amerikan ideolojisi bulunuyor. Kuzey İttifakının görüşleri ise sadece ölüm üzerinden veriliyor. Örneğin onlar ölümden korkmuyorlar ve korkmamayı Amerikan askerlerine öğreterek onlara kalpten savaşmayı gösteriyorlar. Neticede film, bir cesaret öyküsü anlatmayı amaçlıyor ve bunu olabildiğince göstererek yapıyor. Kısaca film, görkemli patlamalar, bolca yıkım, ölüm gerilimi hissetmek isteyen ve tarihi arka plana, politik söylem biçimlerine çok dikkat etmeyen seyirciyi mest edecek bir görselliğe sahip. Zira dramatik çatışmadan çok aksiyon çeşitliliğine odaklanmış olup, seyirciye…

Yazar Puanı

Puan - 40%

40%

Film pek çok benzerine kıyasla savaş karşıtı gibi görünüp aslında görkemli bir savaş savunucusu olmuyor; ne gösteriyorsa arkasında durarak, tam anlamıyla destansı ‘’gerektiğinde savaş’’ filmi olduğunun altını çiziyor.

Kullanıcı Puanları: İlk sen puanla!
40

11 Eylül saldırısının ardından ABD’nin Afganistan işgalini anlatan film, Doug Stanton’ın Horse Soldiers adlı yaşanmış anılara dayalı kitabından senaryolaştırıldı. Yönetmenliğini Nicolai Fuglsig’in üstlendiği filmin başrollerinde Chris Hemsworth, Michael Shannon, Michael Peña, Navid Negahban, Trevante Rhodes, Geoff Stults, Thad Luckinbill, Austin Hébert gibi isimler yer alıyor.

11 Eylül sonrası ABD politikasının kültür endüstrisindeki etkilerinin bir diğer örneği 12 Strong. Film, 11 Eylül’ü takiben gerçekleşen Afganistan operasyonuna odaklanıyor. Yaşandığı 2002 yılından bu yana kurmaca ve gerçek arasındaki çizginin kaybolduğu çeşitli iddialar ortaya atılmış, yaşandığı ülkeden başlayarak tüm dünyadaki politik, kültürel ve ekonomik dengeleri değiştirmiş bir saldırının etkisindeki bir mikro hikâyeden bakıyoruz filme. ABD’nin Irak savaşının hemen öncesinde gerçekleştirdiği Afganistan işgali, henüz büyük çapa yayılamamış bir savaşın ilk sesleridir. Dönemin başkanı George Bush’un Irak savaşını ‘’haçlı seferleri’’ olarak adlandırmasına ramak kala bu bölgeden zafer mesajları gelmeye başlamıştır. Sünni Taliban rejimine karşı savaşan Kuzey İttifakı diğer adıyla Afganistan Birleşik İslami Kurtuluş Cephesi’nin generali Dostum ve ABD’li Mitch Nelson arasındaki dostluğa da odaklanan film, yaşanmış bir hikâyeye dayanıyor.

11 Eylül saldırılarının kültürel etkilerine bakacak olursak, odağımıza en çok filmler ve belgeseller takılır. Michael Moore yönetimindeki belgesel Fahrenheit 9/11, 2004 yılındaki Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’nin sahibi olmuştu. Moore o dönemde henüz medyada yeterince özgürce tartışılamayan 11 Eylül saldırılarının şüpheli durumunu oldukça özgün bir dilde ortaya koymuştu. Dönemin ABD’sinde yaratılan korku politikasına dikkat çeken bu yapım ünlü distopya romanının ismine gönderme yapmaktaydı. Bunun yanı sıra pek çok kurmaca film de Irak Savaşı’nı ve 11 Eylül dönemini çerçeveye aldı. Kültür ürünleri bu savaşı içeriklerine hiç dahil etmeseydi bile batının doğuya olan bilindik politik bakışından hareketle bu savaşın bölgesel ve evrensel etkileri kavranabilir, vaat ettiği özgürlüğün ne kadarını getirebildiği anlaşılabilirdi. Toplumsal olayları işleyen film yapmak isteyen yapımcılar-yönetmenler modern savaşları kurmaca filmlerde anlatmak isterlerse, ya üzerinden belirli bir zaman geçmesini bekler ya da olaya olabildiğince politik doğruculukla yaklaşırlar. 12 Strong ise hikâye yapısıyla olduğu kadar, replikleri ve göstergeleriyle sözünü sakınmayan oldukça açık bir söyleme sahip. Bu bakımdan, film pek çok benzerine kıyasla savaş karşıtı gibi görünüp aslında görkemli bir savaş savunucusu olmuyor; ne gösteriyorsa arkasında durarak, tam anlamıyla destansı ‘’gerektiğinde savaş’’ filmi olduğunun altını çiziyor.

12 Strong: Kahramanın Bol Gösterişli Sunumu

Ne zaman ki sinemada batı gözüyle doğuda geçen bir savaş anlatılsa ister istemez Edward Said’i anmak zorunda hissediyorum. Batının gözüyle doğunun çarpıklığı, çirkinliği, geri kalmışlığı ve de belki gizemli yanları özellikle bize filmlerle aktarılan büyük görsel sunumlara örnektir. Konu Afganistan İşgali, Irak Savaşı olunca da istemsiz olarak doğunun nasıl bir görsellikle sunulduğuna bakıyorum. Bu film ise çoğunlukla dağlarda geçtiği için buradaki doğu sunumu sadece ideolojik açıdan mevcut. Bu bağlamda, Taliban ideolojisi ile terör karşıtı savaş adı altında Amerikan ideolojisi bulunuyor. Kuzey İttifakının görüşleri ise sadece ölüm üzerinden veriliyor. Örneğin onlar ölümden korkmuyorlar ve korkmamayı Amerikan askerlerine öğreterek onlara kalpten savaşmayı gösteriyorlar. Neticede film, bir cesaret öyküsü anlatmayı amaçlıyor ve bunu olabildiğince göstererek yapıyor.

Kısaca film, görkemli patlamalar, bolca yıkım, ölüm gerilimi hissetmek isteyen ve tarihi arka plana, politik söylem biçimlerine çok dikkat etmeyen seyirciyi mest edecek bir görselliğe sahip. Zira dramatik çatışmadan çok aksiyon çeşitliliğine odaklanmış olup, seyirciye FPS türünde bir video oyunundan öte bir seyir sunmayan bir yapım.

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi