Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa

Sinema tarihi boyunca korku ve gerilim türü içerisinde kadın karakterlerin objeleştirilmesi,  vahşice katledilmesi ve bunların içerisinden yoğunlukla yansıtılan kadın düşmanlığı, bu alanda aksini taşıyabilecek ögelere sahip filmler bulmamızı oldukça zorlaştırmaktadır. Daha önce hazırladığımız feminist filmler listemize alternatif olarak şimdi de feminist çizgide duran, feminist ögeler taşıyan, hatta kadınların ruhsal ve fiziksel mücadelesini ele alan korku ve gerilim filmlerini listelemek istedik. Listedeki filmlerin tamamı kişisel seçkiyle hazırlanmış olup neden feminist olarak da tanımlanabileceğini dilimiz döndüğünce ifade etmeye çalıştık. Umuyoruz ki sinema gibi derya deniz bir alanda bu filmler gibi hatta çok daha iyilerine yol açılır ve çok daha fazla kadın hikâyeleri izleme şansına erişebiliriz.

10 Feminist Korku ve Gerilim Filmi!

Rosemary’s Baby (1968)

rosemarys-baby-mia-farrow-polanski-filmloverss

Pedofili ve tecavüz vakalarının merkezinde bulunan yönetmen Roman Polanski’nin bahsini böyle bir listede geçirmenin doğru olmadığının farkındayım. Ancak sinema tarihinin kült korku filmlerinden biri olarak geçen Rosemary’s Baby’yi de bu listenin dışarısında bırakmak hoş olmayacaktı. Ira Levin’in aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan filmin başrollerinde Mia Farrow ve John Cassavetes yer almaktadır. Kocasıyla yeni bir apartman dairesine taşınan Rosemary’nin garip bir şekilde hamile kalmasını ve sonrasında tanık olduğu gariplikleri konu alan filmde, heteroseksüel bir evlilik sınırları içerisinde kalmış olan Rosemary’nin kocası tarafından ihanete uğramasını ve yaşadığı yerin kendisi için bir zindana dönüşmesini izleriz. Mia Farrow’un başarılı performansıyla izlediğimiz Rosemary’nin içsel mücadelesine tanık olduğumuz bu kült filmi mutlaka görmelisiniz.

Valerie and Her Week of Wonders (1970)

valerie-and-her-week-of-wonders-filmloverss

Genç bir kadının yetişkinliğe doğru giden tehlikeli yolculuğunu konu alan Valerie and Her Week of Wonders masalsı ve sürrealist anlatımının yanı sıra alt metni dolu dolu olan bir Çek yapımı Jaromil Jires’in yönetmen koltuğunda oturduğu film bir büyüme hikâyesi olarak görülmesinin de yanında toplum eleştirilerine de yoğunlaşır. Film bu yozlaşmış toplumu seyircisine; Alice in Wonderland, Kırmızı Başlıklı Kız gibi hikâyelerin ana karakterlerine benzeyen Valerie’nin gözünden aktarır.

Carrie (1976)

carrie-1976-filmloverss

Ms. Magazine dergisinde Holly L. Derr, kaleme aldığı bir makalesinde 70’li yıllarda patlak veren İkinci Dalga Feminizm’in patriarkal sistem üzerindeki etkilerinden bahseder. Derr İkinci Dalga’nın yükselişinin sisteme karşı ciddi tehditler oluşturduğunu ve değişimin en radikaller için bile ne kadar korkutucu olduğunu vurgular. 1976 yılında vizyona giren Carrie’nin de tüm bu nedenlerin birleşimi sonucunda herkesi ne denli korkuttuğundan bahseder.

Stephen King’in 1974 yılında kaleme aldığı aynı adlı romanından Brian De Palma tarafından beyazperdeye uyarlanan Carrie, bağnaz ve dengesiz annesi tarafından suistimal edilen 17 yaşındaki Carrie’nin telekinetik güçlerini keşfetmeye başlamasıyla herkese meydan okuma hikâyesini konu alır. Bu bağlamda Derr’in bahsettiği konuları göz önüne alıp cinsiyet rollerinin değişmesi ve kadının gücü eline alması ataerkil toplum için hem korkutucu hem de tehditkâr bir durum olarak yorumlanır. Bunun yanı sıra filmde Carrie’nin regliyle beraber edindiği güç, aslında Carrie’nin ölümüne korktuğu ve toplum tarafından kadınların utanması, saklaması ve korkması gerektiği empoze edildiği gibi bir şey olmadığını göstermek ister.

I Spit on Your Grave (1978)

i-spit-on-your-grave-1978-filmloverss

Meir Zarchi’nin yönetmenliğini üstlendiği 1978 yapımı I Spit on Your Grave, Jennifer isimli bir yazarın bir grup erkek tarafından tecavüze uğramasını ve sonrasında geri dönüp bu erkeklerden intikamını almasını konu alır. Orijinal adı Day of the Woman olan film, pek çok tartışmaya konu olmuş olsa da hak ettiği adaleti sağlayacağına güvendiği sistemin kendisine yüz çevirmesi sonucunda kendi adaletini kendi elleriyle gerçekleştirmeye çalışan Jennifer ile önemli bir çizgide ilerler. 2010 yılında yeniden aynı isimle çekilen filmin bu versiyonunda intikam sahneleri daha şiddetli ve yoğundur.

Ms. 45 (1981)

ms-45-filmloverss

Abel Ferrera’nın 1981 yapımı filmi Ms. 45, New York’ta yalnız yaşayan Thana isminde bir kadının iki kez tecavüze uğramasını ve kendi elleriyle adaleti sağlamak için tüm erkeklerden intikam almasını konu alıyor. I Spit on Your Grave’de değindiğimiz gibi bir intikam hikâyesi değil aslında Ms. 45 tam olarak. Zira film “Bu dünya artık erkeklerin değil!” mottosuyla ilerliyor. Suçlu olup olmadığına bakmaksızın erkekleri rastgele 45’liği ile öldüren Thana aracılığıyla erkek şiddetini ve tecavüz kültürünü pek çok farklı açılardan inceleyen filmin birçok tabuyu da kaldırmaya yöneldiğini görebiliyoruz.

Önceki Sayfa1 / 2Sonraki Sayfa
Daha yazı yok.
Filmloverss.com size daha iyi hizmet sunmak için çerezleri kullanır. Sitede gezerek çerezlere izin vermiş sayılırsınız. Ayrıntılı bilgi