Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

“Hayatın kitaplardan farklı olmasını isterdim; anlaşılır, mantıklı ,düzenli… ama değil!”

Bazen bir suçun gölgesinde, bazen ise toplumsal baskının gücüyle planlanan kaçışlar; birbirini seven iki insan, kovalayanlar ve tabii ki uçsuz bucaksız yollar… Aşka ayrılığın dahil olduğu gibi; kaçmak da dahildir. Kimi zaman gizemli, kimi zaman ise eğlenceli görünen bu kaçış gerçek hayatın ötesinde bu kaçma-kovalama ekseninde taşıdığı büyüyü beyazperdeye de yansıtır. Özellikle yol filmlerini seven sinefiller için vazgeçilmez olan bu filmler; gerçek hikayeden esinlenerek karşımıza çıkan Bonnie and Clyde yada filmografisiyle farklı dünyalara bizi götüren Amy Seimetz imzalı Sun Don’t Shine gibi olabilir… Godard’ın farklı bir kurguyla ve sinematografisiyle büyülediği Pierrot le Fou’dan Wes Anderson’ın en naif ve masalsı hikayelerinden biri olan Moonrise Kingdom’a; beyazperdeye yansıyan firari aşkları sizin için sıraladık.

10 Film ile Beyazperdede Firari Aşklar

Gun Crazy – 1950

gun-crazy-filmloverss

Çocukluğundan beri silahlara tutkun olan Bart Tare, 14 yaşında bir dükkandan silah çalar. Bu yüzden birkaç yılını ıslahevinde geçirmek zorunda kalan Bart, oradaki cezasını bitirir bitirmez orduya yazılır ve verdiği hizmetlerden sonra büyüdüğü kasabaya geri döner. Eski dostu Clayde ise kasabanın şerifi olmuştur. Bir arkadaşlarını daha yanlarına alan ikili kasabanın sirkine giderler ve atışlarıyla dikkat çeken Annie Laurie Starr adlı genç kadınla karşılaşırlar. Bart, bunun üzerine Annie’ye meydan okumaya karar verir ve atıcılık yarışını kazanır; ama bu ilişki bu kadarla sonlanmaz. Artık Annie ve Bart arasında bir yakınlaşma başlamıştır. Bu sırada Bart’ın yeteneğini fark eden sirkin patronu Packett, onu hemen işe almaya karar verir ama bu ikili arasında oluşan aşk onun hiç de hoşuna gitmeyecektir.

Pierrot le Fou – 1965

pierrot-le-fou-filmloverss

Fransız Yeni Dalgası’nın akla gelen ilk ismi efsane yönetmen Jean-Luc Godard’ın Anna Karina ile Jean Paul Belmondo’yu bir araya getiren filmi Pierrot le Fou; Paris’ten başlayan ve Fransa’nın güneyine doğru uzanan kaçan sevgililerin trajik öyküsünü anlatıyor. Zengin bir kadınla mutsuz bir evlilik yaşayan Ferdinand Griffon, Paris’te katıldıkları sıkıcı bir partiden sonra karısını ve çocuklarını terk edip çocuk bakıcıları olan Marianne Renoir ile kaçmaya karar verir. Birlikte gittikleri Marianne’ın dairesinde bir ceset bulan ikili; Cezayir’li birtakım gangsterlerin Marianne’ın peşinde olduğunu anlar ve ölen adamın arabasını alarak Paris’i terk ederler ve güneye Akdeniz sahillerine doğru kaçmaya başlarlar. Pierrot l Fou, Fransız sinemasında o dönem birçok örneğiyle karşılaştığımız ‘ölümcül aşk’ temasının işlendiği; şiirsel ve politik bir Godard filmi!

Bonnie and Clyde – 1967

bonnie-and-clyde-filmloverss

1930’lu yıllarda Amerika’da banka ve dükkanları soyan; kapitalizme karşı duruşları ile halkın gözünde Robin Hood statüsüne yükselerek kahraman ilan edilen ve aşklarıyla da etkilese de Bonnie ve Clyde’ın gerçek hikayesinden esinlenen filmin başrollerinde Faye Dunaway ile Warren Beatty yer alıyor. Amerika, ekonomik bir çöküşün içerisinde can çekişmektedir. Annesinin arabasını çalan Clyde’ı fazlasıyla çekici bulmakta olan Bonnie, Clyde ile birlikte kaçmaya karar verir. Artık ikisi de haydutluk müessesesinin yılmaz birer üyesidirler. Artık yapılacaklar listesinde alt alta işlenecek suçlar sıralanmıştır. Peşlerine düşmek üzere olan emniyet güçleri de onları yakalamaya kararlıdır.

Badlands – 1973

badlands-filmloverss

Terrence Malick’i yönetmen koltuğunda gördüğümüz Badlands; genç bir çöp toplayıcısı olan Kit Carruthers ile kız arkadaşı Holly Sargis’in Güney Dakota’dan Montana’ya doğru yaptıkları kanlı yolculuk anlatılıyor. Güney Dakota’dan Montana’ya doğru yaptıkları yolculuk sırasında kendilerini kaybeden çift, yol boyunca karşılaştıkları insanları öldürmeye başlarlar. Herhangi bir amaç gütmeden, düşünmeden yaptıkları bu eylemler onlar için yalnızca birer oyundan ibarettir. Çok geçmeden eğlenceli oyunları polisin dikkatini çeker. Charles Starkweather ve Caril-Ann Fugate’in 1958 yılında işledikleri cinayetlerden beyazperdeye aktarılan ve gerçek bir olaydan esinlenerek karşımıza çıkan hikaye oldukça sarsıcı bir yapım!

Thieves Like Us – 1974

thieves-like-us-filmloverss

Mississippi kırsalında ve büyük bunalım yıllarında geçen; kanunlara karşı gelerek birçok soyguna karışan iki sevgilinin hikayesini merkezine alan Robert Altman’ın en iyi filmlerinden biri olarak görülen Thieves Like Us; hikayesiyle olduğu kadar görüntü yönetmeni Jean Boffety’nin imzası bulunan görsel zenginliğiyle de oldukça dikkat çekiyor. Amerika’nın yakın tarihine revizyonist bir bakış sunan filmin başrollerinde ise Keith Carradine ile Shelley Duvall yer alıyor.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi