Fuat Uzkınay’ın 14 Kasım 1914’te çektiği bilinen ve hiçbir kopyası bulunmasa da ilk sinema filmimiz olarak kabul edilen “Ayestefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adlı 150 metrelik belgeselin muhtemel varlığı 2014’ü Türkiye Sineması adına özel kılıyor. 100 yıllık bir serüven sene boyunca çeşitli mecralar ve türlü etkinliklerle kutlanırken sene sonunda Ankara CerModern’de iki önemli sergiyi gezme fırsatı yakaladık.

Öncelikle 17 Aralık’ta başlayan ve 12 Ocak’a kadar devam edecek olan “Rüya Sahnesinde” sergisinden bahsedelim. Sergi, ilk olarak Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında sunulmuştu. Bant Magazine dergisinde farklı disiplinlerde çalışan 20 genç sanatçının bu yüz yıllık serüveni kendi algıları ve tarzlarıyla resmettikleri illüstrasyonlar kutlamaların son etkinliği olarak seneye damgasını vuracak kadar etkileyici!

sergi1-filmloverss

Ah Güzel İstanbul’dan Vesikalı Yarim’e, Metin Erksan’ın Susuz Yaz’ından Yılmaz Güney’in Sürü’süne… Hatta Cannes’ın gururunu ilk kez yaşatan Yol filminden Kış Uykusu’na dair görebileceğiniz enfes çizimlere ve unutulmaz filmlerin afişlerine ek olarak teknolojinin bu denli gelişmediği ilk günlerde kullanılan, şimdilerde retro olarak niteleyebileceğimiz film projeksiyon aletleri de sergide rahatça incelenebilecek mesafedeydi.

sergi2-filmloverss

Son dönem bağımsız sinemamızın önemli temsilcilerinden Özcan Alper’in Sonbahar filminin unutulmaz karakteri Yusuf Orti; Zeki Demirkubuz’un Kader filmindeki Bekir ve Uğur gibi karakterlerin de illüstrasyonunu seyredebildiğimiz proje ayrıldığımızda sanata dair açlığımızı oldukça bastırıyor. Böyle projelerin çoğalmasını yürekten diliyor ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Unutmayın, sergi 12 Ocak’a kadar devam ediyor!

sergi3-filmloverss

CerModern’de gezdiğimiz bir diğer sergiyse; 67. Cannes Film Festivali’nden son filmi Kış Uykusu ile Altın Palmiye Ödülüyle dönerek sinemamızın 100. yılına yaraşır bir armağan veren Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğraf projesinden oluşuyor.

2002’de çektiği Uzak filminden bir sonraki projesi olan İklimler için Türkiye’nin birçok bölgesini ziyaret eden Ceylan filmlerindeki derinlikli görsellerin temellerini bu projesiyle atmış diyebiliriz.  Çeşitli coğrafyalarda ağırlıklı olarak insan ve şehir portreleri çeken Ceylan, zaman içerisinde bu hobisini bir tema çerçevesinde toplamış ve ilk sergisini fotoğrafların bir kısmını göstermek üzere 2006’da Selanik Film Festivali’nde açmış. Sergiler devam ederken bir yandan da fotoğraf çekmeye devam eden Ceylan “Sinemaskop Türkiye” adı altında 97 fotoğrafı bir kitapta toplamış.

sergi4-filmloverss

“Biz, insanlar, yüzleştiğimiz sanatın bir parçası oluveriyoruz. Ve bu evren bizim dünyamız oluveriyor.” diyor serginin küratörü Heinz Peter Schwerfel ve ekliyor: “Tıpkı o hassas ve görkemli yavaşlıktaki filmlerinde olduğu gibi, Nuri Bilge Ceylan’ın fotoğrafları da çevrelerinin bağlamında fakat sırlarını asla belli etmeyen bireyler, gruplar ve manzaraların portrelerini çizen meraklı bir gözün bakışlarıdır. Ceylan, şehirlerin ya da insanların, medeniyetin ya da doğanın ruhlarına müdahale etmeden; psikolojik, toplumsal ve tarihi muğlaklıkları tahlil etmeye çalışmadan, hassas, saygılı ve her zaman mesafeli bir gözlemci olarak kalıyor.”

sergi5-filmloverss

Ceylan’ın sinema diline hâkim olabilmek için filmleri izlemeden önce bu fotoğraf karelerini görmek, içselleştirmek gerek diye düşünüyorum. Filmlerini izleyenler ve onun dünyasına aşina olanlar içinse sergi oldukça haz veren bir deneyime dönüşüyor. 26 Aralık’ta açılan “Panoramik Bakış” adlı sergideki 50 müthiş fotoğrafı yaşamak için 26 Mart’a kadar vaktiniz var, bizden söylemesi…

Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi